Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

“Ne olur kapatın”

Samsun 3.  İdare Mahkemesi’nin Çarşamba Ovası’nda yapımı süren biyokütle enerji santraline ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesi şüphesiz olumlu gelişme.

Yargının kararı, santralin ham madde gereksinimini karşılayacak tarım ürünü atıklarının depolanacağı alana ilişkin. Yani, enerji santraline yönelik bir karar şimdilik söz konusu değil. Enerji santralinin yapımı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “ÇED raporu gerekmez” görüşüne karşı açılan dava aynı mahkemede sürüyor. Eğer, yargı bakanlığın kararının yürütmesini durdurursa gerçekten çevre ve insanlar adına önemli kazanım sağlanmış olacak.

Gerçi santrali yapan işverenin kararları bir üst mahkemeye, Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıma hakkı var. Yine de idare mahkemesinin kararı bölge halkı ve ova için sevindirici. Bu aşamadan sonra işverenin işinin hiç kolay olmadığı anlaşılıyor.

Aslında, bu denli şiddetli itirazlara karşın santralde ısrarı anlamak çok zor. Kurulacak santralin tarım atıkları ile çalışacağı, ovaya zarar vermeyeceği savunulsa da bacalardan çıkacak kirli dumanların çevreyi ve insan sağlığını termik santraller kadar olmasa da olumsuz etkileyeceği aşikar.

Santrale bölge halkı ve çevreci örgütlerin tepkileri sürerken iki ilçe Ziraat Odası Başkanı’nın kendilerine şirket tarafından “susmaları” karşılığında rüşvet teklif ettiğini ileri sürmeleri son derece anlamlı ve düşündürücü.

Santrale karşı gerçekleştirilen mitinglerde, başkanların bu iddiaları dile getirmesi gerçekten yenilir, yutulur gibi değil. Eğer doğru ise ovanın ölümü, insanların zehirlenmesi, hastalanması için her şey mübah görülüyor. Yazık hem de çok yazık. Değer mi para kazanmak için Çarşamba Ovası’nı soldurmaya, insanları ekmek parasından etmeye, hastalığa davetiye çıkarmaya.

3. İdare Mahkemesi depo alanına ilişkin aldığı yürütmeyi durdurma kararı ile “İyi ki yargı var” dedirtti, insanların yüreğine su serpti. Umarım peşi gelir, bakanlığın “ÇED raporu gerekmez” görüşüne ilişkin süren davadan benzer karar çıkar.

Sadece Çarşamba’nın, Karadeniz’in sorunu değil çevre düşmanı enerji santralleri. Türkiye’nin dört bir yanında, “enerji gereksinimini” karşılama amacıyla kondurulan, bacalarında filtre bulunmayan santrallerin insanları hasta ettiği, öldürdüğü uzmanlar tarafından sürekli dile getiriliyor.

Nitekim, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Başkanı Sinan Adıyaman, gerekli önlemleri alınmayan enerji santrallerinin zehir ve ölüm saçtığını vurgulayarak, zehir salımının insanların erken ölümüne, akciğer, kalp, kanser ve nörolojik hastalıklar başta olmak üzere pek çok hastalığa neden olduğunu açıkladı.

Başkan Adıyaman,  önlemler alınmadan üretimi sürdüren santrallerin mutlaka kapatılmasını isteyerek, “ne olur yapmayın, kapatın” diye çığlık atıyor. İşte böylesine büyük tehdit v ölümcül başta termik olmak üzere gerekli önlemleri alınmayan, filtresiz bacalarından siyah dumanlar çıkan enerji santralleri.

Tıp insanlarının dikkate alınmayan çığlığı karşısında Samsun 3. İdare Mahkemesi’nin kararı umut verici.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.