Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Halkın gündemi…

Türkiye’yi acıya boğan Elazığ depreminin ardından, halk gerçek gündemine döndü.

Ateş düştüğü yakar misali Elazığ halkını vuran 6.8’lik afet aslında depreme ilişkin bir çok mesaj verdi. Umarım bu mesaj iyi algılanır, bundan sonrası için gerekli önlemler alınır. Depremde Türkiye’nin tek yumruk olması, yardımların bölgeye yağması halkın zor günlerde kenetleneceğinin en güzel göstergesiydi. Türk ulusunun dünyaya örnek tutumu göğsümüzü kabarttı.

Depremle birlikte Elazığ’a odaklanan halk, buradaki çalışmaların tamamlanması ile kendi gerçek gündemine,  yaşam pahalılığına dönüş yaptı.

Kış mevsiminde kabarık doğal gaz ve elektrik faturaları ile baş etmeye çalışan halk, diğer yanda çarşı pazarın şişkin fiyatları ile mücadele etmeye çalışıyor. Özellikle doğal gaz ve elektrik faturaları vatandaşı kara kara düşündürüyor. Çünkü, son bir yılda her iki tüketim maddesine yüzde 30 ve üzerinde zam geldi. Buna karşılık, işçi, memur ve emeklinin maaşındaki artışlar bu zammın çok altında. Yüzde 4,5 ve 6 oranındaki maaş zamları yaşanan enflasyonun oldukça gerisinde. Bir yanda vatandaşı yakından ilgilendiren tüketim maddelerine devasa zamlar diğer yanda emekçi ve emekliye verilen mini zam. Bu tablo karşısında vatandaş nasıl rahat geçinebilsin, zorlanmadan yaşamaya çalışsın?

Halkın satın alma gücünün bu denli gerilemesinin temel nedeni Ağustos 2018’de yaşanan kriz. Anımsayın, o günleri ABD Başkanı Trump ile tutuklu  Rahip Brunson üzerinden yaşanan gerginlik, yaptırım kararı tartışmalarını.  O tartışmalardan ötürü dolar bir anda fırlamış, ekonomide dengeler sarsılmıştı. O kriz, doğal olarak dar gelirli vatandaşı vurmuş, satın alma güçlerini fazlasıyla geriletmişi, yani yoksullaştılar. Gelir dengesizliğindeki makas açılmıştı.  Ayrıca krizden etkilenen işyerleri kapanmış, binlerce işçi işini yitirmişti.

Rahibin salıverilmesi ile kriz bir ölçüde atlatılsa da halkta derin olumsuzluklar bırakmıştı. Hala o krizin yansımalarını hissediyor günlük yaşamda yurttaş. Bir türlü istediği yaşam düzeyine ulaşamadı. Maaş ve ücretlere düşük zam politikası sonucu iyiden iyiye geriledi satın alma güçleri.

Asgari ücret yılbaşında yüzde 15.3 oranında zamla 2 bin 324 lira oldu.  Ne var ki, aradan geçen bir ay gibi kısa sürede neredeyse açlık sınırının gerisinde kaldı. Çünkü, çarşı pazar, ısınma ve aydınlatma ürünleri fahiş oranda arttı, artıyor.  Doğal olarak ücret ve maaşlara yapılan son derece düşük, günün koşullarına uzak zamlar fiyatı her geçen gün artan temel tüketim maddelerine yetişemiyor. TÜİK’in açıkladığı enflasyona artık vatandaş inanmıyor. Gerçek enflasyonu cebinin hızla boşaldığını görünce anlıyor.  

İşsizlik desen aldı başını gidiyor. Resmi rakamlar 4 milyon 250 bin dolayında olsa bile gerçek rakam 7.5 milyonu aştı. Evinde işsiz olan, iş bekleyen aileler çalmadık kapı bırakmıyor. İstihdam yaratacak yatırımlar yeterince gerçekleştirilmiyor. Sırf betonla çarkları dönen ekonominin işsizliğe çözüm olamayacağı yaşanan süreçte net görüldü. Daha fazla istihdam için, daha fazla üretime, daha fazla yatırıma gereksinim var.  İşte böyle bir tablo karşısında vatandaş gerçek gündemi ile yaşamaya çalışıyor. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.