Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Simit Sarayı’na var da emekliye yok mu?   

Yeni yıla sayılı günler kala emekliye ödenecek promosyondan hala haber yok.

Yaklaşık 13 milyon emeklinin bütçesine az da olsa katkı sağlayan promosyon ödenmesine ilişkin kuşkusuz hükümetin, dolayısı ile kamu bankalarının takınacağı tavır önemli. Ne var ki, henüz kamuoyuna yapılmış bir açıklama yok.

Kamu bankaları promosyon ödenmesine ilişkin karar alsa zincirleme olarak özel bankalar da emekli müşteriyi kaçırmamak için yanaşacak. 2017 yılında olduğu gibi Ziraat, Halk ve Vakıflar Bankası promosyona öncülük etmeli. Siyasi iradenin talimatı ile SGK bankalarla masaya oturarak, emekliyi sevindirecek tutarı bir an önce saptamalı.

Üç yıl önce ödenen, 300, 375 ve 450 liralık promosyonun aradan geçen süreçte mum gibi eridiği dikkate alınırsa miktar 2020’de daha yüksek olmalı. Önceden verilen promosyon aylık 10 liraya denk geliyordu. Komik para mutlaka artırılmalı,en az  aylıkların yüzde 1.5’i oranında promosyon ödenmeli.

Eğer kamu bankaları tutarı açıklarsa, özel bankalarla arasında rekabet başlar, kazanan milyonlarca dar ve sabit gelirli olur.

Bankalar, 200 milyar liraya yakın emekli aylığını işleterek para kazanıyor. Emeklinin bu kardan pay istemesi analarının ak sütü gibi helal. Hem zordaki kuruluşları çeşitli teşviklerle kurtaran, bünyelerine katan bankalar temel müşterileri olan emekliyi görmezden gelemez. Kamu çalışanları ile milletvekillerine yüksek tutarda promosyon ödeyen bankalar, nedense bunu gariban emekliden esirgiyor.  Asıl gereksinimi olanlar onlar.

“Simit Saray’ına para var da bize yok mu?” diyen 13 milyona yakın emekli siyasi iradeden ve bankalardan müjde bekliyor.  Bu müjde gelir mi bilinmez.

Ziraat Bankası, zora düşen, ödemelerini aksatan Simit Sarayı’nın 500 milyon dolarlık borcunu üstlenerek, yüzde 51 hissesine sahip oldu. Oysa, bankanın temel görevi çiftçiye, dolayısı ile üretime, tarıma destek olmak. Ne var ki banka temel görevini ıskalayarak hiç de görev alanında olmadığı simitçiyi kurtarmaya çalışıyor. 11 aylık görev zararının 3 milyar dolar olduğu göz önüne alınırsa, Ziraat Bankası’nın borsa değeri 200 milyon dolar olan simitçiye ortak olmasının akla uygun ve savunulacak yönü yok. Aynısı, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası için de söz konusu. Bu bankalar da siyasi iktidara yakın iş insanlarına ait işletmeleri, kuruluşları teşvik ve yardımlarla kurtarıyor, zararını üstleniyor. Niye sahip çıkılır ki fabrikasını işletemeyen, hesabını kitabını yapamayanların şirketlerine?  Sıra emekliye, çiftçiye, esnafa, emeği ile geçinenlere geldiğinde cimri davranılıyor. Asıl yardıma ve katkıya ihtiyacı olan bu insanlar.

Emekli de Simit Sarayı’na yapılan yardımı gördükçe “Bize yok mu?” diye doğal olarak feryat ediyor. Emekliye ödenecek promosyonun işletme hatası yüzünden batık duruma gelen şirketlere yapılan yardımın yanında çok az. Bunları gören emekli yüksek miktarlı promosyon beklemekte haklı. Ne var ki, çok da umutlanmamaları gerekiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.