istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Özverili Hekimler

Yarın Tıp Bayramı.   Özverili hekimler ve sağlık çalışanları “14 Mart Tıp Bayramı”nı bu yıl da buruk kutluyor.

Cinayete varan şiddet, dayak, mesleki sorunlarının çözümsüzlüğü, günün koşullarına uygun olmayan maaşlarından ötürü sağlık emekçileri bayramlarını yıllardır sevinçle kutlayamıyor. Bir yanda hız kesmeyen şiddet diğer yanda gereksinimlerini tümüyle karşılayamayan maaşlar.  Yaşadıkları olumsuzluklara karşın görev aşkı ile yurdun dört bir yanında insanlara şifa dağıtıyorlar.  

Büyük fedakarlıkla görevlerini yerine getiren hekim ile sağlık çalışanlarına, hasta yakınları tarafından uygulanan insanlık dışı tutum ve saldırgan tavırlar sıradan olay haline geldi. Şiddet, kaba davranış, sözlü saldırılar  iyiden iyiye artarak çığırından çıktı. Sağduyulu hiçbir yurttaşın onaylamadığı bu tür kaba hareketleri öğrendikçe üzülüyor toplum.

Nasıl üzülmesin ki? 24 saat görev başında bulunan, insanlığa hizmet eden değerli bilim insanları öyle kolay yetişmiyor.  Şiddet uygulayan kör cahiller, bir hekimin alanında uzman olabilmesi için neredeyse ömrünün yarısını harcadığını, dirsek çürüttüğünün farkında değil. O özverili insanlar, şiddete uğrasa, dayak yese, meslektaşları öldürülse de ant içtikleri “Hipokrat Yemini” uyarınca oldukça zor görevi yerine getiriyor.

Kuşkusuz içlerinde paraya tamah eden, aç gözlüler, ameliyatlarda yoksul insanlardan bıçak parası talep edenler var. Ancak tümünü aynı kefeye koymak doğru olmaz. Bir sepetin içindeki çürük yumurtalar olarak nitelenenler temizlendiğinde geriye kalan büyük çoğunluğu sağlam karakterli, tıp bilimine kendini adamış pırıl pırıl değerli hekimler 24 saat görev başında insanlara hizmet için didinip duruyor.

Sağlıkta Şiddet Yasası’nın hayata geçirilmesi hekimler adına olumlu bir adım oldu. Ne var ki bu yasaya karşın, az da olsa sağlık çalışanlarına saldırı ve şiddet  hala sürüyor.Daha radikal önlemler ve ödünsüz uygulamalar ile bu saldırıların da önüne geçilebilir. Ama sağlıksız ruh yapılarına sahip kişilerin nerede ne yapacakları öngörülemediğinden birden hekimlere saldırıyor, istenmeyen görüntüler oluşuyor. Hastalar çoğunlukla uygunsuz ilaç yazdırma ve rapor taleplerini hakları zannediyor, reddedilince de şiddete başvuruyor. Yani bilinçsizce doktordan ilaç yazmasını istiyor bazı hastalar.

Son altı yılda 40 bini aşkın doktor ve sağlık emekçisi, hasta yakınları tarafından sözlü saldırıya uğradı, şiddet gördü, dayak yedi. Sağlık çalışanlarına saldırının en büyük nedeni yoğunluktan ötürü hekimin hastaya gereken süreyi ayıramaması.  Şiddet , tedavi süresinin kısalığından “Hastamla ilgilenmedin, gereken tedaviyi yapmadın” gibi sudan gerekçelerden kaynaklanıyor. Oysa hekimler sürenin kısalığına rağmen ellerinden geleni yapıyor.

Türk Tabipleri Birliği, bir hekimin yoğunluktan dolayı günde 100-200 hastaya baktığını, her hasta için en fazla 5 dakika zaman ayırabildiğini çeşitli kez açıkladı.  Onun için açığın bir an önce giderilmesi, bekleyen hekimlerin atamasının ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekiyor. Muayene süresinin kısalığı bazen eksik ve hatalı tanılar konulmasına, yanlış reçeteler yazılmasına yol açabiliyor. Bu durum hasta memnuniyetini azaltıyor, hekime şiddette, saldırıya dönüşüyor.

Ne olursa olsun hiçbir gerekçe hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına şiddeti, saldırıyı haklı kılmaz. Ortada  bir sorun varsa yine hekimle görüşülerek giderilir.  Dediğim  gibi hekimler ve sağlık çalışanları 24 saat boyunca insanlara hizmet ediyor, sağlığına kavuşturuyor. Hastanelerin yol geçen hanı değil, şifa yuvaları olduğunu şiddet eğilimli aymazlar belleklerine kazımalı.

Hekimler ile sağlık çalışanlarının en büyük sorunu maaşlarının yetersizliği. Düşük ücretle gündelik yaşamda zorlanmalarından,  tıbbi araştırmalara yeterince kaynak bulamamalarından yakınıyor. En düşük hekim ücretinin yoksulluk sınırının iki katı olmasını talep ediyorlar.  

 Yorucu uzun eğitimin ardından atanmayı bekleyen genç hekimler yasal işlemlerin gecikmesinden, atanamamalarından şikayet ediyor. Görev aşkı ile yanıp tutuşan genç bilim insanları bir an önce atanarak görevlerine başlamak istiyor. Hastanelerde yoğunluk ve buna karşılık hekim sayısının yetersizliği aşikar. Genç hekimlerin atamaları bir an önce yapılarak hastanelerdeki yığılmalar azalır, böylelikle şiddettin kaynağı kurutulur.   

Sahi, hangi doktor hastasının iyi olmasını, yaşama tutunmasını istemez? Gözü dönmüş saldırganlar bunu hiç düşünemiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.