sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Sırtlarındaki ağır yük

Bugün, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü”.

Türkiye’de 2 milyona yakın çocuk işçi aile bütçesine katkıda bulunma amacıyla minik bedenleriyle çalışma yaşamında ter akıtıyor. Sırtlarındaki ağır yükü olanca güçleriyle taşımaya çalışıyor.

Dünyada 73 milyonu “ tehlikeli işlerde” olmak üzere 152 milyon çocuk işçi bulunuyor.  Hemen hemen tüm ülkelerde çocuk işçiliğini görmek olası. Ucuz emek gücü olarak değerlendirilen minik bedenler daha çok Asya, Afrika ve Uzak Doğu ülkelerinde boy gösteriyor.

Ülkemizdeki her 10 çocuk işçiden 8’i güvencesiz şekilde emek harcıyor. Çalışma yaşamının en temel sorunlarından biri olan çocuk işçiliği ülkemizin acı gerçeği, tedavi edilemeyen kanayan yarası.

Çeşitli platformlarda, ‘’Çocuk işçiliğine hayır’’ diye haykırılmasına, paneller yapılmasına, en önemlisi kâğıt üstünde yasaklanmasına karşın, çocuk işçiliği her yıl katlanarak artıyor, iş cinayetlerinin kurbanı oluyor.

Yaşıtları ile sokaklarda oynaması, okullarda eğitim görmesi, çocukluğunu doyasıya yaşaması gereken çocuklar,  küçücük bedenleriyle çoğu da ilkel koşullarda, aile bütçesine katkı sağlamak, ya da iş öğrenebilmek amacıyla terinin son damlasına hem de dek kayıt dışı çalışıyor.

Küçük bedenleriyle orantılı olmayan zor işlerin üstesinden gelmeye, ustasının övgüsünü kazanmaya çalışan, minik emekçilerin birçoğu da, yaşamın keyfini süremeden, geride derin acı bırakarak iş cinayetlerinde can veriyor. Onca uyarılara, önlemlere, denetimlere, yaptırımlara karşın, çocuk işçi sayısı dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de hızla yaygınlaşıyor.

Her yıl ‘’ Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü’’de toplantılar yapılıyor, klişe sözler dile getiriliyor, çocukların yerinin okul ve sokaklar olduğu ifade ediliyor. Ama değişen hiçbir şey yok. Çocuk işçiliği acımasız yüzünü her yerde kendini gösteriyor.

Ülkemizde İş cinayetlerine kurban giden 20 emekçiden biri çocuk işçiler. Minik emekçilerin yüzde 80’nine yakını kayıt dışı emek harcıyor. 

Giderek artan bu vahşi istihdam yoğun olarak yaz mevsiminde tarım ve inşaat sektöründe yüzünü gösterirken, en fazla ölümler yine yaz mevsiminde meydana geliyor. Harçlığını çıkarma, aile bütçesine katkı sağlayabilme amacıyla, daha çok oto tamiri, kaporta, berber çırağı, gibi işlerde inşaat, depo, tarım işkollarında, esnafın yanında yardımcı olarak ter akıtıyor. Maden ocaklarında bile yerin yüzlerce metre altında köle gibi çalıştırılıyor.

Türkiye’de 2 milyona yakın çocuk işçinin çoğunluğu minik bedenlerine uygun olmayan, ezilen ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Yine yaklaşık 500 bin çocuk mevsimlik ve gezici tarım işçiliği yaparak aylar boyunca okullarından ve evlerinden uzakta yaşamını sürdürüyor.

Suriyelilerin gelmesiyle birlikte  çocuk işçi sayısında göreceli artış oldu. Ülkenin her yerinde Suriyeli çocuk işçiler, Türk akranları gibi tarımda, tekstilde, oto tamir atölyelerinde, merdiven altında mesai kavramı olmaksızın kayıt dışı çalışıyor.

Türkiye’nin acı gerçeği çocuk işçiler eğitim hakkından yoksun kalmanın yanında fiziksel ve psikolojik gelişimin yavaşlaması, işe bağlı sakatlık, fiziksel zarar, istismar ve ihmal gibi sorunlarla karşılaşıyor.

 İş yasasında çalışma yaşının hala 15 olması, asgari ücrette 16 yaş farkının kaldırılması çocuk işçiliğini özendiriyor, daha da artmasına yol açıyor.  Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen çocuk işçiliğine daha ne kadar göz yumulacak?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.