sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

 Türkiye de söz sahibi

İstanbul seçimi ve sonrasına odaklanılmışken Doğu Akdeniz’deki gelişmeler kamuoyunun gözünden kaçtı.

1.7 milyar varillik iki ayrı petrol ve 3.45 trilyon metreküp doğalgaz yataklarına sahip Doğu Akdeniz’e ilişkin Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan arasında bir süredir gerilim yaşanıyor. Bu gerilime ABD ile Rusya da dolaylı yoldan katıldı.

Güney Rum Kesimi, Kıbrıs Adası’nın güneyinde “Münhasır Ekonomik Bölge” alanları ilan ederek,  buralarda uluslararası petrol şirketlerine sondaj  yapma izni verdi.  Bu doğrultuda Mısır ve İsrail ile anlaşmalar yapan Rum kesimi,   çıkarılacak doğalgazı Avrupa’ya taşımayı amaçlıyor.

Rum kesimin tek taraflı uygulamasına doğal olarak karşı çıkan Türkiye de Kıbrıs’ın Batı bölgesine Fatih ve Yavuz adlı iki sondaj gemisini göndererek kararlılığını ve söz sahibi olduğunu gösterdi.  Her iki gemi de Kıbrıs Adası’nın batısında Alanya açıklarında doğal gaz arayacak.

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere Mısır ve İsrail’in yanı sıra Yunanistan, ABD, İngiltere ve hiç hakkı olmadığı halde Fransa da dahil olarak Kıbrıs Rum Kesimi’nin yanında yer aldı. Emperyalist ülkelerin burada bulunma amaçları hiç kuşku yok ki,  Rum Kesimi’ne destek vermekten çok bölgedeki petrol ve doğalgaz rezervinden olabildiğince yararlanmak, pay kapmak.

Bu tablo karşısında Türkiye, Doğu Akdeniz’deki haklarını kullanarak bölgeye iki sondaj gemisi göndererek doğru olanı yapmıştır.  Ne var ki, Yunanistan ve ABD’nin yanı sıra Suriye’deki gelişmelerden ötürü yakınlaştığımız Rusya da Türkiye’nin atağına karşı çıktı.

ABD, gelişmelere sessiz kalmayarak Doğu Akdeniz’de varlığını göstermeye, Rusya’nın bölgede artan etkisini azaltmaya çalışıyor. ABD ile birlikte hareket eden İsrail’in de aynı amaçları taşıdığı sır değil. İngiltere ve Fransa’da Türkiye’yi karşılarına alma pahasına Rum Kesimi ve Fransa’nın yanında yer alarak “payıma ne düşer?” hesabında. Her birinin çıkarları ortak ve bölgede yayılmacı politika izlemek.

Rusya’nın gönderdiğimiz sondaj gemileri karşısında takındığı olumsuz tavır şaşırtıcı oldu.

Aslında çok şaşırmamak gerekiyor. Trump gibi Putin de Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da egemenliğini ilan etmenin peşinde. Zaten, Esad ile dostluğu sayesinde Suriye’nin bir çok önemli noktasında askeri tesislerini ve üslerini kurarak bölgeyi gözetim altında tutuyor. Tüm bu gelişmeler ülkeler için birinci derecede önemli olanın çıkarları ve kazançlar olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Dostluklar ve iyi niyet temennileri sözde, ikinci planda kalıyor.  Hele hele böylesine iştah kabartan petrol ve doğal gaz yatakları ortada iken.

Süper güçlerin dahil olduğu  Doğu Akdeniz sorunu Türkiye’nin kararlı ve ulusal çıkarlara dayalı dış politika izlemesinin gerekliliğini ortaya koydu. Fatih ve Yavuz adlı sondaj gemilerini bölgeye göndererek kararlılığını ve haklılığını gösterdi.

Asıl olan Türkiye’nin Esad ile olan anlaşmazlığını gidererek, uzlaşmaya varması ulusal çıkarın bir gereği. Eğer, Esad ile anlaşabilirse ABD ve İngiltere’nin desteklediği  Mısır, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne karşı bölgesel bir güç oluşturabili, elini güçlendirir. Kuşkusuz böylesi bir işbirliğine Rusya da kayıtsız kalamayarak destek verecektir.

Ancak, yıllardır izlenen Esad karşıtı dış politika bu işbirliğinin önündeki en büyük engel. Ülkeler gerektiğinde inadından ve yarar getirmeyen dış politikadan vazgeçerek, çıkarı gereği yeni siyaset anlayışını ve uygulamasını pekala hayata geçirebilir. Çünkü söz konusu olan ulusun yararı ve kazancı.

Türkiye,  ayrıca Doğu Akdeniz’de ” Münhasır Bölge” ilan ederek bu konudaki haklılığını ve karalılığını karşıtlarına ve dünyaya yeniden göstermeli. Stratejik öneme sahip Akdeniz’de Türkiye’nin söz sahibi olmasını hiçbir ülkenin engelleyemeyeceği iradeli dış politika ile gözler önüne serilmeli. Dediğim gibi, öncelikle kafalardaki bazı katı kurallar ve düşünceler değişmeli.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.