Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Göz göre göre

Göz göze zehirlenmeyi kabullenmek bu olsa gerek.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin Çarşamba Ovası’na kurulması öngörülen biyokütle santral imar planına onay vermesi, hiç kuşku yok ki ileri yıllarda çok baş ağartacak, çevreye zarar verecek. O denli tepkilere ve uyarılara karşın Meclisten geçen bu karar ile santralin önü açılmış oldu. Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun (ÇED) da olumlu sonuçlanması kaygıları üst düzeye taşıdı.   

Tabii ki, her şey bununla bitmiyor. Başvurulacak yargı kararları ve en önemlisi son noktayı koyacak siyasi iradenin takınacağı tavır gibi çeşitli süreçler var. Aslında, siyasi irade santrale olumlu yaklaşmasaydı, AKP’lilerin sayıca üstün olduğu Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden imar planına onay çıkması olası değildi. Zaten Belediye Başkanı Mustafa Demir çevreye zarar vermeyeceğini savunarak vize veriyor öngörülen santrale.

Türkiye’nin sayılı ovalarından biri olan sebze ve meyve üretim alanı bölgenin böğrüne hançer saplanılmasında ısrar etmek nasıl izah edilebilir?  Yetiştirdiği tarım ürünleri ile Karadeniz’in yanı sıra ülkenin her yanını besleyen bu bereketli ovada sözüm ona zararsız santral kurmak akla ziyanlıktan başka bir şey değil.

Kurucu şirketin Çorum Mecitözü’ndekini örnek göstererek Çarşamba’ya kurulacak aynı türdeki santralin zararsız olacağı savı  uzmanlar tarafından  doğrulanmadı. Davet üzerine Mecitözü’ne giden çevreciler ve uzmanlar, incelemenin ardından buradaki santral ile ovaya kurulması planlanan santralin birbirinden çok farklı olduğu görüşünde birleşti.

En büyük fark birinin dağ başında insan yaşamından uzak küçük yerde üretimde bulunması, diğerinin çiftçilerin yoğun yaşadığı bereketli yeşil ovada daha büyük şeklide kurulacak olması. Şirket yetkililerinin bu farkın ayırdında olmaması düşünülemez. Mecitözü’nü örnek göstererek, “Bakın çevreye zarar vermiyor” diyerek tepkileri dindirmeyi, önlemeyi amaçlamış olabilirler. Ancak, bu kadar derin farkın gözlerden kaçması mümkün değil. İnceleme yapan heyetin raporu ikisi arasında dağlar kadar fark olduğunu belgeliyor.

Eğer, santrale yargıdan da onay çıkarsa yazık olur Karadeniz’in güzel ve üretken Çarşamba Ovası’na. İş işten geçmeden yetkililerin, özellikle AKP’li siyasetçilerin doğa cinayetine göz yummamaları gerekiyor. Son pişmanlık fayda etmiyor.

Biyokütle santral iddia edildiği gibi hiç de temiz ve çevre dostu değil. Enerji üretiminde kullanılacak malzemenin yakılması ile yayılacak duman ve kirli havanın ovada tarımı kısırlaştıracağı gibi, insan sağlığına zarar vereceği aşikar.

Aslında, çok sayıda ülke termik santraller ve biyokütle gibi kirli enerji üretim yatırımlarından  vazgeçerek, temiz ve daha ucuz olan  güneş, rüzgar  gibi yenilenebilir enerjiye yöneliyor. Göz göre göre hala zehirli duman saçan çevre ve canlı düşmanı santrallerde ısrar ediyoruz. Anlamak mümkün değil.

Hatırlarsınız, beş yıl önce Terme’ye termik santral kurulmak istenmiş, ancak halkın ve sivil toplum örgütlerinin yılmaz mücadelesi sonucu engellenmişti. Darısı Çarşamba ve Eyerci’nin başına.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.