sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

“Kaybedilmiş seçim”

Yerel seçimin ardından 1 ay geçti, İstanbul’a ilişkin itirazlar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından hala  sonuçlandırılamadı.

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun İl Seçim Kurulu’ndan mazbatasını alarak çalışmalarına başlamasına karşın belirsizlik kafaları karıştırıyor. Başlardaki tansiyon düşse de siyasetin bir numaralı gündem maddesi olmayı sürdürüyor İstanbul muamması.

Ekrem İmamoğlu kolları sıvayarak bir yanda birlikte çalışacağı yönetim kadrosunu oluştururken, diğer yanda YSK’dan çıkacak kararı bekliyor. En geç 3 mayıs veya önümüzdeki haftanın başında İstanbul kararının açıklanacağı belirtiliyor.  Hatta bu konuda “iptal edilecek”, “iptal edilmeyecek” diye papatya falı bile açılıyor siyaset arenasında.

Tartışmalar sürerken, AKP adayı Binali Yıldırım’ın açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Yıldırım, bir ziyarette,” Ben kaybedilmiş bir seçimi kazanmak için uğraşacak bir insan değilim. Bu makamların daha fazlasını gördüm, daha fazlasında sorumluluk aldım. Benim hassasiyetim bizlere verilen oyların yerli yerine gidip gitmediğinden emin olmak. Bunun için çaba gösterdik” sözleri ile hayli şaşırttı.

Bu sözler karşısında CHP cephesinde, “ Binali Yıldırım’ın da İstanbul’u Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını kabul ettiği” değerlendirmelerinin yapılacağı su götürmez. Bir anlamda, eski Başbakan, Meclis Başkanı’nın da sonucu kabullendiği, “pes ettiği” ifade edilecektir CHP yönetimince.

Ancak, AKP açısından bakıldığında hiç de öyle değerlendirilmeyeceği anlaşılıyor. Binali Yıldırım’ın yakın çevresi ile parti yönetimi, “Bu sözlerinden ‘pes etti’ sonucunun çıkarılamayacağını, YSK’dan lehlerine, yani seçimin iptaline yönelik kararın alınacağını hararetle savunuyorlar.

Yani, her iki taraf da kendi cephelerinden çıkacak karardan umutlu ve bir o kadar iddialı.

Aslında, YSK’nın tartışılır bir konuyu bu denli uzun süreye yayması belki çok doğru olmadı. Ancak, itirazlara neden olan kısıtlı seçmenler ve sandık görevlileri gibi konularda kılı kırk yardıklarından kararın açıklanması da uzadı.

AKP’nin itiraz başvurusu reddedilirse, tartışmalara son nokta konularak siyaset doğal ortamına döner, TBMM ekonomiye ve dış güvenliğe odaklanır, bekleyen ilgili yasalar çıkarılır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süre önce dile getirdiği “Türkiye İttifakı” arayışları hız kazanır, ilginç kararlar bile  alınabilir.

Yok, YSK İstanbul seçimini iptal ederse miting alanları yeniden canlanır, salvolar yine havada uçuşur, siyaset yine gerilir. İptalin söz konusu olması durumunda İstanbullu seçmen, kararın alındığı tarihten itibaren geçecek 60 gün sonra bir kez daha sandık başına gider. 60 günlük süre ifade edildiği gibi 2 haziran değil, daha ileri bir tarihe denk geliyor. Ancak, YSK’nın 60 günlük süreyi yetkisini kullanarak  45 güne çekebileceği öngörüldüğünde  seçmen haziran sonunda oyunu kullanabilir.

Dediğim gibi, gözler kulaklar YSK’dan bu hafta sonu veya önümüzdeki hafta başı çıkacak karara çevrildi. Daha uzamadan son nokta konularak belirsizliğin ortadan kaldırılması toplumun beklentisi. Yine ötelenirse piyasalar, ekonomi diğer alanlar için hiç olumlu olmaz.

YSK’nın Ekrem İmamoğlu’na vize vermesi durumunda siyasetin taşlarında da oynamaların olması kuvvetle muhtemel. En başta, AKP ve kabine içinde radikal bir değişime gidilmesi kaçınılmaz gibi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “kabin değişikliği olmayacak” mesajı verse bile yakın gelecekte olmasa da bazı bakanları kabine dışı bırakabilir, yeni atamalarla yoluna devam edebilir.

Zaten beklenti de parti yönetimi ve bakanlar arasında değişim olacağı yönünde.  Aslında Binali Yıldırım’ın sözleri kendi arkadaşları tarafından kabul görmese bile,  düşünmeden, ölçüp biçmeden ağızdan çıkacak nitelikte sözler değil.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.