Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Eli öpülesi öğretmenler…

Yarınlara umutla bakmamızı sağlayan,  çağdaş gençlerin yetişmesinde ailesinden çok emeği bulunan öğretmenlerimiz, yetersiz maaş, boş kadro bulunmasına karşın göreve atanamama, yaptıkları kutsal göreve rağmen toplumda yeteri kadar saygı görememe gibi nedenlerden ötürü,  ‘24 Kasım Öğretmenler Günü’nde bu yıl da buruk.

Toplumda değeri bilinmeyen, özverili emeğinin karşılığını bulamayan meslekler vardır. Tıpkı öğretmenlik gibi… Yıllar içerisinde bu seçkin, kutsal meslek, siyasal iktidarların tutumları, politik uygulamalarıyla bilinçli olarak aşağıya çekildi, öğretmenin onuru zedelendi, incindi.

Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım, 1981’den bu yana her yıl “Öğretmenler Günü” olarak kutlanıyor.

Övgüler düzdüğümüz canım öğretmenlerimizin gerek çalışma gerekse ekonomik koşullarında göreceli iyileştirme hala sağlanamadı. Her 24 Kasım’da verilen sözler unutulup gitti.

Eğitim neferleri, öğretme coşkusu ile öğrenciler ve yurduna olan sevdalarından ötürü dört elle mesleğini sürdürüyor. Onlar yılda bir kez değil, her gün hatırlanmayı saygı görmeyi hak ediyor. Yetiştirdikleri öğrencilerle ülke geleceğine yön veren, donanımlı, çağdaş, Atatürkçü bireylerin yetişmesinde önemli katkıları var.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, “ Öğretmenler, yeni nesli Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcilerini sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacak” sözleriyle öğretmenlerin önemini yıllar önce dile getirmişti. Ulu Önder’in 1924’te kendilerine işaret ettiği amaç doğrultusunda yurdun her yerinde özenle çalışıyor, aydınlık kafalı genç kuşaklar yetiştiriyor.

İnandıkları ve canı kadar benimsedikleri görevlerini, zorlansalar, bazılarınca değersizleştirmeye çalışılsa, ekonomik anlamda kısıtlamalarla karşılaşsalar da büyük bir sevda ile yerine getiriyorlar. Tutku ile bağlandıkları onurlu görevlerini isyan etmeden gerçekleştiriyorlar. Tek amaçları öğrencileri Atatürk ilkeleri doğrultusunda eğiterek çağdaş yurttaş olmasını sağlamak.

Son derece yaşamsal görevi üstlenmelerine karşın ne aldıkları maaş gereksinimlerin karşılıyor, ne de hak ettikleri sevgi ve saygıyı yeterince görüyorlar.

En çok, çalışma koşullarının zorluğu ve maaşlarının yetersizliğinden yakınıyor, maaşlarının yanı sıra eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin yükseltilmesini, 3600 ek göstergenin verilmesini talep ediyorlar. Çoğunluğu borç alarak yaşamını sürdürüyor. Borçlarını ödeme hesabı yaptıklarından mesleki verimlilikleri önemli ölçüde düşüyor. Ek ders ücretlerini yetersiz bulan öğretmenler, gelişmiş ülkelerdeki meslektaşları gibi çalışma koşullarına sahip olmayı arzuluyor.

Kıt maaşı ile çocuklarının gıda ve diğer gereksinimlerini rahatça karşılayamadıklarından psikolojik sorunlar yaşmaya başlıyor. Bu konumda olan öğretmen sayısı hayli fazla. Öğretmenin düşük maaşı eğitimin kalitesini de olumsuz etkiliyor. Ödeme planları yapan eğitim emekçileri  tamamıyla kendini derse veremiyor. Sonuçta yitiren öğrenci ve ailesi oluyor, çareyi özel okullarda arıyor. Aslında devlet okullarının özellerden aşağı kalır yanı yok. Hatta bazılarında verilen eğitim özellerin kat be kat üstünde.

Öğretmenler, zor koşullarda yetersiz maaşla çok ama çok onurlu ve kutsal görev yerine getirmelerine karşın hala ekonomik sıkıntı yaşıyor.  Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez köylerinde sosyal olanaklardan yoksun kara tahta başında minik yavruların çağdaş birey olması için çabalayan eli öpülesi eğitim emekçileri en büyük saygıyı hak ediyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.