Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Dünyanın çığlığı

Bir yanda küresel ısınmanın doğaya verdiği zarara karşı mücadele sürerken diğer yanda karbon salınımını tetikleyen enerji yatırımlarına ağırlık veriliyor, deniz ve kıyılar hızla kirletiliyor.

Küresel iklim korkunç etkisini gösteriyor, canlar alıyor, doğayı katlediyor dünyada. Tüm uyarılara rağmen çok geç anlaşıldı tehlikenin büyüklüğü. Geçtiğimiz günlerde “Küresel İklim Grevi” adı altında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda ülkede küresel iklime karşı çocukların öncülüğünde eylemler gerçekleştirildi.

İklim değişikliğine dikkat çekmek için protestolar devam ediyor pek çok ülkede. Aktivistler, siyasilerden ve dünya liderlerinden küresel ısınma için harekete geçmelerini, fosil yakıtların yasaklanmasını talep ediyor. Bilindiği üzere kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar küresel ısınmanın en önemli etkeni. Buna karşın, dünyada fosil yakıtlarla enerji üreten santrallere yenileri ekleniyor. Türkiye’de de bu çarpık anlayış sürüyor,  doğaya ve insana düşman olan termik santraller hız kesmiyor.

Dünyanın ortak tehlikesi ve düşmanı olan küresel iklime karşı Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurulu’nda “İklim Değişikliği Zirvesi” yapıldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres konuşmasında, dünyanın tehlikeye karşı çığlık atarak “ dur” dediğini belirtti. Karbon salınımını 2050 yılına dek sıfıra indirmenin gerekliliğine dikkat çeken Guterres, tüm ülkelere geç kalınmadan harekete geçmeleri uyarısında bulundu.

Dünyanın ortak düşmanına karşı alınacak önlemlerin başında fosil yakıt tüketiminden ivedi olarak vazgeçmek, güneş ve rüzgara, yani maliyeti son derece düşük yenilenebilir enerjiye yönelmek geliyor.  Küresel iklimin bir diğer nedeni de hiç kuşkusuz  kıyı ve denizlerin kirletilmesi. Doğaya bırakılan pet şişe, plastik ve cam atıkları, sigara izmaritleri, kağıt parçaları, metal atıkları en az fosil yakıtlar kadar dünyayı kirletiyor, iklim değişikliğine yol açıyor. Bir pet şişenin 400 yılda yok olduğu dikkate alınırsa doğaya, kıyılara ve denize karşı son derece duyarlı olmamız gerektiği ortaya çıkıyor.

Küresel iklimle birlikte yeşil doğa, su ve gıda alanları hızla tükeniyor. Eğer, artan küresel ısınma durdurulamaz, termik ve nükleer santrallerin yapımı bu hızla devam ederse dünya iyice kuruyacak, su bulunamayacak. Yakın gelecekte su savaşları bile çıkabilecek.

Dünya nüfusu giderek artıyor. 2050’ye doğru 10 milyara ulaşması bekleniyor. Artan nüfusla birlikte gıdaya, dolayısı ile gıda üretimi için suya büyük ihtiyaç olacak. Ama şimdiden kuruttu küresel iklim su kaynaklarını. Küresel ısınmanın panzehiri fosil yakıtları terk etme ve doğayı kirletmemenin yanında yeşili korumak, ağaç ve orman katliamlarını önlemek.

Türkiye, küresel iklimden ve oluşturduğu afetlerden, yıkımlardan en çok olumsuz etkilenen ülkelerin başında geliyor. Zehir saçan kömürlü enerji santrallerine hala yatırım yapılması, bol olmasına karşın güneş ile rüzgar santrallerinin ıskalanmasından ötürü aşır yağmur, sel, kuraklık, sıcak hava esir alıyor Türkiye’yi.

Dünyanın bir ağızdan çığlıkla “dur” dediği  tehlikeye karşı herkesin mücadele etmesi, bir şeyler yapması şart. İnsanların şimdilik gideceği başka gezegen yok. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.