sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Gazeteciye Dayak

Gazetecilere yönelik saldırılar iyiden iyiye arttı.

Son iki haftada  Yeni Çağ yazarı Yavuz Selim Demirağ, gazeteciler İdris Özyol  ve Ergin Çevik’in ardından Hükümete muhalif  yazıları ile tanınan Sabahattin Önkibar saldırıya uğrayarak darp  edildi.

Gazeteci ve yazarların karanlık eller tarafından dövülerek hastanelik edilmesi demokrasiye olduğu kadar, giderek aşınan basın özgürlüğüne karşı yapılan affedilemez  çirkinliklerdir. Saldırılar aynı zamanda farklı görüşlere ve seslere tahammülsüzlüğün  ürünüdür.

Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmez parçasıdır.Ancak, gazeteciliği salt kendi isteklerinin halka ulaştırılması olarak görenler, farklı görüşlere tahammül etmeyi  öğrenmek yerine gazetecileri hedef göstermeyi yeğlemekte.

 Aslında gazetecinin, yazarın kaderidir tehdit edilmek, mahkemelerde süründürülmek, hapse atılarak zindanlarda çürütülmek, en acısı katledilmek.

Hasan Tahsin, Sabahattin Ali, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ümit Kaftancıoğlu, , Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Metin Göktepe, Hrant Dink, Sami Başaran, Kamil Başaran ve diğerleri savundukları düşüncelerinden, haberlerin, yazılarından ötürü hain saldırılar sonucu yaşamını yitirdi.

Beğenir ya da beğenmezsiniz, yazdığı haber veya yazıdan ötürü kızabilir, öfkeye kapılabilirsiniz. Ancak hiçbir neden gazeteciye, yazara saldırıyı, dövmeyi, öldürmeyi haklı kılmaz. Bazıları gazetecilerden nefret eder, hıncını kusar, onları görünce gözleri adeta kan çanağına döner.

Çünkü gazeteciler sırf kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla haksızlıkları, yolsuzlukları, kirli oyunları gün yüzüne çıkararak onların bam teline basar.

Toplumun kirletilmesine, kandırılmasına, yağmalanmasına, haksızlıklara azınlıkta kalsalar da “dur” demek için çırpınıp dururlar.

İşte bu nedenle sevilmez, dövülür, öldürülür, ortadan kaldırılır işini yapan, meslek aşığı, ilkeli, dürüst gazeteciler.

Birilerinin yönlendirmesi ile adeta bir haçlı seferi başlatılır, son günlerde moda olan“vurun gazeteciye” naraları her yeri inletir.

Dün Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, bugün dört gazeteciye  yapılan iğrenç saldırılar emin olun yarın da bir başka gazeteciye yapılacaktır.

Çünkü karanlık güçler, istemezler kirli oyunlarının, dönen dolapların gün yüzüne çıkarılmasını, kamuoyunun bu konuda bilgi sahibi olmasını.

Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, ne kadar vahşileşirse vahşileşsinler, onların saldırgan tavırları alıkoyamayacaktır namuslu, demokrasiye bağlı gazetecileri görevlerini yapmaktan.

Aslında gazeteciye yapılan saldırılar, ağır cezalarla yargılanmaları, hapse atılmaları o ülkenin basın özgürlüğü çıtasının ölçütünü ortaya koymaktadır.

Yaşanan son dört olay bile Türkiye’nin basın özgürlüğünde neden geri sıralarda olduğunu açıkça göstermiyor mu?

Haberini, yazısını beğenmeyebilir, tepki gösterebilirsiniz ama bunu yolu, tehdit, dayak, öldürme değil yasal kanallardır.

Yazıları, haberleri çirkin, sevimsiz bulunsa da  dövülen meslektaşlarımız ekmeğinin peşinde koşan basın emekçileridir ..

Başta meslektaşlarım olmak üzere, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, sendikalar, tüm toplum bu vahşete “hayır” demeli, demokrasi, basın özgürlüğü için tepkisini göstermeli. Biz gazeteciler, basın emekçileri dövülsek de burnumuz, kaburgamız kırılsa da gücümüz oranında haksızlıklara, talana, yağmaya karşı mücadele edeceğiz. Çünkü bizim arkamızda, saf, temiz duygulu, emeği ile geçinen, namuslu insanlar var.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.