Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Fonlamak…

İşsizlik Sigortası Fonu’nun durumu ortada iken kıdem tazminatına ilişkin yeni fon kurulmak istenmesi haklı olarak emekçiyi kaygılandırıyor.

Büyük umutlarla 2000 yılında hayata geçirilen işsizlik fonunun ne yazık ki çalışanlara çok yararı olmadı. Fonda biriken 130 milyar lirayı aşkın paradan işsizlere 10 milyar lira ödeme yapıldı. İşverenlere teşvik ve destek adı altında işsize verilen paradan daha fazlası aktarıldı. Bunun dışında Hazine’ye  büyük miktarda destek sağlandı. Oysa, fonun amacı kendi kusuru olmaksızın işten çıkarılanlara belli süre katkı sağlamak. Yani, amacına ulaşamadı,  daha çok siyasi irade ve işverenlere destek aracı oldu.

Emekçiye beklenen yararı olmayan işsizlik fonu yetmezmiş gibi kıdem tazminatı fonu yeniden gündeme getiriliyor. Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme isteği yıllardır sürüyor. Belli aralıklarla gündeme gelen kıdemde sosyal taraflar arasında uzlaşma sağlanamayınca rafa kaldırılıyor.

Mevcut koşullarda çalışanların büyük bölümünün, özellikle küçük işletmelerde kıdem tazminatı sorunu yaşandığı yadsınamaz. Yargıda bu konuda milyonlarca dosya var. Bir ara çalışanların yüzde 86’sının kıdem tazminatını alamadığı ileri sürülmüştü. Bu denli olmasa bile çok sayıda emekçi kıdem tazminatından yoksun kaldığı sır değil. İşverenler, emekçiye vermekle yükümlü olduğu tazminatı sırtında yük olarak görüyor ve çeşitli gerekçelerle ödemekten kaçınıyor.

Sorunun giderilmesinin yöntemi yeni fon kurmak değil. Mevcut yasada değişiklik yapılarak, işçinin hakkının çalınmasının önüne rahatlıkla geçilebilir. Ağır yaptırım ve denetimlerle kıdem tazminatı daha güvenceli hale getirilebilir. Yapılacak olan kıdem tazminatına ilişkin yasada günün koşullarına uygun revizyona gitmek.

Ne var ki, hükümet kıdem tazminatı fonunu kurarak gereksinim duyması halinde kullanabileceği yeni para kaynağı oluşturmak istiyor. Fonların  amaçlarına ulaşamadığı önceki Konut Edindirme, Tasarrufu Teşvik ile son olarak İşsizlik Sigortası Fonu’nu ile rahatlıkla görülebilir. Bunu bilen işçi olası kıdem tazminatı fonundan kaygı duyuyor.  Fon sözcüğünü duyduğunda midesi bulanıyor, işkilleniyor. Çünkü acı tecrübeleri var fonlar hakkında. Bir kez daha hayal kırıklığı yaşamak istemiyor.

Kıdem tazminatı çok hassas bir konu.  “Ben yaptım oldu” mantığı ile hayata geçirmek baş ağrıtır, sorunlar oluşturur.  Sosyal tarafların uzlaşamadığı düzenlemenin, hele hele emekçiyi yakından ilgilendiren kıdem tazminatı fonunun hayata geçirilmesinde, uygulanmasında rahatsızlık oluşacağı sır değil.

Mevcut sistem ne denli aksasa da işçi kendi isteği ile işten ayrılma ve yüz kızartıcı suçlar dışında, askerlik, evlenme, işten atılma ve emekli olmaları durumunda kıdem tazminatı alabiliyor. Eğer fon hayata geçerse, çalışanlar tazminatını alabilmek için 5, 10 yıl gibi uzun süre bekleyecek. İşverenin fona primleri düzenli ödemesi bile kuşkulu.  Kıdem tazminatı ödemekten kurtulacak işveren, sürekli işçi giriş ve çıkışları yaparak işyerlerinde sirkülasyonu artıracak, emekçinin iş güvenliği ortadan kalkacak.

Sonuçta kıdem tazminatı fonu mevcut sisteme göre emekçinin aleyhine olacak, iddia edildiği gibi yararı dokunmayacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.