Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Ek zam mı?...

Memur, iğneden ipliğe her şeye gelen yüzde 20’lik artış karşısında ocak ayında maaşlara yapılacak zam oranının revize edilmesini istiyor.

Geçtiğimiz Ağustos ayı sonunda Kamu görevlileri Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan toplu sözleşme uyarınca, memur ile memur emeklilerinin maaşlarına 2020 yılında yüzde 4+4, 2021 yılı için ise yüzde 3+3 zam yapılacak.

Ne var ki, kamu çalışanlarında burukluk yaratan bu artış, elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere temel tüketim mallarına adeta yağmur gibi gelen ortalama yüzde 20’lik zam karşısında çoktan eridi. Memur ile emeklinin maaşlara yapılacak yetersiz zamdan duyduğu kaygının haklılığı kısa sürede ortaya çıktı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, zam sağanağının ardından, toplu sözleşme ile belirlenen memur maaş artışlarının düzeltilmesi gerektiğini haklı olarak vurguladı.

Dar gelirli milyonlarca kitlenin kaybını önlemenin, zam oranında düzeltme yapmanın siyasi iktidarın yetkisinde olduğunu belirten Kahveci, adres olarak da TBMM’de önümüzdeki günlerde görüşülmeye başlanacak Bütçe Yasası’nı gösterdi. Bu doğrultuda bütçe maratonu sırasında “Memur Paketi” hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı’nın zamlarda düzeltme yapılması talebi hiç de yabana atılacak türden değil. Çünkü, son günlerde temel tüketim maddelerine gelen zamlar,  dar ve sabit gelirli emekçiyi, emekliyi, esnafı ve köylüyü oldukça zor duruma soktu, cepleri boşalttı.

Çarşı- Pazarda görülen belirgin fiyat artışlarına karşın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yıllık enflasyonu yüzde 9.2 olarak açıklaması milyonlarca insanın aklı ile dalga geçmekten başka bir şey değil. Vatandaşın yanan cebi ile TÜİK’in enflasyon rakamı örtüşmüyor, uzaktan yakından ilgisi yok. Aslında TÜİK, yetkilileri bu kadar yüksek hayat pahalılığı karşısında yüzde 9.2’yi nasıl hesap etiller? Açıklasalar da kamuoyu  öğrense, merakını giderse. Ama onlardan bir ses yok.

Çarşı-Pazar ve marketlerdeki enflasyonun en az yüzde 20 olduğunu herkes  biliyor. Ancak maaş zamları gerçekleşen değil, hedeflenen enflasyona göre belirlendiği için memur ve emekli mağdur oluyor, satın alma gücü giderek geriliyor.

Son günlerdeki gibi iğneden ipliğe her şeye yüksek oranlı zamlar yapıldıkça, çalışanların maaşlarındaki artışlar daha cebe girmeden eriyor, mutfak yangına dönüyor. Yıllardır hayata geçirilen bu uygulamadan ötürü işçinin, kamu çalışanlarının, emeklinin yüzü bir türlü gülmüyor.

Türkiye Kamu-Sen’in bütçe görüşmeleri sırasında hazırlanmasını önerdiği “Memur Paketi” toplu sözleşme masasında siyasi irade tarafından karşılık bulmayan 3 bin 600 ek gösterge, tüm ek ödemelerin emekliliğe sayılması, kamu çalışanlarına da bayram ikramiyesi ödenmesi gibi memurun yıllardır dile getirdiği taleplerden oluşabilir. Özellikle, söz verilmesine karşın yeniden rafa kaldırılan ek gösterge bütçe kanunun içine eklenebilir.

Memur doğal olarak bunları istiyor ve hayata geçirilmesini umut ediyor. Ne var ki, hükümetin tavrı, ilgili bakanların açıklamaları taleplerin karşılanmasına olanak tanıyacak gibi. Demem o ki, çekilmez hayat pahalılığı karşısında dar gelirliler düşük maaş ve zamma daha çok talim edecek.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.