evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Gözleri doymuyor

Yabancı şirketlerin, yurdumuzda doğayı katleden siyanürle altın arama hevesleri bitmek bilmiyor.

Tepkilere aldırmaksızın bildiğini okuyan çevre düşmanı emperyalist şirketler gözünü bu kez Samsun’a dikti.  Kanadalı madencilik firması Eldorado Gold Corporation Türkiye’deki uzantısı Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş Kavak ile Havza ilçeleri arasındaki Şahin Dağları’nda altın madeni arayacakmış. Ruhsat alan şirketin 1975 hektar alanda yapılacak çalışmaları Ekim 2024’e dek sürecekmiş.

Ülkemizin dört bir yanı, uluslararası şirketlerin siyanürle altın arama alanına döndü. İçme sularına zehir karışıyor, bitki örtüsü talan ediliyor, hoyratlığa karşı çıkan, yurdunu koruyan çevreciler ve yurttaşlar hain ilan ediliyor. Üstelik Kanadalı firmanın CEO’su , “Türkler çok iyi taş taşıyor” diyerek aklınca alay ediyor. En çok da bu dokunuyor. 

Oksijen deposu Kazdağları’nda yürütülen siyanürle altın arama çalışmalarına ulusal düzeyde tepkiler çığ gibi yükselirken, şimdi de Karadeniz’in böğrüne zehir akıtılacak olması insanı kahrediyor.  Kazdağları’nda 200 bine yakın ağacı yok eden, gözü doymayan uluslararası kuruluşlar kolayca aldığı ruhsatlarla yerin altını üstüne getiriyor, yeşili yok ederek geriye kıraç alan bırakarak çekip gidiyorlar.

Şirketler çıkardığı altının yüzde 80-90’nını alırken, kalanını devlete bırakıyor.  Hiç değer mi bu miktar karşısında toprağın, suyun zehirlenmesi ve on binlerce ağacın kesilmesi, canlıların zehir tehlikesi ile karşı karşıya bırakılması. “Kesilen ağaçların yerine fidan dikildi” diyerek ayıplarını örtmeye, kendilerini savunmaya çalışıyor firma yetkilileri. Düşünebiliyorlar mı bir ağacın kaç yılda yetiştiğini, büyüdüğünü? Kolayca yırtmaya çalışıyorlar.

Bir de “değerli madenler, altınlar toprağın altında mı kalsın?” diye savunmada bulunuyorlar. Ancak, insan sağlığının, yeşilin, temiz çevrenin, ormanlarda yaşayan canlıların, toprağın delik deşik edilerek çıkarmaya çalıştıkları altından ve madenden daha değerli olduğunu bilmiyorlar. Aslında biliyorlar da işlerine gelmiyor.

Doğa katledilmeden de siyanürle içme suları zehirlenmeden de yerin altındaki madenler çıkarılabilir, değerlendirilir. İlla doğanın böğrüne delik açmak mı gerekiyor? Acaba,  ülkelerinde doğaya bu denli  tahribat verebiliyor mu? Merak ediyoruz.

Hem niye uluslararası firmalar? Dünyanın bir ucundan gel, Türkiye’de tepkilere aldırmaksızın yaşam alanlarında, su havzalarında zehirle arama yap. Hiçbir şey olmamış gibi “Türkler bu işte çok iyi” diyerek küstahça ifade kullan. İşte buna bağırıyor, çığırıyor, tepkisini gösteriyor, günlerdir “su ve vicdan” nöbeti tutuyor Kazdağları’nda binlerce doğasever yurttaş. Ayrıca bu kadar kolay arama ruhsatı verilmesi kafalarda soru işareti oluşturuyor.

Gerçek olan bir şey var ki, onlar çıkardıkları altın ve madenlerin çoğunluğunu alarak ülkesine dönecek, biz tahrip edilmiş, zehirlenmiş doğa ile baş başa kalacağız.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.