evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Hani ucuz balık?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, et fiyatlarının yüksek oluşundan yakınanlara, “et yerine balık tüketelim” yanıtını vermiş.

Doğru et kadar balık da zengin protein kaynağı. Hekimler sağlık açısından balığın bol tüketilmesini salık veriyor. Ancak kırmızı et ile balığın işlevi birbirinden farklı. Parası olan her ikisini de yeterince zaten alıyor. Olmayanlar ise aylardır kasabın yolunu unuttu, ya da çok az satın alabiliyor.

Kırmızı et fiyatları aldı başını gidiyor. Artık mutfağa girmez oldu. Hali ile bütçesi kısıtlı olanlar Bakan’ın dile getirdiği gibi et yerine balığa yöneliyor. Ne var ki balık da ucuz değil. Sezon başı bolca avlanan palamut düşük fiyatı ile gariban sofralarının vazgeçilmezi oldu. Et alamayan dar gelirli kitle bol miktarda palamut tüketti.

Artık palamut elini ayağını çekti. Umutlar hamside. Karadeniz’de avlanan hamsinin fiyatı da çok ucuz değil. 20 liradan tezgâhlarda alıcı bekliyor. Eğer palamut gibi bol avlanırsa fiyatı epey düşer, tüketici de bayram eder.

Diğer balık fiyatlarının yanına bile yanaşılmıyor. Tekir, kalkan, çinakop, lüfer gibi balıklar pahalı fiyatından ötürü artık lüks oldu. Sınıf atlayan kalkan 80-90, lüfer 60-70, çinakop 25-30 liradan satılıyor. Bir zamanlar beğenilmeyen, burun kıvrılan kıraça ve mezgit bile 25-30 lira arasında alıcı bekliyor. Palamut ve hamsinin dışındaki balıklar ateş pahası.

Tarım ve Orman Bakanı et alamayan tüketiciye balık yemesini önerirken, sanırım fiyatların ne denli pahalı olduğunu dikkate almamış. Öyle ya, asgari ücretli işçi veya emekli geçmişte bolca tükettiği kalkan veya lüfer almaya kalktığında fiyatını görünce şoke oluyor. Artık denizler eskisi gibi bol balık vermiyor. Kirletmenin, yasal boyun altında balık avlamanın, kimyasal atıkları salmanın intikamını az balık vererek alıyor denizler.

Geçen sezon neredeyse yok kadar az olan palamut ve hamsi bu sezon yüz güldürdü. Diğer balıklar yine yok, yine çok az. Dediğim gibi, denize hoyrat davranmanın bedeli karşımıza kısır avlanma ile çıkıyor.

SÖZCÜ gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’in köşesinde vurguladığı gibi Türkiye, kırmızı etin yanı sıra balığı da ithal ediyor. Bir zamanlar balık zengini ülke olarak gösterilen ülkemiz Hindistan’dan kalamar, İspanya’dan ahtapot, Romanya ve Rusya’dan kalkan, Senegal ve Gabon’dan barbun, Norveç’ten uskumru, Kızıldeniz’den karagöz,  Şili’den midye, Japonya’dan kolyoz alıyor. Bir zamanlar denizlerinde balık fışkıran Türkiye, bugün avlayamadığı balığı dışarıdan getiriyor. Düşünebiliyor musunuz üç yanı denizlerle çevrili ülkenin ne hale geldiğini?

Karadeniz’de 26, Marmara’da 125 balığın nesli yukarıda açıkladığım nedenlerden ötürü kurudu. Oysa bir zamanlar avladığı balık türü ile o kadar gururluydu ülkemiz. Şimdi yerinde yeller esiyor. 16 bin 450 balık teknesi bulunan Türkiye’ye balık ithal etmek yakışmıyor.

Her avlanma sezonu öncesi denizlerde yaşanan kıtlık gündeme getirilir, tartışılır. Artık balıkçıların da çuvaldızı kendilerine batırma zamanı geldi. Hiç kuşku yok ki, balık neslinin tükenmesinde en büyük etmen yasal boylarının çok altında yavru balıkların avlanması. Eğer buna göz yumarlarsa gelecek yıllarda bugünkü balığı da bulamazlar. Bunları yazanlara “Balıkçı düşmanı” gözü ile bakmaktan vazgeçsinler. Çünkü balık onların ekmek kapısı.  Son yıllarda denizler alarm veriyor, uyarıyor. Ne var ki, yine bildiğini okuyor, yapıyor deniz düşmanı bazı balıkçılar.

Hem bu arada, denizlerin bir iki yıl nadasa bırakılması önerileri de hiç yabana atılmamalı. Balıkçılara sağlanacak teşviklerle gerçekleştirilmesi olası. Belki bazılarının kulağına nadas sözcüğü ürkütücü gelebilir. Gerekirse uygulanmalı. Amaç balıkçılığın kurtuluşu, eskiden olduğu gibi denizlerde balığın kaynaması.

Tarım Bakanı’nın et alamayanlara balık önermesi iyi güzel de, onun fiyatı da kırmızı etten çok ucuz değil ki. Hamsi ve palamut bol çıkarsa dar gelirli evine balık götürebiliyor. Onun dışındakiler el yakıyor.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.