Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Hamsi özletti…

Bu sezon da beklentileri karşılayamadan, erkenden elini ayağını çekti.

Sofradaki yeri çok farklı olan, ucuz fiyatıyla yoksulun yüzünü güldüren geç çıkıp erkenden veda eden Karadeniz hamsisi, önceki yıllarda olduğu gibi bu sezon da nazlanıyor, özletmeye devam ediyor.

Denizin kirlenmesi, yanlış avlanma sistem ve havaların sıcak gitmesinden ötürü bereketli sezon yaşanmadan Rusya ve Gürcistan’a kaçtı Karadeniz hamsisi.

Birbirinden güzel, iştah kabartan diğer balıklar da yok oldu. Az miktarda avlanan, çinakop, palamut, barbun, mezgit ve istavritin yanına yaklaşılmıyor pahalı fiyatından.

Karadenizli tutkunu olduğu hamsiyi arar hale geldi. Tezgâhlarda yer alan buzhane ürününe doğal olarak burun kıvırıyor. Bu sezon da ağız tadı ile sofraların vazgeçilmezi hamsi bol avlanamadı.

Tezgâhlardaki buzhane hamsisi canlı, taze, dirinin yerini hiçbir zaman tutmuyor. Nerede o ağızlarda unutulmaz lezzet bırakan, buğulaması, kızartması ve ızgarası ile farklı pişirilen, kuru soğan eşliğinde yenilen muhteşem Karadeniz hamsisi? Rusya ve Gürcistan’da avlananı da çok gelmiyor. Orada da istenilen düzeyde yakalanamıyor.

Bu sezon da düş kırıklığı yarattı Karadeniz hamsisi. Balıkçılar, hamsi yokluğunu havanın sıcaklığına, deniz suyunun soğumamasına bağlıyor.  Kirlilikten ve yanlış avlanmadan ötürü hamsi iyiden iyiye Türk karasularından çekildi.

Denizlerdeki avlanma sisteminin yanlışlığı ötelenemez temel sorunlar arasında. Eğer böyle devam ederse gelecekte bugünkü balığı bile vermeyecek denizler.

Karadenizli balıkçılar, havanın, dolayısıyla denizin soğuması ile birlikte sabırsızlıkla beklenen hamsinin tezgâhları yine süsleyebileceğini vurguluyor. Umarım yanılmazlar, sezon bitmeden hamsi tezgâhlarda yerini alır, özlem giderilir.

Hamsinin bol avlandığı, fakir fukaranın ucuz fiyatla tükettiği eski günler geldi gözlerimin önüne. Usta şoförlerin kamyonlarıyla Fatsa’dan Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük kentlere, şimdiki gibi duble olmayan yollarda adeta zamana karşı yarışırcasına, hamsi taşıdıklarını anımsadım. Sahi ne güzeldi o günler.

Hele azgın Karadeniz’de kaptan ve tayfaların dondurucu soğuğa karşın yoğun çaba ve emekle avladığı hamsileri, kelle koltukta gece gündüz demeden büyük kentlere kazasız, belasız ulaştıran Fatsalı isimsiz usta şoförleri kim unutabilir? Şimdi öyle mi? Hamsi ve balıklar soğutucu kasalı kamyonlarda, oto yollarda hiçbir sorunla karşılaşmadan büyük kentlere ulaştırılıyor.

O günün cefakâr, deniz ve uzun yol emekçilerini bir kez daha saygı ile anarken, ölenlere rahmet, yaşayanlara uzun ömürler diliyorum

Büyük kentlerde yaşayanlar,  hamsinin ve diğer balıkların tayfaların büyük uğraşı sonucu zahmetle avlandığını, sofralarına nasıl geldiğini acaba hiç biliyor mu?  Eksilerdeki dondurucu havaya, gecenin ayazına karşın balık avlayan deniz emekçilerinin emeğine saygı duyulmaz mı?  

Umarım balıkçıların öngördüğü gibi deniz suyu soğur da sofralarda yeniden yerini alır. Balıklar arasında her daim ayrıcalığı olan Karadeniz hamsisi bolca avlanır.

 Bir zamanlar balıkçılığı ile övünen Türkiye’ye diğer tarım ürünleri gibi deniz ürünleri ithal etmesi hiç yakışmıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.