istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Sihirbaz emekli

Cep yakan hayat pahalılığı karşısında asgari ücretin bile altında kalan aylıkla geçinebilmek için sanırım sihirbaz olmak gerekiyor. Ama bu mucizeyi, sihirbazlığı milyonlarca emekli yıllardır gösteriyor.

Aylık artışları enflasyona endeksli olan dar gelirli kitle, tüketim maddelerindeki zamlarla bir türlü baş edemiyor. Ülkeye emeği ile yıllarca katkı veren emekli,  unutulmuş vaziyette kendi kabuğuna çekilerek bir köşede yaşamaya çalışıyor. Tabii ona yaşama denilirse. Temel gereksinimlerinin dışında ne seyahat edebiliyor, ne gazete kitap dergi okuyor, ne de tiyatro ve sinemaya gidebiliyor. Çünkü eline geçen düşük para,  ancak yemeye içmeye yetebiliyor. Belki yıllardır evine gazete alamadı, sinemanın kapısından bile geçmedi. Oysa kültürel etkinlik her çağdaş birey gibi onun da en doğal hakkı.

12 milyona yakın emeklinin dağ gibi sorunları hala çözüm bekliyor. Televizyonlarda her akşam emekli haberlerinden geçilmiyor. Çünkü 12 milyon emekli aileleri ile birlikte 30 milyonu aşkın nüfusu oluşturuyor. Neredeyse ülke nüfusunun yarısına denk gelen böylesine kalabalık kitlenin sorunları hali ile siyasetin, medyanın temel başlıklarını oluşturuyor.

“Gündemden düşmüyor, her akşam haber oluyor da emekliye ne yararı var?” diye sorabilirsiniz. Ve sormakta da son derece haklısınız. Muhalefet partileri emeklinin sorunlarına yönelik yasa teklifleri veriyor, Meclis’te açıklama üzerine açıklama yapıyor. Ne var ki, siyasi iktidarın bu sorunlara gözü kapalı, kulağı sağır. Bir tür üç maymunu oynuyor.

Prim ödeme gün sayısı ile hizmet yılını doldurmalarına karşın yaş engelinden ötürü emekli olamayan yüz binlerce kişi var. Bu kişilerin çalmadığı kapı kalmadı, umutla beklediler. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklama ile umutlarını suya düşürdü. Yani onlara ilişkin yasal düzenlemenin yapılmayacağını, eğer emekli olurlarsa Hazine’ye ek yük geleceğini belirtti.

Oysa 1999 yılında çıkarılan yasa ile yüz binlerce kişinin emeklilik hakları bir gecede ellerinden alınmıştı. Yani onlar ellerinden aniden alınan hakların iadesini istiyor. Ama olmadı. İstenilen yaşı doldurana dek bekleyecekler. Tabii bu arada çalışmaya devam edecekler. Çalışmasın da ne yapsınlar, nasıl geçinsinler, yaşamını sürdürsünler? Çalışmaları bile eleştiri konusu oluyor.

Dedim ya, emeklinin hiçbir değeri kalmadı. İşi bittikten sonra buruşturulup bir köşeye atılan kâğıt parçası gibi. Aylıklarda eşitsizlik yaratan yeni intibak yasasına ilişkin de ses yok. Aynı primi ödeyip, aynı sürede çalışarak emekli olanlardan biri iki bin lira, diğeri bin 500 lira aylık alıyor. Nedeni ise 2000 öncesinde emekli olanlara ilişkin intibak yasası çıkarılırken, 2000 sonrası emekli olanların bu haktan yoksun bırakılması.

İç yargı yolu tüketildiğinden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınan intibak davasından da çok umutlu değilim. Mahkemenin, “ konu iç işlerinizi ilgilendiriyor” gerekçesi ile başvuruyu reddetmesi kuvvetle muhtemel. Aksi karar milyonlarca emekliye yeni intibak hakkı, dolayısıyla aylıklara zammı gündeme getirir. Umarım, AİHM dar gelirli kitlenin umudunu, beklentisini boşa çıkarmaz.

Emeklinin hakları konusunda siyasi iktidar karşısında güçlü baskı grubu oluşturabilecek etkin sendika ve derneğin olduğunu söyleyebilmek oldukça güç.

Ha,  faaliyette bulunan çeşitli emekli dernekleri, sendikalar ve kuruluşlar var. Ancak, en çok üyeye sahip olanından tutun da en az üyeye sahip olana dek bu kuruluşlar çok güçlü bir baskı grubu oluşturamıyorlar. Belki üyelerine, tatil beldeleri, misafirhane ve belli dönemlerde gerçekleştirdikleri eğitimlerle hizmet verebilirler.  Hatta bazıları şunları yaptık, istedik, gerçekleştirdik diye açıklama da yapabilirler. Ama kesin olan bir şey var ki, emeklinin zammı da, ikramiyesi de, hatta intibak yasası da iktidarın iki dudağı arasında.    

Vurgulamak istediğim, ne kadar çok üyeye sahip olursa olsunlar siyasi iktidar karşısında yeterince söz sahibi değiller,  parçalı yapıdalar. Oysa güçlerini tek çatı altında toplasalar daha etkin olabilirler.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.