Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

İstanbul sözleşmesi yaşatır…

İçimiz sıkıldı, ruhumuz karardı her gün kadın cinayeti duymaktan, okumaktan.

 Sapık ruhlu katillerin son kurbanı Muğla’da yaşamının baharındaki Pınar Gültekin oldu. Bu yıl kaçıncı kadın cinayeti bilmiyoruz. Saymaktan utanıyoruz artık. Türkiye’yi ayağa kaldıran kadına yönelik şiddettin, tacizin, cinayetin durdurulması için ne yapılması gerekiyorsa o yapılsın. Türkiye’nin ayıbı, defosu olan bu çirkinliklerin durması için ağır yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin vakti çoktan geçti.

Tüm siyasilerin Pınar Gültekin’n öldürülmesine şiddetle tepki gösterdiği bu ortamda ağır cezalar içeren yasal düzenlemeler bir çırpıda çıkarılır. Toplum, bu ortak iradeyi bekliyor onlardan. Ama, lakin, fakat demeden kanayan bu yaranın hemen dindirilmesi için katillerin en ağır cezaya çarptırılmasına yönelik düzenleme kaçınılmaz. Artık iyiden iyiye gemiyi azıya aldı katil sürüleri. Meydanı onlara bırakmamak için toplum elbirliği ile karşılarında.

Kadın cinayetleri tepe yapmışken, kadına şiddeti önlemeye yönelik İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasını çekmesi isteniyor. 2011 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu’nun İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıda imzalanan, adını buradan alan sözleşmeden Türkiye’nin çekilmesi doğru adım olmaz. 2014 yılında hayata geçirilen sözleşmenin aile bütünlüğünü bozduğunu ileri sürenlerin gözü giderek artan kadın şiddetini, dayağı, cinayeti sanırım görmüyor. Zaten onlar için kadın ikinci sınıf.

“İstanbul sözleşmesi yaşatır” sloganı günlerdir eylem yapan, sosyal medyadan yoğun kampanya yürüten kadınların çığlığını siyasi irade görmezden gelmemeli.  AKP iktidarı 2011’de sözleşmeyi imzalayarak kadına sahip çıkmıştı. Şimdi ne oldu da bu sözleşmeden geri adım atılmak isteniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın yönetiminde bulunduğu KADEM’in (Kadın ve Demokrasi Derneği) savunduğu sözleşmeden Türkiye’nin imzasını çekmesi ile katil sürülerinin cesaretleneceği, cinayetlerin daha da artacağı kesin.

Bu yılın ilk altı ayında 447 kadın sapık katillerin kurbanı oldu. Sayısı belirlenemeyen taciz, şiddet, dayak işin cabası. Kadın ayrımcılığının, bakış açısının ürperticiliği ve vahşeti ortada iken Türkiye’nin altına imza attığı güzel işlerden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılıyor olması toplumu üzüyor, incitiyor. Kadınlar günlerdir ayakta, her gün sözleşmenin kaldırılmaması için haykırıyor. Siyasi irade bu çığlığı görerek birileri istedi diye sözleşmeden imzayı çekmemeli. Aksine ruhsuz katillere yönelik daha ağır yaptırımlar getirilmeli. Kadınlar artık öldürülmek, tacize uğramak, dayak yemek istemiyor.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.