sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Muharrem İnce’nin İkircikliği

Cumhurbaşkanlığı seçiminde mitinglerdeki coşkusu ve aldığı oy oranı ile hayli sükse yapan Muharrem İnce’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için ” önseçim olursa varım” demesini doğrusu yadırgadım.

Aslında her CHP’li gibi Muharrem İnce’nin de gönlünde İstanbul Belediye Başkanlığı’nın yatması gayet doğal ve hakkı da. Ancak İnce’yi burada farklı kılan gerek Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi gerekse sonrası yaptığı açıklamalar. Hatırlarsınız 24 Haziran seçiminin ardından “CHP’ye Genel Başkan seçilerek yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağım” diyerek amacını belirtmişti.

Yani hedefi önce CHP’nin Genel Başkanlık koltuğuna oturmak ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimine yeniden partisinin adayı olarak katılmaktı. Hatta olağanüstü genel kurul girişimlerinde bile bulunuldu, ancak yeterli imza toplanamadığı gerekçesiyle sonuçsuz kaldı. Yine olağanüstü genel kurul toplantısı tartışmaları sırasında parti üst yönetiminin, “Muharrem İnce, İstanbul adayımız olacak” şeklindeki açıklamalara”, “Hayır İstanbul’a aday çok arkadaşımız var, onlar olsun. Ben Genel Başkan olacağım” diye yanıt verdiği de belleklerde.

Genel Başkanlık iddiasından ve açıklamalarından sonra şimdi kalkıp da, “Önseçim olursa İstanbul’a  varım” demesi doğrusu hiç şık olmadı. Öyle ya o zaman sorarlar  “Bu denli Genel Başkanlık iddian varken birdenbire niye İstanbul’a niyetlendin?” diye.

Demem o ki, Cumhurbaşkanlığı seçiminde partililer kadar diğer seçmenlerden de karşılık gören, CHP’den fazla oy alan deneyimli politikacının ikircikli tavırları saygınlığını aşındırırken, destekçilerini de üzüyor. Öyle ya, ortaya bir hedef koymuşsun. Onun peşinden giderken aniden dümeni başka yere kırmak o kişiye duyulan güvenin azalmasına yol açar. Eğer, hedefinde Genel Başkanlık varsa sonuna dek bu doğrultuda çalışmalarını sürdürmesi gerekir.

Ha, “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” görüşü yaygın.  Doğrudur İstanbul gibi dünya metropolü bir kentin Belediye Başkanlığını kazanmak partiye psikolojik üstünlük sağlar. Belki de siyasi iktidarın gelecekte korkulu rüya görmesine yol açar. Ne var ki, diğer iller olmadan kazanılacak İstanbul utkusu tek başına siyasi iktidarın görevinden istifa etmesine yol açmaz. Hem AKP’nin MHP gibi yol arkadaşı varken. Bakmayın siz, Erdoğan ile Bahçeli arasındaki karşılıklı atışmalara. İşte son anda MHP’nin çekimser kalması ile emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili önerge Meclis’te kabul edilmedi. Bu bile çatladığı ifade edilen Cumhur İttifakı’nın aksasa da devam edeceğinin işareti.

Neyse,  Muharrem İnce’nin önseçimden çıkacağı kesin mi? Haydi çıktı diyelim. Belediye Başkanlığı seçimini kazanması da muamma. Hem Belediye Başkanlığı seçimini yitiren bir kişinin yeniden “ CHP Genel Başkanlığına adayım” demesi taban kadar kamuoyu tarafından da ilgi ve destek görmez.

Onun için Muharrem İnce ikircikli tavrından vazgeçerek ya Genel Başkan adayı olduğunu, ya da İstanbul’a niyetinin bulunduğunu net olarak açıklamalı. Zaten CHP’nin Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve Bursa gibi Büyükşehir adaylarının Genel Merkez, yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun saptayacağı ileri sürülüyor. Kılıçdaroğlu’nun İstanbul için partili olmayan, dışarıdan birini aday göstereceği de dillendiriliyor.

Yerel seçime daha beş ay var. Salt CHP değil, diğer partilerde de aday adaylığı için çeşitli isimler yazılıyor, konuşuluyor. Her seçim öncesi birilerinin isimlerinin gündeme gelmesi son derece doğal. Sonuçta adayları Genel Başkanlar belirliyor, sürprizler ortaya çıkıyor.

Partiler Belediye Başkanlıkları için yörenin sevilen, sayılan, tanınan kişileri yeğledikleri için çok sayıda yeni isimler aday gösteriliyor. Tabii bu da beklentileri olan partilileri şoke ediyor. Kuşkusuz 31 Mart 2019 seçimleri için de aynısı söz konusu olacak. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.