Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Muhalefet Nerede?

Şu günlerde güçlü muhalefete o kadar ihtiyaç var ki? Ancak bunun ayırtına varamayan  CHP ile İYİ Parti enerjisini tamamıyla iç sorunlarına harcıyor. Deyim yerindeyse her ikisinin üzerine ölü toprağı serilmiş gibi bir manzara var ortada.  

Yerel seçimlere sekiz ay kala “sen-ben kavgasından” ötürü kamuoyuna birlik görüntüsü veremeyerek, giderek güven erozyonuna uğruyorlar. 

24 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan gelişmeler, inanın  CHP ve İYİ Parti’ye oy veren, umudunu buraya bağlayan seçmende bıkkınlık yarattı. Her ikisinde öylesine ilginç hızlı gelişmeler oluyor ki neredeyse insanın başı dönüyor. Akıl sır erdirmek mümkün değil.

Olağanüstü genel kurulun toplanmasıyla amacıyla imza toplayan CHP’li delegelerin talebi “yeterli sayı yok” gerekçesiyle Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kabul görmedi. “Partide değişim” sloganıyla imza toplayan Genel Merkez yönetimine muhalif kesim, gerekli sayıya ulaştıklarını vurgulayarak,  yönetimin hak ve hukuka aykırı davranarak olağanüstü genel kuruldan kaçtığını savunuyor.

Aslında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 600’ün üzerinde imza veren delegenin talebi doğrultusunda kurultayı toplaması gerekirdi. Öyle ya, 24 Haziran’da alınan yüzde 22’lik oyun hangi gerekçe öne sürülürse sürülsün savunulacak yanı yok. Hem de daha önce yitirilen 9 seçim belleklerde canlılığını korurken. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin aldığı yüzde 30 oy, doğal olarak seçimin ardından değişim arayışını gündeme taşıdı.

Kılıçdaroğlu ile kurmayları, değişim talebinin ve imza toplayanların vekil listelerinde kendine yer bulamayanların girişimi olarak değerlendirse bile, 600 sayısını ciddiye almamak sosyal demokrat partiye yakışmadığı gibi, yönetimin koltuğa yapışmış olduğunu göstermektedir. Yerel seçimin ardından istenirse olağanüstü genel kurulun toplanabileceğini belirtiyor Kılıçdaroğlu ve arkadaşları. Yerel seçimdeki olası başarısızlığın ardından yapılacak kurultayın ne anlamı olabilir ki? 

Muhalefetin ve kamuoyunun gazını almak için parti vitrininde değişikliğe gitmeyi amaçlıyor. Ne denli isim değişikliğine gitse de bundan böyle partiye katkısı olacağını sanmıyorum. Çünkü, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlık koltuğuna oturduğu 2010 yılından bu yana 9 kez Merkez Yönetim Kurulu (MYK) değişikliğine gitmiş, 100’den fazla yöneticiyle çalışmış. Ne var ki, değişen hiçbir şey olmamış, CHP bir türlü seçimlerde istenilen başarıyı yakalayamamış.

Onun için MYK’da köklü değişim gerçeklese bile önümüzdeki yerel seçimde sonucun öncekilerden farklı olmayacağını sanıyorum.

Demem o ki, taban ve seçmen yeni yüzlerle birlikte, yeni heyecan dalgası yaratacak, umudunu tazeleyecek yeni başkan ve yönetim istiyor, bekliyor CHP’de. Bu isim Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmende karşılık gören Muharrem İnce de olabilir, bir başkası da. Kanımca, seçimin ardından eleştirilecek bir iki hatası olmasına karşın CHP’nin yeni Genel Başkanı rahatlıkla İnce olabilir.

Sanırım bu saatten sonra CHP’de kurultay toplanması zor gibi. Ha, imza toplayan delegeler yargı yoluna başvurabilir mi bilemem. Ancak, partinin iç sorunlarına yargıda çözüm aramak hiç şık olmaz. Zaten Muharrem İnce’nin yargıya gidilmesine karşı olduğu belirtiliyor.

Dediğim gibi, keşke Kılıçdaroğlu tabanın talebini ciddiye alıp, olağanüstü genel kurulu toplasaydı. Ama olmadı.

Büyük umutlarla siyaset sahnesinde yer alan Meral Akşener ve İYİ Parti’de seçimin ardından erken başlayan tartışmalar, gözlerin çevrildiği bir başka odak noktası.

Katıldığı ilk seçimde yüzde 9.7 oy alarak TBMM’ye 43 vekil sokan İYİ Parti eleştirilere rağmen başarılı sayılır. Ne var ki başta Yusuf Halaçoğlu olmak üzere bazı Akşener karşıtları kurucusu olduğu partiden ayrıldılar. Zaten Halaçoğlu’nun yıldızı baştan beri Meral Akşener ile bir türlü barışmadı. Vekil listelerinin hazırlanışı sırasında yaşanan görüş ayrılıkları çatışmanın ilk işaretiydi. Kuşkusuz bu istifalar İYİ Parti’nin kamuoyuna verdiği birlik fotoğrafında yırtılmalara yol açtı.

Genel Başkanlıktan istifa eden, ancak partililerin yoğun ısrarı ile önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurulda yeniden başkan seçilmesi beklenen Akşener, aslında Yusuf Halaçoğlu ve diğerlerinin partiden ayrılması ile muhaliflerinden kurtularak, daha etkin konumda görev yapacak. Yani partide ipler tamamıyla eline geçecek.

Seçimin hemen ardından iç çekişmelerinden ötürü muhalefet görevini unutan CHP ve İYİ Parti, iç kaostan bir an önce sıyrılıp, toparlanarak asil görevine bir an önce başlamalı.

Eğer iç çekişmeler daha sürerse kaybeden kendileri kadar, güçlü muhalefete her zaman gereksinim duyulan demokrasi olacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?