evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Öldürmeye Değil Yaşamaya Değer

Dünyada ve ülkemizde bireysel silahlanma korkulacak boyuta ulaştı. Öyle ki, Türkiye’de nüfusun dörtte biri silah taşıyor.

Her yıl yaklaşık 4 bin 500 kişi bireysel silahlanmadan ötürü yaşamını yitiriyor güzel ülkemizde.

Umut Vakfı tarafından “28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü” nedeniyle düzenlenen panelde acı gerçek bir kez daha gözler önüne serildi. Eğitimin ve yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesinin zorunluluğuna dikkat çekilen panelde, cezaların yetersizliğinin ciddi sorun olduğu belirtildi.

Barışın, yaşamın karşıtı olan bireysel silahlanmadan çok canlar yitirildi, ocaklara ateş düştü. Başta Umut Vakfı olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütlerinin mücadelesine karşın ülkemizde silahlanma çılgınlığının artması insanları ürkütüyor, korkutuyor.

Nasıl korkutmasın ki? Öfkeli ve her an patlamaya hazır toplumuz. Kimseye “gözünün üstünde kaşın var” demeye gelmiyor. En küçük tartışmanın sonu bile acı ile bitebiliyor. Oysa, barış içinde dostça, kardeşçe yaşamak o kadar güzel ki. Ama nerede? Beline geçirdiği silahla öfke, vahşet saçıyor gözü dönmüş magandalar.

Düğünlerde, asker uğurlamalarında, bayram sabahlarında, ulusal takımın başarısında alıyor eline silahını, tüfeğini havaya rastgele saydırıyor da saydırıyor. Hiç düşünmüyor attığı kurşunların nereye gideceğini, kimleri hedef alacağını.  Öyle ki, kör kurşunlardan canını yitirenlerin, yaralananların haberleri eksik olmuyor medyada.

Bireylere tanınan mermi hakkının 200’den bin mermiye çıkarılması silahlanmayı teşvik eden ürkütücü bir karar.  Sahi bu kararı alanlar neyi hesap etti?

 Dediğim gibi, gazetelerde ve televizyonlarda silahlanma çılgınlığından ötürü aile dramları, facialar  eksik olmuyor. Bir bakıyorsunuz evinde işinde eşini, yakınını, bir bakıyorsunuz bir hiç yüzünden tartıştığı kişiyi sokak ortasında acımasızca öldürüyorlar.

Silah meşru müdafaa aracı iken, artık günümüzde keyfi kullanılan tehlikeli hale geldi.  Olumsuz tabloya rağmen silah satışları rekora koşuyor, 200 mermi hakkı bine çıkarılıyor.  Anlam vermek olası değil.

 Resmi rakamlara göre, halkta 2.5 milyon silah bulunuyor.  Ne var ki  Umut Vakfı’nın verilerine göre, bu rakam 20 milyon. Yani neredeyse nüfusun dörtte biri silah taşıyor.  Silaha sahip beş kişiden biri silahını toplumsal sorun haline dönüşen kadın cinayetinde kullanıyor. Yılda 750’ye yakın kadın silahla öldürülüyor. Silah en çok aile içi şiddette, sonra namus ve alacak verecek meselelerinde kullanılıyor.

Silah artık peynir ekmek gibi marketlerde bile satılıyor. İsteyen kuru sıkı alıyor, canı çeken ruhsatsız şekilde belinde silahla dolaşıyor.   Bu silahlarla market, kuyumcu, banka soymaya kalkıyor.  Sivillere tanınan 200 mermi hakkının bin mermiye çıkarılması ateşe benzin dökmekten başka bir şey değil. Bu kadar mermiyi nerede kullanacaklar.

 Ülkenin askeri, polisi, jandarması görevde iken bazı sorumsuz kişiler kendilerine vazife çıkarıp sözüm ona güvenliği, mahallenin namusunu korumaya kalkıyor. Polis ve güvenlik görevlileri varken size ne oluyor, bu hakkı nereden alıyorsunuz?

Dünyada, ülkemizde herkese yetecek kadar ekmek, su ve barış içinde yaşanacak çok yer var. Silahlanma yerine, silahsızlanmayı yaşam biçimine dönüştürmek toplum kadar, insanların da önceliği olmalı. Kuşkusuz bireysel silahsızlanmanın öncülüğünü yapacak olan yasal düzenlemeleri, gerekli önlemleri hayata geçirecek devletin kendisi.

Silahı sınırlandırmak, ruhsat vermede katı kurallar getirmek en ciddi önlemler olarak kendini gösterse de toplumu, bireyi silahsızlanma konusunda eğitmek, spot filmler yayınlamak, seferberlik başlatmak devletin temel görevi olmalı, cezalar olabildiğince ağırlaştırılmalı.

Ölmeye ve öldürmeye değil, yaşamaya değer vermeli insan. Bireysel silahsızlanma yaşam biçimine dönüştürülmeli. Toplumun ortak hedefi silah değil, barış ve kardeşlik olmalı. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.