sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Havva Kurtuldu

İstanbul Kartal’da çöken binanın enkazından 5 yaşındaki Havva Tekgöz’ün saatler sonra sağ olarak kurtarılması yüzleri güldürdü.

Küçük bedeni ile enkazın altında 19 saat yaşama tutunma mücadelesi veren Havva, pes etmeyerek hayata yeniden “merhaba” dedi. Kuşkusuz gelen mucize haber ailesi kadar, kurtarma ekiplerini, ülkeyi sevince boğdu.

Aslında rantı ve kaçak yapılaşmayı göz ardı etmenin ne denli tehlikeli, can alıcı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi 8 katlı binanın yıkılması. 5 katın üzerine izin alınmadan kondurulan 3 kata nasıl göz yumuldu doğrusu anlamak mümkün değil. Hatta, binanın zaman zaman sallandığı bile açıklanıyor. Bu kadar alarm vermişken o çürük binada oturanlar neden duyarsız kaldı. Bina “yıkılıyorum” diye işaretini günler öncesinden vermiş. Ama bunu dikkate alan olmamış.     

Sonuçta, çarpık kentleşmenin, kaçak yapılara göz yummanın, ruhsatsız işyerlerine geçit vermenin, sorumsuzluğun bedelini 3 kişi enkazın altında yaşamını yitirerek ödedi.

Salt Kartal değil, deprem kuşağındaki İstanbul’un her yanında var böylesine çürük ve kaçak binalar. Yetkililer, bilim insanları yıllardır deprem uyarısı yapıyor, “Kentsel dönüşümün” tamamlanmasına dikkat çekiyor. Ne var ki, çok sayıda patlamaya hazır bomba olarak hala ortada duruyor ranta ve kaçak yapılaşmaya göz yummanın ürünü olan bu binalar.

Megakent İstanbul deprem riski taşımanın yanı sıra, on binlerce çürük binaları ile ürkütüyor. Yıllardır Allah koruyor dünya güzeli bu kenti. Ancak 6 şiddetinde ve üzerinde bir deprem her an olabilir.

İstanbul’da değil, Ankara’da, İzmir’de, Türkiye’nin her yanında niteliksiz, her an yıkılmaya hazır binalar mevcut. Üstüne üstlük deprem ile karşı karşıya ülke.

Türkiye’yi yasa boğan Marmara Depremi’nin acıları hala yürekleri yakıyor. Yaraları daha yeni yeni sarılıyor. Ülkenin uğradığı en büyük felakette gayri resmi rakamlara göre 40 bine yakın yurttaş yaşamını yitirirken, on binlerce kişi yaralandı. 17 Ağustos 1999’daki 45 saniyelik sarsıntı Marmara Bölgesi’nin altını üstüne getirdi.

Eşini, dostunu, çocuğunu, ailesini kaybeden, enkaz altındaki yakınlarının canlı çıkarılmasını umutla bekleyenlerin çaresizliği, acısı unutulmuş değil. Hala acı bir anı olarak belleklerdeki yerini koruyor. Bu denli acımasızdır felaketler.

Türkiye deprem ülkesi. Nüfusun çoğunluğunu barındıran 11 büyük kentin ve büyük sanayi tesisinin yüzde 75’i deprem tehlikesi altında. Buna karşın, yapı denetimi sistemi eksik ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde değil. Türkiye’yi adeta şantiye alanına dönüştüren inşaatlar gereği gibi denetlenemiyor.

Can güvenliği bir şekilde rant düşkünü bazı müteahhitlerin insafına bırakılıyor. Dere yatakları imara açılıyor, imar çalışmalarında deprem tehlikesi gözetilmiyor. Sonucunda Kartal’da yıkılan çürük binalar, selin sürüklediği derme çatma yapılar insanları yaşamdan koparıyor.

Eli kulağındaki tehlikelere, depreme, sele karşı insanlar yeterince bilinçlendirilmiyor, gerekli önlemler alınmıyor, ihmal ediliyor.

Ne zaman, nerede ortaya çıkacağı belli olmayan acımasız depremler Marmara’da, Van’da, Erzincan’da ve diğer bölgelerde on binlerce insanı hayattan kopardı, ocakları söndürdü. Türkiye, depreme en çok can veren ülkelerin başında geliyor. Acı gerçek ortada iken geçmişten ders alınamıyor, bir süre sonra unutulup gidiyor. Ülke ve insanlar ne yazık ki depreme, diğer doğal afete hazırlıklı değil.

İstanbul başta olmak üzere deprem bölgesindeki yerleşim birimlerinde kentsel dönüşüm tamamen gerçekleştirilemedi. İnsanlar yine dayanıksız, korunaksız binalarda her an ölümle burun buruna yaşıyor. Kartal’daki binanın çökmesi ile deprem, çürük yapılaşma kentsel dönüşüm hatırlanabiliyor.

 Olası Marmara depreminde sadece İstanbul’da 50 bin binanın hasar göreceği, 50-150 bin arasında kişinin de hayatını kaybedeceği açıklanıyor. Büyük depremde İstanbul’daki binaların yüzde 25’i kullanılamaz hale gelecek. Büyük Marmara depreminin eli kulağında. Uzmanlar uyarıyor  ama kimsenin umurunda değil.

Havva’nın 19 saat sonra enkazın altından sağ olarak kurtulmasına ne denli sevindiysek, hala bizleri bekleyen felaketlere karşı önlemlerin eksiksiz hayata geçirilememesine o deni üzülüyor ve ürküyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.