istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Papazın Ardından

Papaz Brunson’ın salıverilmesi ile Türkiye ve ABD arasındaki gerginliğin hemen ortadan kalkacağını söylemek sanırım safdillik olur.

Son dört aydaki kur artışının, dolayısıyla ekonomik krizin temel etkenlerinden biri olarak gösterilen ev hapsindeki ABD’li Papaz’ın özgürlüğüne kavuşarak ülkesine gitmesi kuşkusuz bir ölçüde rahatlama getirdi. İlginç olan devlet büyüklerinin bir süre öncesine kadar terör örgütü üyesi olarak suçladığı ABD’li Papazın bir anda salıverilmesi. 

Öyle ya ne oldu da ibre birden tersine döndü. ABD Başkanı Trump’ın bırakılmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmesi dikkat çekici. Aslında ülkemizin baş ağrısı olan bir şahsiyetin özgürlüğüne kavuşarak ülkesinin yolunu tutması iyi oldu, gergin havayı yumuşattı. Asıl üzerinde durulması gereken ABD ile Türkiye arasında var olan krizin hemen ortadan kalkıp kalkmayacağı.

Brunson salıverilse bile her iki ülke arasında çeşitli başlıklar altında toplanan diplomatik sorunlar devam ediyor. Öyle kolay çözüme kavuşacak gibi de görünmüyor.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze alımına şiddetle karşı çıkan ABD bunu “NATO’ya ihanet” olarak değerlendiriyor. ABD’nin çılgın Başkanı, Rus füzelerini gerekçe göstererek üretim finansmanına katkıda bulunmasına karşın F-35 savaş uçaklarını Türkiye’ye teslim etmeyi sürekli öteliyor. Türkiye’nin Rus füzelerini almasını kabullenemeyen Trump, F-35’lerin tesliminde bahane üzerine bahane üretiyor. Oysa, Türkiye dış güvenliğini sağlamak için füzeleri almak zorunda. Hem daha önce bu yönde Batılı ülkelere yaptığı başvuru kabul görmemişti. Doğal olarak Rusya’nın ürettiği S-400 füzelerine yöneldi. Oradan alınca da kıyameti koparıyor ABD ve diğer NATO ülkeleri.

Anımsanacağı üzere ABD Başkanı Trump, Obama döneminde İran ile imzalanan uluslararası nükleer anlaşmayı bozarak bu ülkeye ambargo uygulamaya başlamıştı. Ayrıca, İran ile ticareti sürdüren ülkelere de aynı yaptırımı uygulayacağını açıklamıştı. ABD’nin bu kararından en çok etkilenecek ülkelerin başında Türkiye yer alıyor. Çünkü doğalgaz gereksiniminin büyük miktarı İran’dan karşılanıyor. Eğer ABD’nin istediği gibi İran ile ticaret askıya alınırsa Türkiye’nin doğal gaz alımında açıklar oluşur, hali ile enerji üretilemez halk kışın donar. Hem İran’a önemli miktarda mal satışı gerçekleşiyor, yatırımlar var. Niye Trump istedi diye bir anda İran ile ticareti askıya alsın Türkiye?  

O kadar uyarılara çağrılara karşın, ABD hala Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu PYD-YPG bölgesine, yani terör örgütü PKK’nın uzantısına önemli miktarda silah ve lojistik yardımda bulunuyor. Terörden canı yanan, on binlerce şehit veren Türkiye’nin “ Yardımı kesin” çağrısına gözlerimizin içine baka baka “Yapmıyoruz” diye yalan yanıtlar veriyor. Hem de NATO müttefiki olmamıza karşın. Rusya’dan füze alırken “NATO”ya ihanet” ediyorsunuz diye bağırıyor, terör örgütüne yardım ederken NATO üyeliğini unutuyor pişkin ABD Başkanı.

Bunlar yetmezmiş gibi Doğu Akdeniz’de Rumların petrol aramasına ABD’li Exxon-Mobil şirketi katılıyor. Türkiye’nin itirazını görmezden gelen Trump, Amerikan şirketinin Rumlarla petrol aramasına dolaylı yoldan destek veriyor.

Yine FETÖ elebaşını ülkesinde barındıran çılgın ABB Başkanı,  Türkiye’nin “Teslim edin” çağrılarına kulak asmıyor. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin bir numaralı sanığını ülkesinde misafir etmenin yanı sıra güvenliğini sağlıyor. Yani,  terör başını yediriyor, içiriyor, kolluyor.   Ha bu arada “Ver Papazı, al Papazı” söylemi de gerçekleşmedi. ABD Papazı aldı da bizim istediğimiz hala orada.

Demem o ki, Brunson’ın salıverilmesi bir ölçüde gerginliği azaltarak yumuşama sağlasa bile iki ülke arasındaki krizi yukarıda açıkladığım sorunlardan ötürü tamamıyla sonlandırmadı. Krizin, sorunların giderilmesi için epey uğraş verilecek, zaman alacak gibi.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.