istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Süleyman Demirel

Hiç kuşku yok ki,  Türk siyasi yaşamına damga vuran sayılı politikacılarından biriydi Süleyman Demirel.

Bugün, ülkeye ve siyasete büyük emeği, katkısı olan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 4. ölüm yıldönümü. 

Yıllarca görev yaptığı Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarında engin bilgisi, dostlarının adını tek tek anımsayacak kadar belleğinde tutması, hiç yorulmayan, unutmayan zihni, hoşgörüsü ve en önemlisi “Baba” lakabını hak ettiği sevecenliği ile siyasette çok ayrı bir yeri olan devlet adamıydı Süleyman Demirel.

Politik yaşama kazandırdığı kendine özgü söylemleri ile farklı,  usta bir liderdi Süleyman Demirel.

Onun siyasete kazandırdığı  “Dün dündür bugün bugündür”, “Demokrasilerde çare tükenmez”, “Yollar yürünmekle aşınmaz”, “Benzin vardı da içtim mi?” sözleri tarihe mal olan her daim anımsanan sözlerdi.

O siyasetin “Çoban Sülüsü”, “Barajlar Kralıydı”. Türk milletinin yakıştırdığı bu lakapları fazlasıyla da hak eden bir liderdi.

Ömrünü adadığı politikada, siyaset yaşamında hiç mi kusuru yoktu Süleyman Demirel’in?

Elbette tüm liderler gibi onun da istemediği, belki de sonradan pişman olduğu birtakım davranışları tutumları oldu siyasi yaşamı boyunca.

Özellikle 12 Eylül 1980 öncesi kurduğu, ülkeyi ayrıştıran Milliyetçi Cephe (MC) hükümetleri bana göre politik yaşamının en olumsuzluklarından biriydi.

O dönemde söylediği ve çok tartışılan  “Bana sağcılar adam öldürdü dedirtemezsiniz” ifadesi belki de ağzından çıkan talihsiz sözlerden biriydi.

Yine tek bir insanı öldürmeyen,  elinde silah olmasına karşın kendisine “teslim ol” çağrısı yapan jandarmaya ateş açmayan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idama götüren tavrı da yanlışlarından biriydi.

Yıllar sonra yaptığı açıklamaları idam kararlarından pişman olduğunu ip uçlarıydı.

Siyasetin ilk yıllarındaki acemiliği, sabırsız tavrı yıllar geçtikçe yerini sevecenliğe, bilgeliğe,  hoşgörüye, eleştirilere aldırmazlığa ve demokrasiye tutkunluğa bırakmıştı.

1980 darbesi ve sonrasında yaşadıkları onu demokrasi aşığı, savunucusu bilge adam yapmıştı.

Nitekim, 1991 yılında Erdal İnönü ile birlikte kurduğu DYP-SHP hükümeti, Demirel’in olgunluğunun, demokrasiye bağlılığının, ülke çıkarını ön planda tutan siyaset anlayışının en uç örneğiydi.

O günlerde bir araya gelemez denilen iki parti DYP ile SHP, Süleyman Demirel kadar hoşgörü sahibi, demokrasiye sıkı bağlı  devlet adamı  Erdal İnönü’nün de  özverisi ile koalisyon hükümetini  oluşturmuştu.

1991’de Süleyman Demirel-Erdal İnönü tarafından kurulan hükümet, sanırım  bugünlerde politikacılara ders alınacak çok güzel bir örnektir.

Tıpkı Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin unutulmazları arasında yer alan “Çoban Sülü”, ülkeye, millete yaptığı hizmetlerle anılacak ve gönüllerde var olan sevgisi hiçbir zaman eksilmeyecektir.

Çünkü o bu ülkenin, millettin babasıydı. Mekanın cennet olsun.

Bu millet seni  unutmayacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.