sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

İş ve aş yok

Türkiye’nin kangreni olan işsizlik önü alınamaz şekilde giderek artıyor.

İşsizlik, terör ve enflasyonla birlikte bireylerin, ailelerin, toplumun, ekonominin ve dahası ülkenin en ciddi ortak sorunu olarak ortada duruyor. İşsizler ordusuna her gün yenileri katılıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun  (TÜİK) verilerine göre, işsizlik oranı şubat-mart-nisan aylarını kapsayan dönemde yüzde 14.1 olarak gerçekleşti. İşsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan arttı.

Resmi rakamlara göre, işsiz sayısı bir yılda 1 milyon 334 bin artışla 4 milyon 554 bin kişiye ulaştı. Ancak iş aramaktan umudunu kesenler ile İş -Kur’a başvuru yapmayanlar dikkate alındığında gerçek işsiz sayısı 7 milyonu aşıyorn. Rakamlar son bir yılda işsiz sayısında ciddi bir artışın olduğunu gösteriyor.

Yılın ilk çeyreğindeki iflas ve şirket kapanışları işsiz sayısını artırdı. Yani işsizlikteki yükselmenin en büyük nedeni daha önce iş sahibi olan 704 bin kişinin işten çıkarılarak ekmeğini, aşını yitirmesi. Fabrikaların, işyerlerinin ve diğer istihdam alanlarının ekonomik krizden ötürü kepenk indirmesi 704 bin kişiyi işsiz bıraktı.  İş alanlarının kapanması ekonominin iddia edildiği gibi “güllük güllüstanlık” olmadığını kanıtlıyor.  

Yine son bir yılda üniversite mezunu işsiz sayısı 262 bin artarak 1 milyon 87 bin kişiye ulaştı. Bu da her dört işsizden birinin üniversite mezunu olduğunu ortaya koyuyor. Genç işsizlik yüzde 25.2’yi buldu.  Gençlerde işsizlik rekoru kırıldı.

 Ülkenin geleceği, umudu olan genç beyinler iş bulamamaktan umutsuzluğa, karamsarlığa evriliyor.

 Toplumsal sorun haline gelen işsizlik tırmanmaya devam ederek ürkütmeye devam ediyor.  Ne yapılırsa yapılsın, ne kadar önlem alınırsa alınsın işsizlik aralıklarla düşme eğilimine girse bile tırmanışını sürdürüyor.

 Düşündürücü olan üniversite mezunu her dört gençten birinin işsiz gezmesi, en üretken döneminde evde oturması.

 Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’ne (OECD) göre,  Türkiye’de her üç gençten biri işsiz.  Bu bile gençler açısından tehlikenin ne denli büyük ve vahim bir tablo olduğunu gözler önüne seriyor.

Dediğim gibi, aralarında üniversite mezunlarının da yer aldığı gençler, en verimli yaşlarında iş yerine sokakta geziyor, kahve köşelerinde zaman geçiriyor, evde internette dolanıyor. Siyasilerin gençlere bedava internet vaat edeceğine, iş sahibi olabilmelerine olanak yaratacak istihdam alanları yaratmaları daha gerçekçi ve yararlı olur. İntrernet başında zaman geçirmek karınlarını doyurmuyor, geleceğe olan güvenlerini yeşertmiyor.

İstihdamın yapısı da bozuluyor. Sanayide, tarımda çalışanların sayısı azalırken, hizmetler sektöründe muazzam bir artış var.   Sanayide istihdam azalıp, üretim yavaşlayınca hizmetler sektörü şiştikçe şişiyor.

Nüfusun hızla artması, istihdam alanlarının yetersizliği işsizliği tetikledikçe tetikliyor. Sonucunda ortaya devasa bir işsizler ordusu ortaya çıkıyor. Büyümenin giderek yavaşlaması, ekonominin istihdam yaratma gücünün azalmasından ötürü sokaktaki işsiz sayısı çoğalıyor.

Ekonomik aktivitenin yavaşlığı yeni iş alanı yaratmak yerine, mevcut istihdamı bile korumuyor, hatta işten çıkarmalara yol açıyor. Yani büyümenin yavaşlaması, ekonominin amaçlanan düzeyde gelişememesi, yeni istihdam alanlarının yaratılamaması birleşiyor, çoğunluğu üniversite mezunu gençleri vuruyor,  sokakta işsiz gezmelerine yol açıyor.

Bu arada bir süre önce iş insanlarına teşvikler sağlanarak siyasi iktidar ile TOBB arasında istihdamı artırmaya yönelik imzalanan protokol uyarınca ne kadar işsizsin iş sahibi olduğu bilinmiyor. Büyük umutlarla hayata geçirilen protokolün ne kadar istihdam sağladığını bilmek istiyor kamuoyu.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıkoğlu bu konuda neden açıklama yapmıyor, neden suskun?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.