Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Melek yüzlü Ceren…

Balerin 20 yaşındaki Ceren Özdemir’in evinin girişinde, cezaevi firarisi iki ayaklı yaratık tarafından öldürülmesi Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Şule Çet gibi, Ayşe Tuba Üstün gibi, Özgecan gibi Ceren Özdemir de insanlıktan payını almamış  ucube tarafından yaşamına son verildi. Sapık ruhlular, hastalıklı tipler, katil sürüleri toplumda rahatlıkla nasıl gezebiliyor anlamak mümkün değil.   

Hala bu iğrenç cinayeti, hasta kılıklı katilin suç dosyası kabarık olmasına karşın neden açık cezaevine nakledildiğini, infaz sistemini, insan canının bu denli ucuz olmasını konuşuyor ülke. Daha da çok konuşulur, tartışılır bu cinayet diğer kadın cinayetleri gibi.

Hiç günahı olmayan, ailesinin umudu, ülkenin geleceği melek yüzlü Ceren seri katil tarafından koparıldı yaşamından. Bu kadar mı ucuz insan yaşamı, bu kadar mı değersiz canlar?  Bu sorulara yanıt aramaya çalışırken kahroluyor insan. Nasıl kahrolmasın, yanmasın ailesi, yakınları ve tanıdıkları?  Aslında, ülkenin ciğeri yanıyor masum güzel Ceren’in öldürülmesinden. Kadınlar başta olmak üzere tüm insanlar “Artık yeter” diye çığlık atıyor.

Cezaevinden izinli çıkan ya da firar eden katil sürüleri alıyor eline bıçağı, tabancayı ayrıldığı veya boşanma aşamasında olan eşini ya da Ceren, Özgecan gibi masum, melek yüzlü pırıl pırıl genç kızları acımasızca öldürüyor. Evet “yeter artık, durdurulsun bu ölümler”. Hangi sert önlemler alınacaksa alınsın, hangi yasalar çıkarılacak çıkarılsın, infaz sisteminde değişiklikler yapılacaksa yapılsın bir an önce. Meclis’ten bu yasaların ivedi olarak hayata geçirilmesini bekliyor canı yanan aileler, toplum, insanlık.

Bu yılın 11 ayında 430 kadın sapıklar tarafından hayattan koparıldı. Sadece kasım ayında 40 kadın ortalıkta rahatça gezinen yaratıklar tarafından öldürüldü. Bu kadar mı değersiz insan yaşamı. Neden korunamıyor kadınlar, genç kızlar? Kadın cinayetlerinin neden arttığı sorusu herkesin aklını kurcalıyor. Son 10 yılda işlenen kadın cinayetinin sorumlusu katiller, cezaevinden çıkan ve sabıkası bol kaçan mahkumlardan oluşuyor. Bu rakamlar infaz sistemini, cezaevlerindeki güvenliği sorgulanır hale getiriyor.

Kadını ikinci sınıf gören, ezen, toplumdan dışlayan zihniyetin ürünü olarak da değerlendirilebilir bu cinayetler.  Ülkenin büyük bölümünde özellikle eğitimsiz kırsal bölgelerde hala yıllar önce Duygu Asena’nın kitabına adını verdiği gibi “Kadının adı yok”. Hiçbir değeri yok kadının eğitimsizlerin, cahiller ordusunun yanında. İşte bu zihniyet, karanlık yobaz kafalar yok edilemediği sürece korkarım sürecek kadın cinayetleri.

Şubat  2015’te okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste öldürülen Özgecan Aslan gibi, ders çıkışı evine giderken  yaşamına son verilen Ceren Özdemir de kadına yönelik şiddetin simgesi haline geldi.

Hiçbir günahı olmayan, masum Özgecan Aslan gibi, Şule Çet gibi Ceren Özdemir cinayeti utanç abidesi olarak belleklerde yerini aldı. Bunun gibi yüzlerce kadın cinayeti, tecavüz, soygun olayları arşivde kara sicil olarak hep duracak.

 Verilen sözlere, vaatlere ve 6284 sayılı yasaya karşın kadın cinayetleri, şiddet ne yazık  ki devam ediyor.  Kadın cinayeti haberlerini okumaktan içimizi karalar bağlıyor. Ülkemiz adına olumsuz ve son derece düşündürücü kara tablo.  Yeter artık başka Özgecanlar, Şule Çetler, Ceren Özdemirler öldürülmesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.