Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Karadeniz de yanıyorsa…

Yağmurun bol olduğu Karadeniz’de bu mevsimde çıkan orman yangınları kuşku ve şaşkınlıkla karşılandı.

Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de ormanlık alanda ardı ardına meydana gelen 76 yangın ister istemez ilk başlarda “sabotaj” olasılığını akla getirdi.

Birçok evin de kullanılamaz hale geldiği yangınlara ilişkin açıklama yapan Orman Genel Müdürü, sabotaja yönelik bir bulgunun olmadığını belirterek, yangınların mevsim normalleri üzerinden seyreden sıcak hava dalgası ve rüzgârın etkisi ile çıkarak yayıldığını bildirdi.

Bol yağmurlu havası, nemli iklimi ve yeşil doğası ile ülkenin en güzel bölgelerinden biri olan Karadeniz’de kış mevsimini yaşadığımız bugünlerde çıkan yangınlar, sabotaj olmadığına göre geriye kalan tek etken küresel iklim. Dünyayı egemenliği altına alan, mevsimsel değişikliklere, su havzalarının kurumasına, su baskınlarına ve orman yangınlara yol açan çağın belası küresel iklimden ülkemiz de payını almaya başladı.

Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde özellikle yaz mevsimlerinde ormanlık alanlarda çıkan yangınlar, İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerin yanı sıra Karadeniz’de can kayıplarına yol açan aşırı yağış ve seller, Türkiye’nin küresel iklimin etkisi altına girdiğini zaten gösteriyordu.  Doğu Karadeniz’deki son orman yangınları bunun teyidi oldu. Anımsanacağı gibi üç yıl önce yine bir kış günü Sürmene-Çamburnu’ndaki Sarıçam Ormanı yanmıştı. Hatta, bu yangın üzerine çeşitli söylentiler yayılmış, “Araplara villa yapmak için yer kazanılıyor” iddiaları gündeme gelmişti.

Karadeniz’deki orman yangınlarına ilişkin normalin üzerindeki sıcak hava ve rüzgârın yanı sıra diğer etkenler de öne sürülüyor.

Bölgede hayvancılığın giderek tükenmesinin yangınları tetiklediği belirtiliyor. Bu görüşe göre, yangınların çıkmasında önemli rol oynayan kurumuş ağaç yaprakları önceden fındıklık ve ormanlık alanlardan süpürülerek taze olarak hayvancılıkta kullanılırdı. Hayvancılığın azalması ile kurumuş yapraklar döküldüğü yerde kalıyor, sıcak havanın etkisi ile yanmaya başlıyor, ardından rüzgârla geniş bir alana yayılıyor. Örtülü yangının aslında yaprak yangını olduğu dile getiriliyor. Yani, diğer bölgelerdeki gibi hayvancılığın bitmesi Karadeniz’de kış mevsiminde şaşırtan yangınlara yol açıyor. Dökülen yapraklar süpürülmediği ve kuruduğu için bu kadar ormanlık alan yandı kül oldu.

Sonuçta, hayvancılığın bitmesi olsun, yaprakların yerde kalarak kuruması olsun yangınların ana nedeni mevsimleri değiştiren, kuraklığa yol açan, sıcak havayı egemen kılan küresel iklimden başkası değil. Çağın canavarını yaratan da doğayı katleden, bacalarından zehir saçılan termik ve diğer enerji santrallerine yoğunlaşan, göğü delen 100-150 kata varan dikey yapılaşmaya onay veren, su kaynaklarını hoyratça kullanan, yeşili öldüren bizatihi insanların kendisi. Acımasızca katledildi yaşam damarı doğa.  

Sonuçta insan eli ile yaratılan bela bugün insanları hedef alıyor, yağışlı havanın etkili olduğu Karadeniz de bile yangınlara yol açıyor. Karadeniz de yanıyorsa tehlikenin ne denli büyük olduğunu görün. Boşuna mı bağırıyor çevreciler, doğa dostları?  Gelinen aşamada haklı oldukları görüldü. Ama iş işten geçti.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.