Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Ne yapsın emekli?

Ülkemizde emeklinin halinin içler acısı olduğu uluslararası araştırma ile bir kez daha saptandı.

Avustralyalı insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Melbourne Mercer’in düzenlediği “Küresel Emeklilik Endeksi”ne göre, Türkiye ,“En iyi emeklilik” sırlamasında sondan üçüncü sırada yer aldı. Dünya nüfusunun yüzde 67’sini oluşturan 37 ülke arasında emeklinin maaşı ile en rahat yaşadığı Hollanda ilk sırada.

Kuşkusuz, Türkiye’nin Tayland ve Arjantin ile birlikte son üçte bulunması emekli aylıklarının son derece yetersiz olmasından kaynaklanıyor. Nitekim araştırmayı yapan kuruluşun yayınladığı raporda Türkiye’ye “emekli maaşları artırılmalı” uyarısı yapıldı.

Aylıklarına altı ayda bir gerçekleşen enflasyon oranında yapılan zamla satın alma güçlerini korumaya çalışan emekli, cep yakan çarşı pazar fiyatları karşısında yaşama mucizesi gösteriyor.

Temel gıda ürünlerindeki fiyat artışları özellikle dar gelirli kitleyi vuruyor. Hayat pahalılığını ensesinde en çok hissedenler emekli, çiftçi, memur ve işçi. Özellikle aylıklarında göreceli iyileştirme yapılmayan, enflasyon artışına mahkûm edilen emeklinin yıllardır dile getirdiği sorunlar çözülemedi, talepleri karşılanmadı. Dar gelirli kitle ancak seçimden seçime hatırlanıyor.

Günümüzde emekli aylığı ile muhannete muhtaç olmadan geçinebilmek çok zor. Aylıklar günün koşullarına göre oldukça düşük, temel gereksinimleri karşılamaktan uzak. En düşük işçi emekli aylığı bin 186, en düşük memur emekli aylığı ise 2 bin 522 lira düzeyinde. Oysa, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 58 lira. Çok sayıda emeklinin hanesine, açlık sınırının gerisinde kalan aylık giriyor ve bununla geçinmeye çalışıyor.

Emekliler aylıklarına her altı ayda bir yapılan enflasyon zammının dertlerine çare olmadığını dile getiriyor. Ancak seslerini gerekli makamlara duyuramıyor. Enflasyon zammı yerine, seyyanen artış ve refah artışından pay istiyorlar. Yine düşük aylıkların günün koşullarına uygun iyileştirilmesini, memur

emeklilerinde olduğu gibi hükümet ile memur sendikaları konfederasyonu arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesindeki zammın kendilerine de uygulanmasını talep ediyor. Sağlık hizmetlerinden alınan katkı payı uygulamasına son verilmesini, ek ödeme miktarının artırılmasını bekliyor.

Kuşkusuz en önemli taleplerinden biri de 2000 sonrası emekli olanları kapsayacak yeni intibak yasasının çıkarılması. İntibak emeklinin olmazsa olmazı.  Yılda dört maaş tutarında ikramiye beklentileri de var.

Aylıkların düşük olmasında en önemli etmen 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı sosyal güvenlik reformu yasası. Adına sözüm ona “reform” denilen yasa uyarınca emekli aylığı bağlama oranları bir hayli düşürüldü. Bundan ötürü 2008’den sonra bağlanan emekli aylıkları çok aşağı düzeylerde, komik sayılacak rakamlarda kaldı.

Hala 1000 ile 1500 lira arasında aylık alan on binlerce emekli var. Zaten uluslararası kuruluşun yaptığı araştırma ile komik aylık belgelenerek, “maşları iyileştirin” uyarısında bulunuluyor.  İğneden ipliğe her şeye zam yağıyor, gel de geçin bu aylıkla. Ağlanacak durum.

12 milyonu aşkın dar gelirli kitlenin maddi sorunlarla boğuştuğu, yaşam zorluğu çektiğini taa uzaklardaki kuruluş duydu. Nedense yetkililer duymuyor, görmüyor. Oysa emekli yıllarca emeği ile ter akıttı, çalıştı, vergisini düzenli ödedi ülke için.

Türkiye, ne yazık ki emekliye ödediği düşük aylıkla ülkeler sıralamasının çok altında. Hayat pahalılığının giderek arttığı günümüzde düşük aylık alan emekli ileri yaşına rağmen ek işte çalışmak zorunda kalıyor.  Çalışmasın da ne yapsın gariban emekli? Tabii sağlığı el verirse.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.