Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

İstihdamın yarası…

Emekçi kadar işverenin de temel sorunu kaçak işçilik.

Her alanda kendini gösteren bu çağdışı istihdamdan emeğinin karşılığını alamayan işçi kadar haksız rekabet ile baş edemeyen işveren de yakınıyor.

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TTSİS) 2. Başkanı Nevzat Seyok, Suriyelilerin gelmesi ile birlikte kayıt dışı istihdamın giderek yayıldığını, ülkede büyük işsizlik yaşanmasına karşın, yabancı işçi çalıştırma modasının başladığını belirtti. Seyok, Suriyeli işçi çalıştıran işletmelerin asgari ücret, vergi, mesai, kıdem tazminatı ödemeden bir işçiyi toplamda 200-300 dolara mal ederken, kayıtlı ve sendikalı işletmelerin bin dolara mal ettiğine dikkat çekti. Bir anlamda, kayıt dışılığa yönelen meslektaşlarını eleştirdi.

Yıllardır işçilerin yakındığı soruna, şimdi işverenlerin dikkat çekmesi anlamlı. Aslında, çalıştırdığı işçinin ücretini düzenli ödeyen, sigortasını aksatmayan, vergisini yatıran işverenlerin haksız rekabetten yakınmaları son derce doğal ve hakları.  İstihdamın yarası olan kaçak işçilikle mücadelede öncelikli görev devletin olduğu kadar, işçi ve işverene de sorumluluk düşüyor.

Ancak, Suriyelilerin gelmesi, işsizliğin 7 milyonu aşması karşısında kaçak işçilik kendine yeni alanlar yaratıyor. Ekmek parası peşinde koşan on binlerce kişi, sosyal haklardan yoksun düşük ücretle çalışmayı kabul ederken, yasa tanımaz bazı emek karşıtı işverenler mevcut potansiyelden yararlanarak ucuz işçiliği, kayıt dışılığı yeğliyor.

Son derece ilkel istihdam şekli yayılmayı sürdürüyor. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe çalışan 2 milyon emekçiden, 1 milyonu kaçak. Yani bu sektörde emek harcayan 2 işçiden biri kayıt dışı. Bunların ne sosyal güvencesi var, ne asgari ücret alabiliyorlar. Günde 40, 50 liraya talim ediyorlar.

Salt tekstil değil, diğer sektörlerde de hayli yaygın. Madencilik, inşaat, tarım ve ayakkabı işçiliğinde devasa emek sömürüsü var. Kayıt dışı istihdam en çok küçük işletmelerde, merdiven altı üretim yerlerinde kendini gösteriyor. Deyim yerinde ise kaçak işçi cenneti Türkiye. 

Yıllardır dile getirilen temel sorun işverenleri rahatsız etmeye başlayınca,  onlar da seslerini daha gür çıkarmaya başladı. Haksız rekabetten yakınmalarını bundan sonra daha sık duyacağız ağızlarından.       

Ekonominin, çalışma yaşamının ayrılmaz parçası haline gelen, alınan önlemlere karşın bir türlü iflah olmayan yüzde 36 oranındaki kayıt dışılık emeğe ve devlete büyük darbe vuruyor. Çok düşük ücretle kayıt dışı çalıştırılmalarından ötürü, ekonomiye verdiği zararın yanında milyonlarca işsizin iş bulabilmesini de engelliyor kaçak yabancı işçiler.

Yüz binlerce üniversite mezunu genç yanıla yakıla iş ararken, yabancı kaçak işçilerin günlük 30, 40, 50 lira gibi son derece düşük ücretle denetimden uzak, sigortasız çalışması dayanılmaz boyutlara ulaştı.

Düşük ücretle, kayıt dışı istihdam edilen yabancı işçilerden ötürü kayıtlı çalışan binlerce Türk işçisi işini, aşını, ekmeğini yitiriyor. Ülkemizde milyonlarca insan iş beklerken,  Türkiye’nin kaçak işçi cennetine dönüşmesi,  hem kendi işsizimize, hem de ekonomiye yapılan en haksızlık. İstihdamın yarası olan ilkel çalışma modeline toplumsal karşı koymak şart. Bu sistem bugün olmasa bile yarın veya daha sonraki günlerde kuşkusuz iş bekleyen ailelerin çocuklarını da vuracak.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.