sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

İşsiz iş bekliyor

Kazananı ve yitireni ile yerel seçim geride kaldı. Artık elbirliği ile devasa boyutlara ulaşan ekonomik sorunlara çözüm bulma zamanı.

İktidar ve muhalefet, taşın altına ellerini sokarak ülkenin en büyük sorunu işsizliğe ve hayat pahalılığına “dur” demeli, toplumun soluklanacağı önlemler, kararlar hayata geçirilmeli. Çünkü bıçak kemiğe dayandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomideki zorluğun aşılması için hükümete her türlü katkıya hazır olduklarını sürekli açıklıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu öneriye, katkıya kulak çevirmesi şüphesiz ülkenin yararına olacak. Hazır muhalefetin desteği varken radikal önlemler, reformlar geciktirilmemeli.

Aralarında üniversite mezunu gençlerin bulunduğu 8 milyona yakın kişi iş kapılarının aralanmasını, yurttaş çarşı pazar ve market fiyatlarının ucuzlamasını, satın alma güçlerinin iyileştirilmesini şiddetle bekliyor. Dayanacak gücü kalmadı artık vatandaşın. Yerli sermayenin yanında yabancı sermayeye güven sağlanarak yeni istihdam alanlarının yaratılması gerekiyor.

Ekonominin temel kuralları seçim sonrası sıklıkla dile getirilse de aslında seçimlerden bağımsız olarak bu önlemlerin gereklilik olduğu iş dünyası tarafından sürekli açıklanıyordu. Yani seçim öncesinin sorunları seçimin ardından da önceliğini koruyor.         

Yerel seçim sonuçları belki bir veya iki hafta daha konuşulur ve değerlendirilir, Yüksek Seçim Kurulu’nun resmi duyurusu ile gündemden düşer. Bundan sonra topyekun ekonomiye odaklanılmalı. Zaten işçi ve işveren kuruluşları, tüm kesimler mevcut ekonomik sorunların ivedilikle ele alınmasına yönelik mesajlar veriyor. TOBB ve TÜSİAD başta olmak üzere neredeyse iş aleminin tüm temsilcileri siyasi iktidarın bir an önce ekonomiye yönelmesini talep ediyor. Milyonlarca dar gelirli kitle kadar iş insanları da yaşamı kolaylaştıracak paketlerin hayata geçirilmesini dört gözle bekliyor.

Öyle ya, vatandaşın alım gücü yükselecek, yeni iş alanları yaratılacak ki, ürettikleri ürünler satılsın, dolayısıyla ekonominin çarkı aksaksız dönsün.       

Hükümetten gelen haberler seçimin ardından öncelikli gündemin ekonomi ve bu alanda hayata geçirilecek reformlar olduğu yönünde.  Yeni reformların hayat pahalılığını ve rekor kıran işsizliği ne denli önleyeceği doğrusu toplum tarafından merak ediliyor? Önceki yazımda vurguladığım gibi, siyasi iktidarın yerel seçimde Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya ve Mersin gibi büyük illeri yitirmesinde ekonomide yaşanan sorunlar, vatandaşın yoksullaşması etkili oldu. Sanırım, iktidar seçmenin uyarısını dikkate alarak toplumu rahatlatacak tedbirleri uygulamaya koyacaktır.

Hiç kuşku yok ki, temel sorun neredeyse her evde bulunan işsizlerle her geçen gün mutfağa ateş düşüren aşırı fiyatlar, yani hayat pahalılığı. İşverenlere yönelik önceden hayata geçirilen bir dizi teşviklerin işsizliği azaltmada çok etkili olmadığı TÜİK verilerinden anlaşılıyor. Asgari ücret desteğinin yanında iş insanlarına sağlanan sigorta ve vergi kolaylığına karşın amaçlanan istihdam bir türlü yakalanamadı. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda yakınmalarını dile getirdi.

Teşviklere rağmen istihdamın artmamasına iş dünyası ile birlikte siyasi iktidar kafa yoracak ve çözüm bulacak. Eğer o kadar kolaylığa rağmen işsizlik hala rekor kırıyorsa düşünülmesi, sorgulanması gerekiyor.

İşsizliğin ardından vatandaşın yakasından bir türlü düşmeyen hayat pahalılığına “dur” demenin zamanı çoktan geçti. Düşük maaşla yaşamaya çalışan dar gelirli kitle temel tüketim maddelerindeki sürekli artışla boğuşmaktan artık yoruldu. Net 2 bin 20 lira olan asgari ücretin bile altında aylık alan yüz binlerce emekli yaşamak için adeta mucize gösteriyor.

Bu insanların rahatça geçinebilmeleri için aylıklarındaki iyileştirme ile birlikte 2000 sonrasında emekli olanlar için yeni intibak yasasının mutlaka çıkarılması, sağlık hizmetlerinden alınan katkı paylarının kaldırılması şart. Aldığı üç beş kuruşla hastalandığında hastaneye giden emekliden katkı payı alınması hiç adil değil. Eline ne geçiyor ki, sağlık hizmetinden katkı payı alınsın. Sadece emekliler mi, işçi, memur, çiftçi ve tüccar da ekonomideki sorunlardan oldukça etkileniyor. Siftah yapamadan kepenk indiren bakkal ve küçük esnaf sayısı öyle çok arttı ki.

Kısaca, yeni reformların yurttaşa ne sağlayacağı merakla bekleniyor. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.