Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Dost mu düşman mı?

İdlib’de 7 Türk asker ile bir sivilin Suriye rejim güçlerince şehit edilmesi iyi ilişkilerin sürdüğü Rusya’ya kuşkuları artırdı.

Gözlem kulesinde görevli asker ve sivilin Suriye ordusu tarafından düzenlenen saldırıda şehit olması ülkeyi yasa boğdu.  TSK’nın kalleş saldırıya anında yanıt vererek, çok sayıda Suriyeli askeri öldürmesi bir ölçüde teselli olsa da şehitlerimizin acısını durduramayacağı kesin.

Asıl sorgulanması gereken Türkiye’ye yönelen alçak saldırıdan Rusya Devlet Başkanı Putin’in bilgisi olup olmadığı. Esad’ın en büyük destekçisi ve koruyucusu Rusya Devlet Başkanı.  Suriye’de Putin’in haberi olmadan kuş uçması olası değil. Zaten Esad, atacağı her adımda, alacağı kararında Putin’e danışarak onayı ve desteğini alıyor. Esad’ın bir diğer destekçisi İran Devlet Başkanı Ali Hamaney. Her iki ülke bölgede Esad’a sonsuz desteğini esirgemiyor.

İdlib’de Türk askerine yönelik saldırı kuşkusuz  Ankara ile Moskova’yı karşı karşıya getirdi. Bölgedeki gerilimi azaltma adına Rusya ve Türkiye arasındaki Astana uzlaşısı bu saldırı ile gölgelenmiş oldu. Rusya tarafı saldırıya uğrayan Türk askeri konvoyunun ilerleyişine ilişkin Moskova’ya bilgi verilmediğini savunuyor. Yani, saldırıdan haberleri olmadığını belirtiyor. Ancak, Suriye’nin Rusya’nın bilgisi olmadan böyle çirkin saldırıyı gerçekleştireceğine inanmak safdillik olur.

Rusya ile olan ilişkiler bir aşağı bir yukarı gelişiyor. 24 Kasım 2015’te Rus savaş uçağının hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Türk jetleri tarafından düşürülmesi üzerine iki ülke arasında gerginlik zirve yapmıştı. O tarihten sonra Türkiye ve Rusya, Suriye üzerinden ilişkilerini düzeltmeye, gerginliği azaltmaya çalıştı. S-400 füze alımı ile birbirlerine daha yaklaştı, Putin ile Erdoğan yüz yüze görüşmelerin yanı sıra çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirerek diplomatik ilişkiyi ileriye taşımaya çalıştı.  Geçtiğimiz günlerde iki lider Rus doğalgazını Avrupa’ya taşıyan TürkAkımı Boru Hattı’nın açılışını birlikte yaparak dünyaya “dost ülkeler” mesajını verdi.

İki liderin ayrıştığı tek konu Esad’dı. Erdoğan’ın mutlaka görevinden uzaklaştırılması gerektiğini savunduğu Suriye Devlet Başkanı’na Putin sonsuz  desteğini her platformda gösteriyor. Aslında, artık kangren hale gelen Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesi, sınırda terör koridorunun oluşmaması gibi temel sorunların çözümü Esad ile masaya oturmaktan geçiyor. Zaten, Putin de bu yöndeki görüşünü sürekli Türkiye’ye iletiyor. Son günlerde MİT ile Suriye istihbaratının terör sorunlarını görüşmek üzere bir araya geldiği bilgisi kamuoyuna yansıdı. Sınır güvenliğini sağlama, mülteci sorununa çözüm bulma adına böylesi görüşmelerin sürekli olması Türkiye’nin çıkarına olacaktır.

Kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan bölgede öncelik ülke çıkarı olmalıdır. Rusya, Esad’a destek verirken Suriye’de etkinliğini artırmayı, bölgede ABD karşısında üstünlük elde etmeyi amaçlıyor. Amacına da büyük ölçüde ulaşmış durumda. ABD karşısında daha eli güçlü Suriye ve bölgede.

Son saldırıya döndüğümüzde içimizi kanatan 7 asker ve bir sivilin şehit edilmesi olayında Rusya’nın haberi olmaması olanaksız.  Hiç şüphesiz Erdoğan ile Putin, yüz yüze veya telefonla bir kez daha görüşerek acı olayı enine boyuna ele alacak, değerlendirecek. Öyle ya,  dost bilinen Putin bu  lanet  saldırı karşısında ne diyecek bakalım ?  Yoksa iki ülke arasındaki ilişkilere son nokta mı konulacak?  

Bu arada, ABD Başkanı Trump, son saldırı sonrası gelişmeleri merakla izliyordur sanırım. Çünkü, Türkiye gibi güçlü bir ülkeyi Rusya’dan uzaklaştırarak daha da yanına çekmeyi istediği sır değil.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.