Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Demokrasinin önündeki engel…

Aslında 12 Eylül rejiminin ürünlerinden biri olan seçim sistemindeki yüzde 10 barajının çok önceden kaldırılması gerekiyordu.  

Demokrasinin defolarından biri olan yüzde 10 barajı 12 Eylül öncesi siyasi istikrarsızlığı önlemek için getirilmişti. Bir ölçüde 40 yıl önce amacına ulaştı, siyasi yaşamda uyumsuzluğu önlendi. Ne var ki, geçen süreçte barajın demokrasiye yararı olmadığı, halkın bir bölümünün Meclis’te temsilini engellediği açıkça görüldü.  Farklı siyasi görüşlere sahip partiler yıllarca barajdan ötürü TBMM’de yer alamadı, yüz binlerce seçmenin oyu heba oldu.  Oysa, demokrasi şiddette bulaşmadıkça tüm partilerin, farklı seslerin, renklerin görüşlerin özgürce ifade edebilmelerine, Meclis çatısı altında faaliyet göstermelerine olanak tanıyan sistem. Milletin farklı kesimlerinin sesleri kısılır, temsil hakları kısıtlanırsa kuşkusuz bundan en çok demokrasi incinir.

Dediğim gibi, 12 Eylül yönetimi Meclis’te iki veya üç partinin yer almasını istediği için 1983 yılında çıkarılan 2839 sayılı yasa ile seçim barajı yüzde 10’a   yükseltildi. Bu oranla Türkiye seçimde en yüksek baraj uygulayan ülkelerin başında geliyor. AB ülkelerinde baraj yüzde 0 ile 5 arasında değişiyor. Çeşitli kez kaldırılması veya düşürülmesi gündeme gelmesine karşın varlığını koruyan seçim barajı yeniden tartışılmaya başlandı.

Siyasi iktidara yakın yazarlar Cumhur İttifakı’nı oluşturan AKP ve MHP’de seçim sistemi ve barajının yeniden tartışılmaya açıldığını yazdı. Hatta, MHP lideri Devlet Bahçeli siyasi partiler yasasında da değişiklik yapılması gerektiğini açıkladı. Bahçeli’nin önerisi daha çok seçim öncesi partiler arasında vekil transferini önlemeye yönelik.     

Yüzde 10 barajını aşması güç olan partiler Meclis’e girebilmek için oy oranı yüksek diğer partilerle çeşitli adlar altında ittifak yaparak seçine katılıyor ve böylelikle Meclis’te yer alabiliyor.  2018 seçiminde İYİ Parti, CHP ile oluşturduğu  “Millet İttifakı” sayesinde vekillerini Meclis’e gönderdi. Keza AKP ile MHP “Cumhur İttifakı” adı altında iş birliği yaparken, HDP de diğer sol partilerle güçlerini birleştirdi. Bu sayede oy oranı son derece düşük partilerin vekilleri Meclis’te yer aldı.  Bir anlamda baraj partiler arasında sağlanan ittifaklarla aşıldı.

Siyasi irade bunu görmüş olmalı ki, yeniden yüzde 10 barajını tartışmaya açtı. Nasıl olsa, bir şekilde partiler işbirliği yaparak barajı deliyor. Umarım bu kez ötelenmez, TBMM’deki tüm partilerin oyları ile hiç olmazsa makul orana düşürülür. Demokrasinin gereği de bu.

Anımsanacağı gibi, 2018 seçiminde yurt genelinde teşkilatlanmalarını yasanın aradığı koşullarda tamamlayamayan İYİ Parti’ye CHP lideri  20 vekil gönderdi. Böylelikle grup kuran İYİ Parti seçime katılabildi. Meclis’te muhalefetin güçlü sesi olarak siyaset yapıyor.

Aynı durum Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Ali Babacan’ın DEVA Partisi için söz konusu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, gerekirse bu partilere de vekil transfer ettirerek grup kurmalarına ve seçime katılabilmelerine katkı sağlayabileceğini açıkladı. MHP Genel Başkanı Devler Bahçeli’nin siyasi partiler yasasında değişiklik yapılması önerisi de CHP’nin her iki partiye yapabileceği olası katkıyı önlemeye yönelik.

Aslında demokratik iradenin önünde engel olarak duran baraj kaldırılmalı,  her siyasi partinin seçime katılmasına olanak sağlayacak yol açılmalı. Hem partiler gerçek gücü oranında oy alır hem de ittifaklara gereksinim duyulmaz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.