Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Nankör

Suriye’nin kuzeyine yönelik süren “Barış Pınarı” harekatında hangi ülkelerin dost olup olmadığı net olarak görüldü.

Uluslararası platformlarda arka çıktığımız, desteklediğimiz Arap ülkelerinin sınırda  teröristlere karşı başlatılan harekata karşı çıkmaları, iki yüzlü Avrupalılarla Türkiye’yi kınamaları doğrusu üzdü.

En çok da “ Kardeş ülke” diyerek her daim savunduğumuz, yardımda bulunduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın sözleri incitti Türk ulusunu.

Türkiye’nin kardeşliğini ve savunusunu görmezden gelen, Akıncı, rahmetli Bülent Ecevit’in 1974 yılında başlattığı “Barış Harekatı”na da gönderme yaparak, “ Barış Pınarı” operasyonunu kınaması tam bir nankörlük örneği.

Akıncı’nın “ 1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil, kandır” sözleri aymazlıktan başka bir şey değil. Ecevit’in ABD ve diğer emperyalist ülkelerin baskılarına aldırmaksızın gerçekleştirdiği, soydaşlarını Rum esaretinden kurtaran harekatın ada halkına özgürlük sağladığını bilmeyecek kadar şaşkın KKTC Cumhurbaşkanı  teröristlere karşı sürdürülen “Barış Pınarı” harekatına aklınca karşı çıkıyor. Emperyalist ülkelerle aynı dili kullandığının, kimlere hizmet ettiğinin ayırdında değil.

Cumhurbaşkanlığı koltuğuna 1974 harekatı sayesinde oturduğunun bilincine sahip olmayan ilginç şahsiyeti Rumların KKTC halkına karşı çirkin saldırılarda gerçekleştirdiğini, dünyadan soyutlamaya çalıştığını, içtenlikle sahip çıktığı  Türkiye’ye dil uzatma küstahlığını gösteriyor. Yazıklar olsun bu nanköre.

KKTC halkının kendini bilmez Mustafa Akıncı gibi düşünmediğine inanıyorum. Vefa’yı da halkın unutmayacağını sanıyorum. Türkiye’nin sağladığı yardımlar olmadan adım atamayacak KKTC halkının Mustafa Akıncı’ya gereken yanıtı vereceğini umuyorum. Merhum Rauf Denktaş’ın KKTC ve Türkiye için ne denli değerli bir devlet adamı olduğu, halkını emperyalizme karşı nasıl cansipere koruduğu Akıncı’nın açıklamaları ile bir kez daha ortaya çıkıyor.

Dost bildiğimiz nice ülkelerin “kara gün dostu” olmadığını Barış Pınarı sayesinde öğrendik.  Kardeş diye övündüğümüz Arap ülkelerinin, dünyayı karşımıza alarak hakları için yılmadan mücadele verdiğimiz Filistin’in bu önemli harekatta Türkiye’ye dirsek çevirdiklerini görünce içimiz “cız” ediyor. Yahudi zulmü altında inleyen Filistinlilerin tavrı daha da kahredici. Kahire’de toplanan 22 Arap ülkesinin Türkiye’yi Suriye’de işgalci diye niteleyip, kınaması arkamızdan hançerlenmekle eşdeğer. Dünyada hakları için uğraş verdiğimiz, her türlü yardımı yaptığımız Filistin bile meşru haklara dayanan harekatı kınıyor. Aslında gerekli dersleri çıkarıp bundan sonra o ülkelerle yürütülen diplomatik ilişkileri değiştirmek şart oldu. En çok siyasi iradenin ders alması gerekiyor bu sahte dost ülkelerin tavrından.

Bazıları adına “savaş” dese,  bazıları karşı çıkıp kınasa da Suriye’nin kuzeydoğusunda terör örgütü PKK ve onun uzantısı PYD/YPG’ye karşı başlatılan sınır ötesi harekat Türkiye’nin en doğal hakkı. Hiçbir ülke sınırında terör devleti kurulmasına göz yumamaz. Avrupalı ve dost bildiğimiz Arap ülkeler aynı durum karşısında ne yapar, teröristlere karşı nasıl davranırlardı?  Olayların bu aşamaya gelmesinde yürütülen dış politika sorgulanabilir, masaya yatırılır. Ancak sırası şimdi değil. Söz konusu olan Türkiye ve güvenliği.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.