Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Sinirleri törpüleme zamanı…

Hekimlerin öngörüsüne göre hastalığın yaygınlığı bu haftadan itibaren ağırlaşacak.

Virüsün daha yayılmaması, engellenebilmesi insanların evde kalmasına, kurallara sıkı şekilde uymasına bağlı. Öngörüldüğü gibi son derece kritik hafta içinde bulunduğumuz günler. Genelde açıklanan kararlara ve uyarılara uyulmasına rağmen kaçak yapıp sokağa çıkan kural tanımazlar var.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dün sabah İsmail Küçükkaya’nın “Çalar Saat” programında kent adına endişeli olduğunu bildirdi. Sokak ve caddelerdeki araç trafiğinin kendisini korkuttuğunu belirten İmamoğlu, 18 milyon nüfusa sahip İstanbul’da yasağa rağmen 2,5 milyon kişinin sokağa çıkabileceğini hesapladıklarını bildirdi. Olağanüstü durum karşısında bu kadar insanın yasağa aldırış etmemesi, uyarılara göz yumması karşısında kaygılanmamak elde değil. 2.5 milyon kişi neredeyse Anadolu’daki büyük bir kentin nüfusuna eşit. Yani, koca bir kent hiçbir şeye aldırmadan kendini caddeye, sokağa bırakıyor bir anlamda.

İşte bundan ötürü hiç olmazsa İstanbul için sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini sürekli dile getiriyor Ekrem İmamoğlu. Türkiye’nin her yanından insanların gelip ikamet ettiği mega kentte kontrolü sağlamak hiç kolay değil. Herkesin bir yakını, akrabası ve tanıdığı bulunan İstanbul’da salgın daha yaygınlaşırsa faturası çok ağır olur. Çoğu ülkenin nüfusundan fazla kitleyi barındıran İstanbul’da deyim yerinde ise “kimin eli kimin cebinde belli değil.”

Zaten kuralları çiğneyen, kısıtlı sokağa çıkma yasağına aldırış etmeyenler genelde İstanbul’da. Hasta ve ölüm sayılarının çoğunluğunun da mega kentte olduğu belirtiliyor. Tüm bu olumsuzluklar dikkate alındığında Ekrem İmamoğlu genel yasak istemesinde son derece haklı. Mevcut koşullarda insanları kontrol etmek neredeyse olanaksız. Kritik haftanın en az hasarla atlatabilmenin çözümü evde kalmak, kuralları aksaksız uygulamak.

Uzmanlar salgın nedeniyle ailelerin günlerce evde kapanmasının çocuk ve kadınlara yönelik şiddeti artırabileceği uyarısında bulunuyor. Zorunluluktan kapalı mekânda günlerce bir arada olmak hiç istenmeyen olayların yaşanmasına yol açabiliyor. Virüsün ortaya çıktığı Çin’in Vuhan kentinde uygulanan karantina sırasında kadın örgütleri, normal günlere göre üç kat fazla aile içi şiddet yaşandığını saptadı. Yine Avrupa ülkelerinde zor günlerde kadın ve çocukların evde şiddetle karşı karşıya olduğu bildirildi. Yani, insanlar gergin, sinirli ve öfkesini çıkarmaya yer arıyor, istenmeyen nahoş olaylar yaşanıyor.

 Ne var ki, dünyanın ölümcül virüs karşısında sınavdan geçtiği ortamda sağlığımız her şeyin önünde. Sabırlı ve hoş görülü olmaktan yapacak başka bir şey yok. Hele Türk erkekleri daha fazla sağduyulu davranmalı, öfkesini, kızgınlıklarını bir yana bırakmalı. Kadına şiddet ve tacizde olumlu sicile sahip olduğumuz söylenemez. Bir de belalı ortamda evdekilere şiddet uygularsak karanlık tablo daha da kararır. Tehlikeden el birliği, dayanışma ve kenetlenme ile sıyrılacağımız unutulmasın. Zaman sinirlerin törpülenmesi ve hoşgörü zamanı.  


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.