evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Patates ile soğanın bedeli

Seçmen, hayat pahallığının, işsizliğin ve mutfaktaki yangının bedelini doğal olarak iktidara oyları ile ödetti.

31 Mart yerel seçim sonuçlarında Cumhur İttifakı’nı oluşturan AKP ile MHP sayısal olarak önde görünse bile, Millet İttifakı’nın büyük ortağı CHP’nin resmi olmayan sonuçlara göre Ankara, İstanbul, Mersin, Adana, Antalya, Kırşehir, Ardahan, Sinop ve Artvin’i kazanması asıl galibin muhalefet olduğunu ortaya koydu. Hele hele Ankara ve İstanbul’un 25 yılın ardından yeniden CHP’nin eline geçmesi seçmenin siyasi iktidara uyarısı, kulağını çekmesi olarak değerlendirilmeli.

Ankara’da Mansur Yavaş’ın, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun, Antalya’da Muhittin Böcek’in, Adana’da Zeydan Karalar’ın ve diğer illerde CHP’li adayların belediye başkanı seçilmelerinde bireysel başarılarının yanında, halkın mutfağındaki yangın, alım gücünün sürekli düşerek yoksullaşması, 8 milyona dayanan işsizlik çok ama çok etkili oldu.

Halk, patates ve soğanın 7 liraya, patlıcanın fasulyenin 15 liraya satılmasına, iğneden ipliğe her şeye her gün zam gelmesine “Yeter artık” diyerek siyasi iktidara sarı kart çıkardı. Düşünebiliyor musunuz, daha düne kadar yüzüne bile bakılmayan patates 5 ile 7 lira arasında satıldı pazarda. Vatandaş patates, soğan alamadan evinin yolunu tuttu. Tanzim satışları da çözüm olamadı hayat pahalılığına.

Kuşkusuz, seçim çalışmalarında sert ve ayrıştırıcı dilden hiç hoşnut kalmadı seçmen. Alanlardaki hitabetten, propagandadan oldukça rahatsız oldu.  Oysa daha hoşgörülü, birleştirici bir üsluba çok ihtiyacı vardı ülkenin. Seçmenin uyarısında ekonomideki olumsuzluğun yanında, kırıcı ve sert dilin rolü de çok fazlaydı.

Erdoğan ile Bahçeli’nin seçim konuşmalarında dile getirdiği “Beka” vurgusuna seçmenin kulak kabartmadığını gösteriyor sonuçlar. Yani ekonomik anlamda her geçen gün gerileyen halk, “beka” sözcüğünü dikkate almadı. Dediğim gibi önceliği çarşı pazardaki aşırı fiyat, satın alma gücünün düşmesi, cebinin boşalmasıydı.

Aslında seçmenin gösterdiği sarı kart işbaşındaki iktidar için bir fırsat. Seçim sonuçlarını “Nerede yanlış yaptık?” diyerek özeleştiride bulunması, sorgulaması gerekiyor. Umarım halkın alım gücünü artıracak, işsizliği önleyecek, istihdam alanlarını genişletecek yeni ekonomi politikaları hayata geçirmeyi daha fazla ıskalamazlar.

İçeride ekonomi, terör, güvenlik kadar dış sorunları da hayli fazla Türkiye’nin. Bunların aşılması, ülkenin dışarıda güçlü konuma gelebilmesi için şimdi iktidar ile muhalefet işbirliği yapmalı. Seçim değerlendirmelerinin hemen ardından içten görüşmelere, diyaloga girilmesi şart. Bunu sağlayacak, hayata geçirecek olan kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan. Seçim meydanlarındaki atarlanma ve  karşılıklı salvolar bir kenara bırakarak bir araya gelmeli tüm siyasiler ulusal çıkar için.

Tamam yerel seçimler yapıldı, halk yeni yöneticilerini seçti. Yeni başkanlar illerine, ilçelerine, beldelerine daha iyi hizmet için kollarını sıvarken, siyasetçiler de ülke sorunlarının çözümüne odaklanmalı. Nasıl olsa 4 yılı aşkın süre ile sandık başına gitmeyecek seçmen. Bu uzun süre Türkiye için çok iyi değerlendirilmeli.     

 Bu arada, Sinop ve Artvin’in dışındaki tüm illerde belediye başkanlıklarını kazanan Ak Parti bir kez daha “Karadeniz Partisi” olduğunu gösterdi. Her ne denli yerlerde sürünen fındık fiyatlarından yakınsa da üretici hemşerileri Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkarak Ak Parti’yi bölgede yine birinci parti yaptı.

Umarım Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllardır Karadeniz halkının kendisine olan sevgisine karşılık fındık üreticisini bu yıl sevindirir, hevesini kursağında bıraktırmaz.  Çünkü yıllardır maliyetini bile karşılamayan fiyatlardan ötürü 8 milyona yakın fındıkçı sorunlarla boğuşuyor, ürününün ziyan olmasından yakınıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.