Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Savaşın eşiğinde…     

Elbette İran’ın, Irak’taki ABD üslerini vurması bekleniyordu.

ABD Başkanı Trump’ın emri ile İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, iki ülke arasında var olan gerginliği en üst düzeye taşımış, bir anlamda savaşın eşiğine getirmişti. Sert mizaçlı, ödün vermeyen,  dış ülkelerdeki operasyonların bir numaralı ismi Süleymani’nin öldürülmesi İran’ı derinden etkilemişti.

İran’ın ABD suikastına karşılık vereceği zaten bekleniyordu. Yapılan açıklamalar böylesi bir misillemenin eli kulağında olduğunu gösteriyordu. Ve beklenen oldu İran, ABD’nin Irak’taki 2 üssünü 3 balistik füze ile vurarak çok sayıda ABD’li askerin öldürüldüğünü açıkladı.  ABD Başkanı Trump ise can kayıpları yaşanmadığını bildirdi.

Ülkesinde çok sevilen, Irak ve Suriye’deki önemli operasyonları yöneten Kasım Süleymani’yi öldüren ABD,  İran’ı can evinden vurarak bu ülkeye moralmen ağır tahribat verdi.  Şii komutanın halk arasında ne denli sevildiğini, saygı gördüğünü cenaze törenine milyonların katılması, izdihamdan ötürü 50 kişinin yaşamını yitirmesi gözler önüne serdi.

 İç politikada zor günler yaşayan, azledilme süreci ile karşı karşıya olan ABD’nin çılgın Başkanı, İran’ın beyin takımlarından Süleymani’ye suikast emrini vermesi ile  azalan saygınlığını artırsa da iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmesinden ötürü kendi kamuoyu ve diğer ülkeler tarafından eleştirildi.

Süleymani’nin öldürülmesi ve ardından İran’ın ABD üslerine füze ile saldırması ile tırmanan gerginliğin savaşa evrilip evrilmeyeceği her iki ülkenin bundan sonra takınacağı tavra bağlı. İran, misillemede bulunularak Kasım Süleymani’nin intikamının alındığını, ABD tarafından yeni saldırı olmazsa kendilerinin de saldırıda bulunulmayacağını açıkladı. Trump’ın ABD üslerine yönelik saldırıya ilişkin enine boyuna irdelemenin ardından açıklama yapacağı, hatta İran’a yeni askeri operasyonun gündemde olmadığı gelen haberler arasında. Ancak, Trump, “dünyanın en güçlü askeri ve ekipmanına sahibiz” diyerek İran’ın yanı sıra bölgedeki diğer ülkelere gözdağı vermekten kaçınmadı.  

Karşılıklı saldırıların ardından her ne denli daha yumuşak üsluplu açıklamalar yapılsa bile ufak bir kıvılcımın iki ülkeyi yeniden sıcak çatışmanın ortasına sokabileceği akıldan çıkarılmamalı.  Böyle bir çatışma kaynayan bölgenin ateşini daha da yükseltir, hiç istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kuşkusuz, iki ülke arasındaki gerginlik karşısında yapıcı, sağ duyulu, ülke çıkarını gözetecek politikanın izlenmesi Türkiye’nin yararına olacaktır. Çünkü, olası bir savaştan en olumsuz etkilenecek ülkelerin başında İran’a sınır olan Türkiye gelecektir. Onun için yapıcı politika izlemekte yarar var.

Kaynayan kazan Orta Doğu’nun savaşa değil, barışa gereksinimi var. Emperyalist ülkelerin kışkırtması ile bölgede başlayan yıllarca süren savaş, iç ayaklanma ve kargaşanın ne denli yıkıcı olduğu dökülen kan ve göz yaşı ile görüldü. Savaşa değil, barışa gereksinimi var dünyanın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.