Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Karadeniz’e kıymayın efendiler…

Bugün sözüm ona, “Dünya Çevre Günü”.   

Yeşilin korunması,  yaşanabilir doğal alanların yok olmaması,  insanların ve hayvanların özgürce sağlıklı ortamda yaşamlarını sürdürebilmesi adına her yıl etkinlikler düzenlenen gün, ne yazık ki giderek anlamını yitiriyor. ” Çevreyi yeterince koruduğumuzu, sahip çıktığımızı söylemek pek olası değil.

Dünya ile birlikte Türkiye’de de doğa cinayeti her geçen gün artıyor.  Mantar gibi her yere kondurulan termik santraller, gözbebeğimiz gibi korumamız gereken dağlar, ovalar ve yeşil alanlarda siyanürle altın arama çalışmaları, yaylaların kentler gibi betonlara esir düşmesi,  akarsu ve dereleri kurutan HES’ler, solumaktan korktuğumuz kirli hava, zehirlenen içme suyu doğayı katlediyor. Zararını en çok insan ve tarım görüyor.

Çevrecilerin çeşitli etkinliklerine karşın, doğa tahribatı olabildiğince sürüyor. Ülkemizde yeşil cinayetinde belirgin artış var. Bacalarından zehir yayılan termik santrallerin mevcudu yetmezmiş gibi yenilerinin yapımı gündemde. Oysa, zehir saçan kömürlü santraller yerine potansiyeli bol olan temiz ve ucuz güneş ile rüzgardan, yani temiz ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretebilir Türkiye. Yeni fark edildi güneş ve rüzgar enerjisinin değeri.

Kazdağları’nda, Çanakkale’de, Fatsa ve Ünye’nin görkemli doğasında siyanürle altın arama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bir bölümünün faaliyeti yargı kararı ile durduruldu, bir bölümü de bölge insanının tepkilerine karşın faaliyetine devam ediyor.

Fatsa ve Ünye’nin sınırında, Yukarıbahçeler mahallesinde ısrarla süren siyanürlü altın arama çalışmalarından ötürü fındık bahçeleri kurudu, yeşil bitki örtüsü kahverengine dönüştü. Suyu ve toprağı zehirleyen çalışma alanları genişliyor. Geçimini fındık ve tarımdan kazanan üretici çaresizce katliamı izliyor. Bölgenin en kaliteli fındığının yetiştiği Yukarıbahçeler çölü andıran görünüme büründü.

Samsun’un Havza ve Kavak ilçelerindeki Şahin Dağı’nda yabancı şirket siyanürle altın arama çalışmalarına yakında başlayacak. Kanadalı şirketin ruhsat işlemini tamamladığı belirtiliyor. Her iki ilçenin içme suyu ihtiyacını karşılayan Şahin Dağı da yakın gelecekte zehirlenecek, yeşili tükenecek.

Türkiye’nin en bereketli Çarşamba Ovasına sözüm ona çevreye zarar vermeyen Biyokütle Enerji Santrali konduruluyor. Karadeniz’in yanı sıra ülkenin sebze ve meyve ihtiyacını karşılayan ova birilerinin kar hırsı yüzünden bitirilecek. Yargı kararlarına rağmen, zararsız olduğu ileri sürülen santral faaliyete geçerse yazık olur korunması gereken, her karış toprağından sebze ve meyve fışkıran Çarşamba Ovası’na. O santralle birlikte üretici de mağdur olacak, aşı ve ekmeği küçülecek, belki de yok olacak.

Samsun’dan Sarp’a dek uzanan kıyı şeridinde devasa ve çirkin uzun binalar insanı ürkütüyor. Ülkenin her yerinde olduğu gibi Karadeniz kentleri ve yaylaları beton yığınına döndü. Bir zamanlar yeşili ile övünülen eski bölgeden eser yok şimdi. Ordu’da deniz kıyısına inşa edilen göğü delen Belde Evlerinin yıkılması iyi oldu, halk rahat nefes aldı. Darısı diğer çirkinlerin başına. 

Bu böyle gitmez. Artık birileri buna dur demeli. Katliam sürerse halkın soluklanacağı yeşil alan kalmayacak. Karadeniz’e daha fazla kıymayın efendiler.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.