Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Dünya alarm veriyor

Küresel iklimin olumsuz sonuçları yağmur, dolu,  sel, hortum, toprak kayması, aşırı sıcaklık olarak yaşamda kendini gösteriyor.

Selin oluşturduğu felakette yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Deyim yerindeyse dünya alarm veriyor. Yaz mevsimi ile birlikte küresel iklimin olumsuz yansımaları daha çok görülüyor.

Diğer ülkeler gibi Türkiye de doğal afetlerden oldukça etkileniyor. Daha geçenlerde Araklı’da 8 kişi sele kapılarak yaşamını yitirmişti. Kayıp 2 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Zaten hemen hemen her yaz mevsiminde sel Karadeniz’i vuruyor, can ve mal kayıplarını yol açıyor.

Bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği gibi, küresel iklimi ne yazık ki insanlar kendi elleri ile oluşturdu. Fosil yakıt kullanımından tutun da doğaya ve yeşil katliamına, termik santraller ile HES’lerin yaygın şekilde kurulmasına dek hep insanların etkisi var. Yani, kendi elimizle davetiye çıkardık doğanın bu denli aşınmasına, felaketlerin oluşmasına.  

Demem o ki,  sorgulanması gereken, yaz mevsiminin çok sıcak, kış mevsiminin kurak, ılıman geçmesine yol açan, iklimleri değiştiren etmenler. Kuşkusuz bunun başında küresel iklim geliyor. Son yıllarda dünyanın her yerinde kendini gösteren, egemen olan küresel iklimin olumsuzluğu daha çok hissediliyor.

Bir bakıyorsunuz aşırı yağışların oluşturduğu seller önüne ne varsa katıp götürüyor, insanları yaşamdan koparıyor. Bir bakıyorsunuz Kuzey ülkelerinde bile aşırı sıcaklar yaşanıyor.  Neredeyse dünyanın her yeri kavruluyor. Mevsimleri zamanında yaşayamaz, keyfini süremez olduk. Dev buzullar erimeye başlayınca kutup ayıları yerini yurdunu kaybetmeye başladı.

Kuraklık, tarım ürünlerini de vurdu. Bir zamanlar  bir numaralı  tarım ülkesi olan Türkiye, temel gıda ürünlerini ithal eder konuma geldi. Kuraklık, zamanında yağmayan yağmur, seller, aşırı soğuk ve don üretimi olumsuz etkiliyor. Küresel iklimden ötürü “Kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri” olma özelliğini çoktan yitirdi Türkiye.

Tarımda, hayvancılıkta ve diğer temel ürünlerinde yaşanan kıtlık, yetersizlik doğal olarak pahalılığı, enflasyonu körüklüyor. Olan da cebinden daha fazla para çıkan, harcama yapan halka oluyor. Dar gelirli insanlar pahalılıktan et alamaz duruma geldi.

İthal ürünlerde vergiyi düşürmek çözüm değil. Çiftçi, üretici, besici desteklenerek yerli üretim artırılmalı, halkın mutfağına daha ucuz et, yumurta, süt ve diğer ürünlerin girmesi sağlanmalı. Çözüm yerli üretimi artırmak, halkın alabileceği fiyatta satılmasını sağlamak.

Sadece insanlar değil küresel iklimden etkilenenler. Doğa ısındıkça yuvalarından çıkan, bunalan hayvanlar da aç karnını doyurabilmek, serinlemek için insanların yaşam merkezlerine geliyor. Bu tür haberler artık gazete sayfalarının gediklisi oldu.

Doğanın dengesini bozdu, ayarları ile oynadı insanlar tarafından oluşturulan küresel iklim, mevsimsel değişiklikler. Dünyayı etkileyen olumsuzluğa karşı yaşama, barınma ve ısınma koşullarının değiştirilmesi kaçınılmaz.

Boşuna bağırmıyor çevreci örgütler, BM ve uluslararası kuruluşlar, “fosil yakıtları bırakın, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerjiye kullanın ” diye. Uyarılara, çağrılara kulak tıkanırsa gelecekte bugünler bile mumla aranır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.