sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Emek Hırsızlığı

Kayıt dışı istihdam oldum olası ekonominin en önemli sorunu,  bir türlü giderilemeyen baş ağrısı.

Son yıllarda düşüş sağlansa da hala varlığını sürdüren, emeği sömüren, devletin önemli miktarda prim ve vergi geliri kaybına yol açan vahşi bir çalışma sistemi.

Ülke genelinde 9 milyon 160 bin kişi sağlıksız merdiven altı işyerlerinde sosyal güvenceden yoksun kaçak olarak çalışıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, istihdam edilenlerin sayısı geçen yıla göre 811 bin kişi azalarak 27 milyon 355 bine geriledi. Buna karşılık kayıt dışı çalışanların sayısı ise 82 bin artışla 9 milyon 160 bine yükseldi.  İstihdamda kayıt dışılık oranı yüzde 32.2’den yüzde 33.5’e çıktı.  Düşme eğilimine giren kayıt dışılık yeniden tırmanmaya başladı.

Önceden başlatılan  “Kayıt dışılıkla Mücadele”  kampanyasına karşın, kaçak işçi sayısı düşeceğine yükseldi. Vergi ve prim ödemekten kaçınan uyanık işverenler,   işçileri çok düşük ücretle çalıştırarak hem emek sömürüsü yapıyor hem de devletten prim ve vergiyi kaçırıyor.

Eğer  9 milyon 160 bin emekçi asgari ücret üzerinden kayıt altına alınsa devletin yılda 60 milyar lira geliri olacak . Ne var ki, yüzde 15’e dayanan işsizliği fırsat bilen bazı işverenler Türk işçilerin yanında ülkenin her yanında mantar gibi çoğalan Suriyeli ve diğer göçmenleri ucuz iş gücü olarak kullanmaya devam ediyor.

İşverenlerin ucuz iş gücüne yönelmesi, 7 milyonu aşkın kişinin işsiz olması, vergi ve sigorta prim yükünün fazlalığı, iyiden iyiye yurdun her yanında boy gösteren Suriyeli işçilerin varlığı kayıt dışı istihdama adeta davetiye çıkarıyor.

Özellikle yanıla yakıla iş arayan gençlerin umarsızlığı , Suriyelilerin çok düşük ücretle  her koşulda çalışmayı kabullenmesi  kayıt dışı istihdamı besleyen en önemli unsur. İşsizliğin yaygınlığından ötürü insanlar neredeyse karın tokluğuna çalışmaya bile  “evet” diyor.

İşçilerin SGK’ya hiç bildirilmeden çalıştırılması kayıt dışı istihdamın en belirgin örneği. Bunun yanı sıra, çalışanların ödenen gerçek ücret yerine asgari ücret üzerinden SGK’ya bildiriminin yapılması da kayıt dışı istihdamın bir başka örneği.

Her iki durum da devletin milyarlarca lira prim ve vergi kaybına yol açarken, emekçinin emeği ve geleceği de çalınıyor. Ama karınları aç, evlerine ekmek götürmek zorunda bu insanlar Onların çaresizliğinden yararlananlar, vahşi istihdamın yaygınlaşmasına öncülük ediyor.

Son yıllarda  kampanyalar başlatılmasına, etkin mücadele yürütülmesine ve denetimlerin artırılmasına karşın halen 9 milyonu aşkın kişinin  merdiven altlarında, sigortasız, düşük ücretle zor koşullarda ekmek parası için çalışıyor olması son derece düşündürücü ve ayıp bir tablo.

“Emek Hırsızlığı” olarak nitelendirilen kayıt dışı istihdam, maden, tekstil, tarım, orman, ayakkabı ve gıda sektöründeki küçük işyerlerinde daha fazla kendini gösteriyor.

Hem işçiyi hem de devleti vuran emek hırsızlığı ile mücadele edebilmek, kontrol altına alabilmek, en aza indirebilmek, hatta sıfırlamak için işveren ve işçilerin bakış açısının değişmesi kuşkusuz çok önemli .

Yoğun denetimler ve ağır para cezalarına rağmen,  artan işsizlik karşısında yeni istihdam alanları oluşturulamadığı sürece, ekonominin baş ağrısı kayıt dışılık ve kaçak işçilik ne yazık ki varlığını sürdürecek. 

Eğer, kayıt dışı istihdamın olduğu işyerleri gereği gibi denetlenemez, görmezden gelinirse önü alınamadığı gibi, çoğalmaya devam eder. İşyerleri üzerinde ayrım yapılmaksızın tümünün denetlenmesi kayıt dışı istihdamın önüne takoz koyacak, ağır para cezaları caydırıcı olacaktır.

Emek hırsızlığı kadar, prim ve vergi kaybına yol açan kayıt dışı istihdamın engellenebilmesi için devlet kadar toplumun duyarlı olması, şiddetle karşı çıkması şart. Ancak bu kadar işsizin sokakta gezdiği ortamda toplumsal mücadele nasıl gerçekleştirilebilir ve ne denli başarılı olabilir?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.