istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Emekçinin Başındaki Kılıç

AKP iktidarlarının kıdem tazminatı sevdası bir türlü bitmek bilmiyor. 

2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan kıdem tazminatı konusu  çalışma yaşamında  yine çok tartışılacak.

Emekçinin başında yıllardır demoklesin kılıcı gibi sallandırılan kıdem tazminatı fonu aralıksız her yıl gündeme getiriliyor. İşçi ve işveren arasında uzlaşma sağlanamayınca da rafa kaldırılıyor. Özellikle Türk-İş ve DİSK’in yoğun muhalefeti üzerine siyasi iktidar tarafından gündemden düşürülen kıdem tazminatı önümüzdeki yıl çok konuşulacak gibi. Ancak 31 Mart yerel seçimini dikkate alacak siyasi iktidarın fonu seçimin ardından gündeme taşıması kuvvetle muhtemel.  

Geçmiş yıllarda da fon çalışmaları çeşitli kez soğumaya bırakılmış, daha sonra yeniden tartışmaya açılmıştı. Yani kıdem tazminatı yıllardır temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp kamuoyuna sunuluyor. 2019’da da aynı senaryo tekrarlanacak.

İşçilerin yüzde 70’inin kıdem tazminatı alamadığı gerekçesiyle fon kurulmasını savunan AKP iktidarları, ödenecek primlerle belirli süre sonra işten ayrılan işçiye kıdem tazminatının fondan ödenebileceğini hazırladığı önceki yasa taslaklarında ifade etmişti.

Önceki taslaklarda işçiye ödenen kıdem tazminatının hesaplanmasında esas alınan gün sayısı 30’dan aşağıya çekilerek 15 gün olarak yer almıştı.  Mevcut 30 günün düşürülmesine Türk-İş ve DİSK şiddetle karşı çıkmışlardı. Her iki konfederasyon  kıdem tazminatında 30 günü kırmızı çizgi ilan etmişlerdi. İşverenler de  15 günden yana tavır aldı.

Sonuçta 30 günden ödün vermeyen işçi konfederasyonları ile 15 günü savunan işveren uzlaşamayarak  taslaklar masadan kaldırılmıştı. Eğer Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer aldığı gibi fon 2019’da yeniden gündeme getirilirse tartışmalar yine gün üzerinde düğümlenecek.   

Kıdem tazminatı gibi duyarlı konuda uzlaşma sağlanması, ortak noktada buluşulması çok önemli. Kuşkusuz uzlaşmayı sağlayacak olan bizatihi Cumhurbaşkanlığı Kabinesi.  Çıkarılacak yasalarda muhalefet partilerinin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının görüşleri, önerileri değerlendirmeli, itirazlarını masaya yatırarak ele alınmalı. Ne var ki hiç dikkate alınmıyor.

Sosyal taraflarla hükümetin uzlaşması gereken konuların başında kıdem tazminatı geliyor.

İşçiler, kazanımlarında büyük kayıplar olacağı gerekçesiyle kıdem tazminatı fonu kurulmasına şiddetle karşı çıkıyor. Aslında İşveren de daha önce kamuoyuna sızdırılan yasa taslağındaki fon sistemine itiraz etmişti. Kıdem tazminatını sürekli üzerinde yük olarak gören,  kaldırılmasını talep eden işverenler taslağa çekinceli yaklaşmıştı.

İşveren temsilcileri öngörülen fonlu sistemin geniş boyutlu ve sürekli işçi transferlerine yol açacağını, işletmelerin yetişmiş, deneyimli elemanları ellerinden kaçırabileceğine olanak tanıyacağını belirtmişti. İşverenle Hükümetin uzlaştığı tek nokta 30 günün 15 güne düşürülmesiydi.

İşçi mevcut hakları geriye götüreceğinden, hak kaybı olacağından, işveren ise iyi elemanların başka yerlere transfer olacağı, ya da kaçırmamak için aylıklara yüksek zam yapılacağından, dolayısıyla maliyetler artacağından fona itiraz etmişti.

Bakalım hazırlanacak olası yeni yasa taslağında bu itirazlar dikkate alınacak mı?

Aslında emekçinin duyarlı olduğu kıdem tazminatı tarafların görüşleri alınarak revize edilmeli. İddia edildiği gibi varsa aksayan yönleri giderilmeli. İşçi ve işverenin uzlaşamadığı hassas konuda “yaptım oldu” mantığı ile yasa çıkarılmamalı. Sosyal tarafların onay vermediği, itiraz ettiği yasaların uygulanmasında büyük sıkıntıların ortaya çıktığı sır değil.

Uzun yıllar çalışma yaşamında yeri bulunan mevcut kıdem tazminatı sistemini bir çırpıda ortadan kaldırıp, yerine çok farklı bir uygulamayı hemen getirmek çok kolay değil.  Kıdem tazminatında özellikle işçi ile karşı karşıya gelinmemeli, Türk-İş ve DİSK’in ”genel grev” kararları gözden uzak tutulmamalı.

Onlara rağmen Kıdem Tazminatı Fonunu hayata geçirmek çalışma barışını bozar, toplumsal uzlaşmaya zarar verir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.