sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Keşke ders alınsa

Ankara’da önceki gün kısa süreli yağışın oluşturduğu sel 3 kişinin canını aldı.

Alt yapı yetersizliği ve tüm uyarılara karşı yurttaşların gerekli önlemleri ıskalamasından ötürü, yurdun her yanında olduğu gibi Başkent Ankara da küresel iklimin eseri selden oldukça olumsuz etkileniyor. Önüne ne gelirse sürükleyen sel zaman zaman can kayıplarına yol açıyor

Hemen hemen her yıl Ankara selin kurbanı oluyor. Geçen yıl çok kısa süren şiddetli yağış, Mamak’ta maddi hasara neden olmuştu.  Hatta geçen yıl ki şiddetli yağmur için  “Ankara, 500 yıldır böyle bir felaketle karşılaşmadı” yorumları bile yapılmıştı.

Aslında Başkent’in bu denli selden olumsuz etkilenmesi alt yapıların son derece yetersiz kalması. 10 dakikalık aşırı yağmur bile kenti sel felaketi ile karşı karşıya bırakıyor. Her selin ardından dikkat çekilmesine karşın, alt yapılar hala yetersizliğini koruyor.

Bir diğer önemli başlık ise bilim insanlarının küresel iklimin oluşturduğu aşırı yağmur,  sel, kuraklık, susuzluk ve aşırı sıcaklığa karşı yaptıkları uyarıların dikkate alınmaması, çevrenin, doğanın giderek insanlar eli ile yok edilmesi.

Doğada yaşanan olumsuzlukların temel kaynağı bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği küresel iklim. Yani iklim değişikliği. Tabii, iklim değişikliği kendiliğinden oluşmadı. Termik santrallerin yaygınlaşması, doğa katliamlarının giderek artması, temiz ve yenilenebilir enerji olmasına karşın denetimsizce her dereye, akarsuya gereğinden fazla Hidroelektrik Santraller (HES) yapılması ve en önemlisi yeşilin giderek katledilerek kentlerin birer beton yığınına dönüştürülmesi sonucu oluşan küresel iklim dünyanın başına felaket olarak çöreklendi.

Japonya ve Avrupa ülkelerinin vazgeçtiği nükleer santrallerin Türkiye ile birlikte bazı ülkelerde yapımının sürmesi, yenilerinin öngörülmesi son derece düşündürücü.

Dünyanın hemen hemen her bölgesini olumsuz etkiliyor, canlar alıyor, yıkıp geçiyor küresel iklimin ürünü yağmurlar ve seller.  Karadeniz halkı olumsuzluğu en çok yaşayan, etkilenen, zarara uğrayanların başında geliyor. Mutlaka her yıl bölgede ciddi sel felaketi yaşanıyor, onulmaz yaralara ve yıkımlara yol açıyor.

Küresel iklimin etkisinden dolayı dünya giderek ısınıyor. Türkiye de ısınmadan payını fazlasıyla alıyor. Meteoroloji uzmanları yaz mevsimlerinde önceki yıllara göre 1,2 derecelik ısı artışının olacağını, haziran, temmuz, ağustos ve eylülde aşırı sıcakların Türkiye’yi kavuracağını açıklıyor.

Atmosfer tabakası termik santrallerin yaydığı kirli havadan ötürü giderek inceliyor. Türkiye’de enerji politikalarında dışa bağımlılıktan kurtulma ve mevcut kömür potansiyelini değerlendirme amacıyla yeni termik santrallerin kurulması öngörülüyor. Üretken zeytinliklerin ve tarım arazilerinin, ovaların üzerine kömürle çalışan enerji üretecek santrallerin kurulması planlanıyor.

Köylü, çiftçi, toprağına, ekmek parasını kazandığı ürününe sahip çıkarak zehir saçan bu santrallere karşı mücadele ediyor, yargı kararıyla yapımı engelliyor.

Ukrayna Çernobil ve Japonya Fukişimo nükleer facialarının ardından,  ülkeler güneş, rüzgar ve jeotermal gibi doğa ve insan dostu yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına doğru hızla yönelirken, ne yazık ki Türkiye Mersin Akkuyu, Sinop İnceburun ve Kırklareli İğneada da nükleer santraller kurmak için uluslararası konsorsiyumla anlaşma yapıyor. Oysa bu santrallerden elde edilecek enerjinin maliyeti hayli pahalı. Burada üretilen enerjinin dışkısı sayılan nükleer atıklar nereye, ne denli güvenli şekilde gömülecek, o da bilinmiyor.

Eğer, doğayı bu denli tahrip eder ve kirletir, ağaçları, yeşili ortadan kaldırırsanız o zaman 10 dakikalık aşırı yağışın oluşturduğu sel, önüne ne varsa katıp sürükler, evleri, yerleşim birimlerini yıkar, canlar alır.

Aslında insanlar doğaya verdiği zararla, kıyımla küresel ısınmaya davetiye çıkardı. Bedelini de şimdi sel, kuraklık, aşırı sıcaklık, susuzluk olarak ağır şekilde ödüyor. Hiç olmazsa yaşanan acı olaylardan ders alınsa.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.