sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Küstah Dil

Atatürk’e küstahça dil uzatan, Kurtuluş Savaşı’nı “Keşke Yunanlar kazansaydı” diyecek kadar densizleşen sözüm ona yazar Kadir Mısıroğlu, utanmadan çirkin saldırılarını sürdürüyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı gibi son derece duyarlı bir koltukta oturan Ali Erbaş’ın Ulu Önder’in 80. Ölüm yıldönümünün bir gün öncesi, Atatürk düşmanı namı diğer Fesli Kadir’i cübbesi ile ziyaret etmesi densiz davranışlardan bir diğeri idi. Sanki sözleşmişler gibi ardı ardına Atatürk sevdalılarını ayağa kaldıracak, tepki toplayacak tutumları sergiliyorlar.

Ulu Önder’in kurduğu Diyanet İşleri’nin başındaki kişinin tepkilere verdiği yanıt daha da irite ediciydi. Hasta birine yapılan insani ziyaret olduğunu belirten Başkan, aklınca kendini aklamaya çalışıyor. Firari olan FETÖ elebaşlarından Adil Öksüz’e doktora unvanı veren jüride yer alan Ali Erbaş’ın Diyanet İşleri Başkanlığı’na atanması aslında başlı başına defolu. Zaten Ali Bardakçı’dan sonra göreve gelen Başkanların uygulamaları, söylemleri hep sorun yarattı.

Kadir Mısıroğlu’na hasta ziyaretinde bulunduğunu savunan, kul hakkından bahseden Ali Erbaş’a sormak gerekiyor. Ülkenin düşman pençesinden kurtulması için mücadele eden Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının hakkı ne olacak? Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Diyanet İşleri Başkanlığı makamına Atatürk’ün kazandığı mücadele sonucunda yıllar sonra oturduğunu hiç düşündü mü, sorguladı mı? Dönemin Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi’nin Kurtuluş Savaşı’na nasıl katkı verdiğini hiç olmazsa kitaplardan okuyabildi mi?

Din adamlarının en önemli görevlerinden biri de toplumu ayrıştıracak, tepki toplayacak davranışlardan kaçınması, birleştirici rol oynamasıdır. Tepki toplayacağını bile bile Atatürk düşmanı birini ziyaret etmek, sonra da bunu fotoğraflarla medyaya servis etmek Diyanet İşleri gibi son derece önemli ve duyarlı koltukta bulunan kişiye yakışmadı. Ne kadar kendini savunursa savunsun o makamın yapacağı bir ziyaret değildi.

Çok değil bir hafta önce Atatürk’ün ölüm yıldönümü öncesi camilerde okunan cuma hutbesinde ne Atatürk’ün ne silah arkadaşlarının ne de Kurtuluş Savaşı’nın adı vardı. Başkanlık tarafından okunması için tüm camilere gönderilen hutbede böylesi önemli bir günün arifesinde Atatürk’ün adının anılmaması çok çirkindi. Zaten son aylarda hutbelerde iyiden iyiye yer almamaya başladı Atatürk’ün adı.

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’na dil uzatan Fesli Kadir, toplumun tepkilerinden etkilenmemiş olacak ki,  açıklamalarıyla kin kusmaya devam ediyor. Daha olayın ateş, soğumadan Fesli Kadir müritlerine verdiği vaazda, “Zaten Mustafa Kemal bir devlet kurmuş değildir. Devlet kurucuları lafı da yalan. Rejim değiştirmiştir. Rejimi şeriattı gavurluk yaptı” diyerek içindeki fesatlığı dökmeyi sürdürdü.

Sormak lazım Fesli Kadir’e eğer Atatürk ülkeyi Yunandan kurtarmasa, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasaydı acaba bugün yaşıyor olabilir miydi? Bu lafları saydırabilir miydi? Neymiş efendim, “Keşke Yunan galip gelseydi” dememiş. Ya ne demiş “Yunan galip gelseydi Mustafa Kemal’in yaptığını yapmazdı” demiş. Çevir kazı yanmasın. Tabii yersen.

Önce içlerindeki kini kusuyorlar. Tepkiler üzerine “Ben öyle demedim, şunu söyledim gibi” inandırıcı olmayan sözüm ona özür açıklamalarıyla halkı ikna etmeye çalışıyorlar.

Dediğim gibi özürleri kabahatlerinden büyük. Sonuçta ne denli uğraşırsa uğraşsınlar, ne denli içlerindeki çirkinlikleri ortaya dökerse döksünler, küçük düşürmeye çalışırsa çalışsınlar halkın gönlündeki Atatürk sevgisini, saygısını silemezler.

10 Kasım’da, 29 Ekim’de ve diğer ulusal bayramlarda, hatta her gün Anıtkabir’in kapısını şöyle uzaktan izlesinler yeter. Milyonların akın akın Anıtkabir’e koştuğuna bizzat tanık olurlar.

Ama nerede onlarda bu yürek, cesaret. Bu ülke kendisini esaretten kurtararak özgürlüğüne kavuşturan, çağdaş olanak ve haklar sağlayan Ulu Önder’ini hiç bir zaman unutmaz. Bakmayın siz arada bir böyle irite edici çatlak seslerin çıktığına.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.