sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Memur-Sen sahaya iner mi?

Siyasi iktidarın, kamu çalışanları ile emekliye önerdiği maaş artışı milyonlarca kitlede düş kırıklığı yarattı.

Aslında, teklif edilen zam beklenen gelişmeydi. Türk-İş’in 200 bin kamu işçisi adına bağıtladığı tepki toplayan düşük oranlı çerçeve anlaşma kamu çalışanlarına önerilecek zammın ipucu idi.

Gündelik yaşamda enflasyon yüzde 20’ye yaklaşırken, memur ve emekliye 2020 yılının ilk altı ayında yüzde 3.5, ikinci altı ayında yüzde 3, 2021 yılının birinci altı ayında yüzde 3, ikinci altı ayı için ise yüzde 2.5 teklif edilmesi kamu emekçisi ile alay etmekten başka bir şey değil.

Yetkili konfederasyon bu teklif karşısında doğal olarak toplu sözleşme masasını terk etti.  Olması da gereken de buydu. Eğer 20 Ağustos’a dek hükümet masaya yeni bir öneri getirmez, uzlaşma sağlanamazsa 5 milyonu aşkın memur ile memur emeklisinin maaşlarına iki yıl için yapılacak zammı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu belirleyecek.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın,  önerilen zammın kendilerini nizaya ve sahaya çağırdığını ifade ederek, eylem yapacaklarının sinyalini verdi.

Memur-Sen, gerçekten etkili bir eylem ortaya koyabilir mi? Öyle çok ses getirecek, iktidarın kafasındaki rakamları değiştirecek türde eylem yapması beklenmemeli. Çünkü Memur-Sen AKP iktidarları döneminde üye sayısını devasa artırdı, 11 hizmet kolunda yetki kazanarak toplu sözleşme masasına yetkili konfederasyon olarak oturuyor. Kamu işyerlerindeki atamalarda ve idari düzenlemelerde etkili oluyor, talepleri karşılanıyor. İktidar ile aralarında bir anlamda hısımlık var.

Gerçekleştirilecek eylemler, kitlesel basın açıklamaları, toplu oturma ve buna benzer kamuoyunun dikkatini çekecek türden olabilir. Ancak memurun üretimden gelen gücünü kullanması beklenmemeli. Zaten 4686 sayılı yasa memura grev hakkı tanımıyor. Yani, memurun siyasi iktidarı yüksek zam vermeye yönelik yaptırım gücü yok. Olsa da Memur-Sen buna yanaşmaz.  Büyümeleri, üye sayılarını artırmaları hep AKP iktidarları döneminde oldu.

Yasa uyarınca Türkiye Kamu-Sen ve KESK toplu sözleşme görüşmelerine katılsalar bile imza ve karar alma yetkileri yok.

Kuvvetle muhtemeldir ki, 20 Ağustos’a dek hükümet zam miktarını bir iki puan artırarak yeni öneri sunar, Memur-Sen’den sözleşmeyi imzalamasını ister.  20 milyonluk kitlenin sorumluluğu omuzlarında olan Memur-Sen ya sözleşmeyi bağıtlar ya da kamuoyundan gelecek olası tepkileri dikkate alarak kabul etmez.

Türk-İş’in imzaladığı sözleşme ile tabanın hedefi haline geldiğini gören Memur-Sen yönetimi düşük zammı kabul etmeyerek sorumluluk almak istemez.

Kuvvetle muhtemel, memur ve emeklinin iki yıllık geleceğini ilgilendiren sözleşmeyi Kamu Görevlileri Hakem Kurulu sonuçlandırır. Zaten siyasi iktidarın ilk önerdiği zammın çok üstüne çıkması beklenmemeli. Revize edilecek yeni teklif yüzde 4,  yüzde 5 veya en çok yüzde 6 olabilir ki, bu bile kamu çalışanlarının kayıplarını karşılamaz, derdine ilaç olmaz.  Sonuçta kamu işçisi gibi memur ve emekli de iki yıl boyunca enflasyon altında ezilecek.

Sözleşme görüşmelerinde 3600 ek göstergenin masaya gelmemesi hayli düşündürücü. Kapalı kapılar ardında geldi de haberimiz yok. Görünen o ki, bu sözleşme döneminde de ek gösterge hayata geçmeyecek. Oysa hükümetin yüz binlerce memura bu konuda sözü vardı. Sözler unutuldu. Umutlar başka bahara kaldı gibi.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.