Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Günde beş emekçi…

Artık sıradan olay haline gelen, kanıksanan iş kazaları her gün beş emekçiyi yaşamdan koparıyor.

Toplumun ciddi tepki göstermesi, devletin cinayetlerde ihmali ve eksiği olanların üzerine kararlılıkla gitmesi gereken, cinayete dönüşen iş kazaları emekçi ailelerin ocağına ateş düşürüyor. Ekmek parası peşinde koşan emekçilerin ihmal, denetim ve kontrol yetersizliğinden ötürü canlarını yitirmesi kabul edilecek vaka değil. Söz konusu olan insan yaşamı.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) raporuna göre, 2019 yılında en az 1739 işçi iş kazaları sonucu yaşamını yitirdi. Yani günde beş emekçi iş cinayetlerinin kurbanı oluyor.  Son 17 yılda iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçi sayısı 24 bini aştı.  İş kazalarında Avrupa şampiyonu olan Türkiye, dünya şampiyonluğuna koşuyor.

Hiçbir gerekçe ölen  işçileri geri getiremez. Olan da ailelerine oluyor zaten. Bir süre sonra unutuluyorlar. İş kazaları kanıksandı derken bunu söylemek istedim.

Dillere tüy dikildi Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa Şampiyonu, dünya üçüncüsü olduğunu söylemekten. 

 Veriler, Türkiye’nin  her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü iş kazalarında, Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığını ortaya koyuyor. 

Tablo o denli vahim, ürkütücü ve düşündürücü.  Bu kötü tabloyu hiç hak etmiyor aslında Türkiye.

Ne var ki, ihmalkârlık, yetersiz denetim, ilkel çalışma koşulları, patronların aşırı kar hırsından mesai kavramının anlamını yitirmesi, emekçiye bu konuda yeterince eğitim verilememesi gibi olumsuzluklar ülkeyi Avrupa şampiyonluğuna taşıyor.

Eğer Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 1995’te kabul ettiği madenlerde iş güvenliğine ilişkin 176 sayılı sözleşmeyi 20 yıl sonra çalışma mevzuatına alırsanız tabii ki iş cinayetlerinde Avrupa şampiyonu olur Türkiye.

Eğer maden ocaklarında yaşam odasının kurulmasına ilişkin düzenlemeyi ancak Soma ve Ermenek facialarının ardından anımsayıp yaşama geçirirseniz, tabii ki iş cinayetlerinde dünya üçüncüsü olur güzel ve yalnız ülke.

Kaçak işyerlerinin üzerine kararlılıkla gidilmezse, özellikle kaçak kömür ocakları ıskalanırsa elbette  iş cinayetleri tırmanır. Sendikalaşma engellenirse daha çok can yaşamdan kopar.   Eğer işyerlerinde gerekli iş güvenliği hekimi ve uzmanları bulunmaz, denetimler yapılmaz, işçiye eğitim verilmezse günde beş emekçi yaşamını yitirir.

176 sayılı ILO sözleşmesinin çalışma mevzuatında yerini alabilmesi için illa yüzlerce maden emekçisinin canını yitirmesi mi gerekiyordu?

Bırakın iş cinayetlerinin engellenmesi giderek artıyor. Ulusu acıya boğan Soma ve Ermenek’teki iş kazalarından ders alınmaksızın yine işyerlerinde düşük ücretli kaçak sigortasız işçi çalıştırılıyor, yine yeterli  denetimler yapılmıyor, yine emekçiye gereken eğitim verilmiyor, yine her gün medyada iş cinayetlerine kurban gidenlerin haberi yer alıyor.

Aslında cinayetlerin yüzde 98’i öngörülüp önlenebilir nitelikte. Ne var ki, güvencesiz ve sendikasız çalışma koşullarından ötürü katlanarak can almayı sürdürüyor. Yaşamını yitirenlerin çoğunluğunun sendikasız işçilerden oluştuğu dikkate alınırsa, örgütsüz, kayıt dışı işyerlerinin ölümlere ve yaralanmalara davetiye çıkardığı açıkça  görülüyor.

İş cinayetlerine karşı çıkarılan yasaların uygulanır olduğunu denetlenmez, kayıt dışı çalışmayı önlenemez, taşeron işçiliği kaldırılmaz, yasa tanımaz şekilde işçi çalıştıran işverenlere ağır yaptırımlar uygulanmaz, emekçi iş güvenliği konusunda gereği gibi eğitilmez, işyerleri ilkel koşullardan arındırılmaz ve sendika hakkı kısıtlanırsa yine iş cinayetleri can almaya devam eder. Yaşamsal önemdeki bu önlemleri hayata geçiremezseniz, Türkiye iş cinayetlerinde hiç de istenilmeyen  Avrupa  şampiyonluğunu ve dünya üçüncülüğünü başka ülkelere bırakmaz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.