sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Perşembe’nin gelişi

Devlet Bahçeli’nin “Cumhur İttifakı”nın yerel seçimlerde sürmeyeceğini açıklaması aslında beklenen gelişmeydi.

MHP’nin ısrarla TBMM Başkanlığı’na sunduğu af teklifinin yol arkadaşı AKP tarafından karşılık görmemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından şiddetle eleştirilmesi kırılma noktası oldu ittifakın. Üstüne üstlük,  Danıştay’ın iptal ettiği “andımız” tartışmaları üzerine her iki parti yöneticilerinin birbirlerine yönelttikleri sert açıklamalar ipleri daha da gerdi.

 16 Nisan referandumu ile Erdoğan’a Başkanlık yolunu açan, parlamenter sistemin sonlandırılmasına katkı sunan MHP Başkanı, af konusunda can ortağından böylesine sert tepki geleceğini hiç ummuyordu. Daha öncekiler gibi bu talebinin de hemen yerine getirileceğini bekliyordu. Ama,  Erdoğan “insanlara karşı işlenen suçları affetme yetkimiz yok” diyerek sürekli tekliften duyduğu hoşnutsuzluğu dile getiriyordu.

Geçtiğimiz pazar günü İstanbul’da yaptığı konuşmada  “50 bin uyuşturucu satıcısına kapıları açamayız” sözü Bahçeli tarafından “MHP uyuşturucuları salıvermek istiyor” şeklinde algılanarak zaten gergin olan ittifak ipinin kopmasına yol açtı.

Aslında, Cumhur İttifakı’nın ortakları arasında belli bir süredir görüş ayrılıkları yaşandığı sır değil. İki parti arasında ilk fikir ayrılığı 24 Haziran seçimi öncesi Bahçeli’nin yine af çıkışıyla yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu öneriye “Gündemimizde af yok” diyerek karşılık vermişti.

AKP ile MHP arasındaki önemli görüş ayrılıklarından biri de Katar’dan Erdoğan’a armağan edilen uçak ile yaşandı. Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti devleti hediye, hibe kabul etmez. Uçak ihtiyacı varsa kendi kaynaklarıyla almayı tercih etmelidir” diyerek uçağın iade edilmesini istedi. Ne var ki bu çağrıya Erdoğan tarafından karşılık verilmedi.

Karadenizli üreticinin temel geçim kaynağı olan fındık konusunda da ortaklar arasında derin görüş ayrılıkları vardı. TBMM Genel Kurulu’nda fındık üreticilerinin sorunlarıyla ilgili önergede MHP’li vekiller CHP, İYİ Parti ve HDP ile birlikte hareket etmiş, önergenin kabulü yönünde oy kullanmıştı.  AKP’li vekiller ret oyu kullanarak önergenin görüşülmesi kabul edilmedi.

Yine Emeklilikte Yaşa Takılanlar ilgili AKP ile MHP farklı uçlarda yer aldı. MHP yüz binlerce kişiye emeklilik hakkının verilmesini savunurken, AKP diğer muhalefet partilerinin gündeme taşıdığı öneriye karşı çıktı.

Ve son olarak Danıştay’ın iptalinin yürürlüğünü durdurduğu “Öğrenci Andı” konusunda zıt görüşler oluştu. Bahçeli, Danıştay’ın kararı ile andın okullarda yeniden okunmasının mümkün olduğunu açıklarken, AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ karşı çıkmış, bunun üzerine Bahçeli de Bozdağ’ı sert sözlerle eleştirmişti.

Her iki parti arasında 24 Haziran seçimi öncesi başlayıp, bugünlere gelen görüş ayrılıkları, partili yöneticilerin karşılıklı ağır sert sözleri, eleştirileri,  en önemlisi af üzerinden yaşanan tartışmalar MHP liderini çileden çıkardı, yerel seçimde ittifakın olmayacağını açıklamasını yaptırdı.

Demem o ki, yukarıda sırladığım olaylar aslında perşembenin gelişini çarşambadan gösteren gelişmelerdi. Yani, bu kadar derin fay yarığı Bahçeli’nin sürpriz çıkışına yol açtı.

Zaten, Meclis’te salı günleri grup toplantılarında yaptığı açıklamalarla Türkiye’de çok önemli değişimlere sebep oldu MHP lideri.  Hatırlayın Başkanlık çıkışını, 24 Haziran erken seçim önerilerini.  Şimdi de affı gerekçe göstererek belki de “Cumhur İttifakı”nın sonlanmasının adımlarını attı.

Bahçeli’nin sürpriz çıkışına AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında , iki partinin her konuda aynı düşünemeyeceğini, affa karşı olduğunu, andın da  okullarda okunmayacağını belirterek, “onlar yoluna biz yolumuza” sözü ile bir anlamda  Bahçeli’nin restine restle karşılık verdi. Ancak, devlete karşı işlenen suçların affedilebileceğini, arkadaşlarının da bu yönde çalışma yaptığını söyleyerek yine de kapıyı aralık bıraktı.

Rahmetli Süleyman Demirel, boşuna söylememiş belleklere kazınan “ Dün dündür, bugün bugündür” sözünü. Ne var ki, kırılan vazo eski halini alamaz. Öyle görünüyor ki yerel seçimde birbirinden ayrı düşecek ortaklar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.