Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Palamut kayıp gözler hamside

1 Eylül’de başlayacak yeni av sezonuna kısa bir süre kala yoksul sofralarının vazgeçilmezi olan palamutta kısır bir sezon yaşanacak gibi.

Geçen yıl amatör balıkçıların bolca avladığı Çingene palamudunun bugünlerde hala boy göstermemesi, yok denecek kadar yakalanması balıkçıları karamsarlığa itiyor.

Yıllarını denizde geçirmiş deneyimli balıkçılar Çingene palamudunun çoktan kendini göstermesi gerektiğini, ancak tadımlık bile avlanamadığını belirterek, bu durumun palamut için iç açıcı olmadığını ifade ediyor.

Sadece Karadeniz’de değil, diğer bölgelerde de palamut avlanmıyor. Oysa önceki yıllarda özellikle Karadeniz’de bol miktarda Çingene palamudu balıkçı tezgâhlarını süslerdi. Sezon öncesi palamudun bol olması diğer balıklarda da bereketli bir sezon yaşanacağının işareti olarak kabul edilir. Ancak hala palamut yok, kayıp. Tekne kaptanları kadar balık severler de üzgün ve bir o kadar umutsuz bu durumdan.

Başta hamsi olmak üzere diğer balıklar için tahmin yapmak erken. Av sezonun başlayacağı Eylül ayını beklemek en iyisi.  Zaten Eylül başında avlanan balık miktarı bu sezonun bol veya kısır geçeceğinin işaretini verecek. Ne var ki, geçen sezon bereket yaşanan palamutta bu sezon umut yok.

Gözler ucuz fiyatı ile her bütçeye uygun hamsiye çevrildi. Geçen sezon başı yüz güldüren, ancak suyun sıcak olmasından ötürü erkenden Karadeniz’den Gürcistan sularına göç eden hamsi bakalım bu sezon ne yapacak? Eğer palamudun yanı sıra hamside de kıtlık olursa dar gelirlinin mutfağına balık zor girer. Bol avlanırsa istavrit ve mezgit balığı ile yetinmeye çalışır. Bu balıkların fiyatı da hamsi ve palamut kadar ucuz değil.

Denizlerin prensi olan fiyatı ile cep yakan kalkan, lüfer, kofana ve barbun balığının yanına zaten yaklaşamaz dar gelirli kitle. Ancak tezgâhlarda izler.

Demem o ki, palamutta umut yok, gözler hamsi, istavrit ve mezgitte. Umarım hamsi bol avlanır da her keseye uygun fiyatı ile sofraları süsler. Balıkçıların belirttiği gibi Eylül başını beklemek en doğrusu.

Aslında üzerinde durulması gereken en büyük sorun, denizlerdeki balık miktarı ve türünün giderek azalması.  Hiç kuşku yok ki, balık türlerinin azalmasında en büyük etmen yanlış ve bilinçsiz avlanma.

Bilim insanları ve deneyimli balıkçıların ısrarla dile getirmelerine karşın, yine herkes bildiğini okuyor, yanlış avlanmadan ötürü denizin altı üstüne getiriliyor.

Doğa ile birlikte denizlerin hızla kirletilmesi, mevsimsel değişiklikten dolayı suların ısınması, avlanmada boy yasağına uyulmaması gibi etkenler de neredeyse denizleri kuruttu. Her yıl avlanan balık miktarında azalma oluyor. Önceki yıllarda her eve giren bolca tüketilen kalkan, lüfer, kofana gibi balıkları bulmak mümkün değil. Bulunsa bile aşırı fiyatından dolayı yanına yaklaşılmıyor.

Her sezon kapanışı ve açılışında balığın azalmasına yol açan bu temel sorunlar ısrarla açıklanıyor, önlemlerin hayata geçirilmesi isteniyor. Ancak değişen hiçbir şey yok.  Kuşkusuz balıkçıların ana girdisi mazota sürekli gelen zam az avlanan balık fiyatlarını oldukça artırıyor.

Üç yanı denizlerle çevrili olan Türkiye’de kişi başına tüketilen balık miktarı Avrupa ülkelerinin hayli altında. AB’de 25 -30 kilogram olan kişi başına yıllık tüketim Türkiye’de 8 -9 kilogram düzeyinde.

Balıkçılıkta bir dönem lider ülke olan Türkiye, ne acıdır ki balık ithal ediyor. Denizleri ve uzun nehirleriyle balıkçılığa elverişli ülke Türkiye’nin balık ithal etmesi üzücü olduğu kadar hayli düşündürücü. Seçenek olarak piyasaya sürülen çiftliklerde yetiştirilen kültür balıkları tadı ve kokusu ile kesinlikle deniz ürünlerinin yerini alamıyor.

Çözüm, balıkçılara uygun koşullarda kredi desteği ile sahip çıkmak, mazot fiyatlarındaki artışı durdurmak, bilinçli avlanmaya ilişkin eğitim vermek, teknelerin günün koşullarına uygun teknolojik donanımlarla yenilenmesine katkıda sağlamak ve av yasağına uymayanlara ağır yaptırımlar uygulamak.

1 Eylül’de denize açılacak tüm balıkçılara rastgele.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.