sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Hamsi fındığı solladı

Geçenlerde bir gazetede  “Hamsi 20, fındık 12 liradan satılıyor” başlıklı haberi okuyunca acı acı güldüm. Aslında gülmedim fındık üreticisi adına hayli üzüldüm.

Bir zamanlar ucuz fiyatı ile “yoksul sofralarının vazgeçilmezi” olan hamsi fiyatının fındığı sollayacağı kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

Birinin fiyatı denizlerdeki kıtlıktan ötürü artarken, diğerinin fiyatı bol olmasına rağmen bir türlü hak ettiği değerden satılamıyor.  Her ikisi de çok sevdiği, sofralarından eksik etmediği, yıllık geçimini sağladığından ötürü Karadeniz halkı ile adeta özdeşleşmiş ürünler.

Fındık ve hamsi denildiğinde akla hemen Karadeniz ve bölge halkı gelir.

Hamsi giderek Karadeniz’den elini ayağını çekiyor, çok az avlanıyor,  pahalı olmasından ötürü yanına yaklaşılmıyor. Zaman zaman çok avlansa da eskisi gibi bol değil yoksul sofralarının vazgeçilmezi hamsi.

Fındık geçen yıl bol rekoltesiyle yüz güldürse de düşük fiyatı ile üreticinin hevesini kursağında bıraktı, beklentileri karşılamadı. Yıllardır çile çekiyor fındık üreticisi.

 Dedim ya önceleri , “hamsi 20 lira, fındık 12 lira” deselerdi gülüp geçerdim. Ne var ki, bu da gerçekleşti artık.

İronik bu durumdan fındığın birileri tarafından değersizleştirilip ucuza kapatılarak, üreticinin mağduriyetine gelmek istiyorum.      

 Karadenizli üretici, tek geçim kaynağı olan fındık fiyatının düşüklüğü karşısında öncekiler gibi bu yıl da hayal kırıklığı yaşıyor. Deyim yerindeyse kan ağlıyor.  Hala serbest piyasada 10 -14 lira arasında alıcı bulabiliyor.  Oysa maliyeti 8.75, hatta 9 liraya ulaşıyor. Yani en çok 14 liradan satılan fındık maliyetini zor karşılayabiliyor.

 TMO’nun açıkladığı taban fiyat üreticiyi memnun etmediği gibi,  düş kırıklığı yarattı, umutları suya düşürdü. 

Oysa  çok zor koşullarda yetiştirdiği, bakımını yaptığı  ürününe en az 15, 16 lira taban fiyatı bekliyordu.  TMO’nun taban fiyatı beklentileri karşılayamadı.  Üretici borcunu bir an önce kapatabilmek  için peşin para karşılığında bir yıllık emeğini  değerinin çok altında  tüccara sattı. TMO’nun hayli geç açıkladığı fiyat ürünün tüccara kaçışını önleyemedi.

Serbest piyasayı belirleyen tekel firmalar ile alivreciler üreticinin çaresizliğinden istediği rakamı belirleyerek alım yapıyor.  Yani ne derlerse o oluyor piyasada.  Hatta 10, 11 lira gibi son derece düşük, utandıran fiyattan alım yapanların haberlerini okuduk sezon başında.  

Bu olumsuz tablo karşısında üreticinin  tüccarın insafına terk edilmemesi için TMO’nun taban fiyatı revize ederek yükseltmesi istendi.  Tüm çağrılara karşın devlet tarafından karşılık bulmadı.

Aslında gelecekteki tehlike çok büyük. Kimse bunun farkında değil.  O da üreticinin umudunu yitirip bahçesindeki fındık ağaçlarını kesmeye başlaması,  diğer tarım ürünü yetiştiriciliğine yönelmesi.  

Eğer bu istenmeyen olay yaygınlaşırsa  fındık üretimi dibe vurur.  Zaten sezon başında bazı çiftçilerin ağaçları kestiğini gazetelerde okuduk, televizyonlarda izledik. İşte gelecekteki tehlike büyük demem bundan.

 Ağaçların kesilmesi kronikleşirse fındık üretiminde dünyada ilk sırada yer alan Türkiye, dış satımdan kazandığı dövizden olduğu kadar bu alandaki egemenliğini de yitirir. Üreticinin aleyhine olan koşullara rağmen Türkiye,  hala dünya fındık piyasasında söz sahibi.

Bu konumunu  yitirirse üretici, dolayısıyla ülke ekonomisi kaybeder.

Serbest piyasa tekel firmaların keyfine bırakılıp üretici mağduriyeti sürer, devlet fındığa  yeteri kadar sahip çıkmazsa tehlike çok yakında kapıyı çalabilir.  Tehlikenin savuşturulmasının tek yolu da devletin çiftçiye sahip çıkması, ürününü hak ettiği değerden almasıdır.  

Hem geçmişte bu alanda çok başarılı olan FİSKOBİRLİK neden etkin konuma getirilmez? Devletin desteği ile eski işlevine dönüştürülebilecek kurum, üreticiyi tüccarın elinden kurtarabileceği gibi onların can suyu olur, hayat verir.

Çünkü geçmişte yaşananlara baktığımızda üretici ile FİSKOBİRLİK arasında sıkı bir bağ oluşmuştu. Karşılıklı güvene dayanan alım satım ilişkisi vardı. Aynı bağ yeniden kurulamaz mı? Pekala sağlanabilir. Yeter ki devlet istesin, FİSKOBİRLİK’e yeniden canlılık kazandırsın.

Gördünüz mü 20 liralık hamsi fiyatı bizi nerelere getirdi. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.