evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Yazılı medya bitiyor mu?

Yazılı medya günden güne kan yitiriyor. Gazetelerin tirajları her geçen gün azalıyor.

Sosyal medyanın günlük yaşamda egemen olması, gazetelerin el değiştirerek yayın politikalarında değişikliğe gitmesi okuyucuyu gazetelerden iyiden iyiye uzaklaştırdı. Ulusal gazetelerin yüzde 90’ının iktidara yakın durması, muhalefet partilerine kısıtlı yer vermesi, güven erozyonuna uğraması tiraj düşüklüğünün diğer nedenleri.

Raporlara göre,  82 milyona yaklaşan ülkemizde ulusal gazetelerin günlük toplam satışı 3 milyon düzeyinde. Oysa çok değil 3-4 yıl öncesine değin gazeteler 4-4.5 milyon arasında tiraja sahipti.

Günümüzde gerçek satış rakamının 1.5 milyon olduğunu savunanlar var.  İddialara göre, medya sektörüne egemen olan sermaye grupları toplu alımlar suretiyle az sayfalı gazeteleri diğer şirketlerinde, marketlerde, akaryakıt istasyonlarında ve toplu konutlarda ücretsiz dağıtıyor. Böylelikle satış rakamları şişirilerek reklam ve ilan alındığı dile getiriliyor.

Kuşkusuz iddialara yanıt bulmanın en kolay yolu bağımsız denetim şirketlerinin devreye sokulması. Yapılacak denetimler sonrasında hangi gazetenin ne kadar sattığı ortaya çıkar, tartışmalar son nokta konulur.  Sonuçta gazetelerin yayın politikalarında değişikliğe gitmesi, el değiştirmesi ve haberlerinde yanlı davranmaları satışları olumsuz etkiliyor.   

Kalabalık nüfusa karşın gazete satışlarının 3 milyon dolayında bulunması “yazılı medya bitiyor mu?” sorusunu tartışılır hale getirdi. En başta medya sahibi holdingler de şapkalarını önüne koyup soruya yanıt aramaları, özeleştiride bulunmaları gerekiyor. Tabii amaçları objektif gazetecilik yapmaksa. Eğer, ellerindeki yazılı medyayı güç olarak kullanmak niyetindeyseler onlara söylenecek çok fazla söz yok zaten.

Gelelim asıl soruna.

Akıllı telefonların yaşamımıza girmesiyle bir tıkla dünyadaki ve ülkedeki tüm haberler önünüze düşüyor. Artık insanlar gazete satın almak yerine gündemi, dünyayı, ülkede ne olup bittiğini öncelikle sosyal medyadan, sonra televizyondan izliyor. Sosyal medyanın yaygınlığı karşısında, ülkemizde ve dünyada kâğıt gazeteler yayın yaşamını sonlandırarak, dijital ortamda yayınlarını sürdürmek zorunda kalıyor.

Geçtiğimiz yıllarda çalışanların ve okurun özverisi ile yaşamaya, ayakta durmaya çalışan, birçok gazete, tiraj düşüklüğünün yanı sıra, sosyal medyanın etkisi ve yeterli reklam alamamaktan ötürü ‘’pes’’ diyerek kepenk indirdi.

Anımsanacağı üzere on binlerce satan Radikal, Vatan ve Habertürk gazeteleri basılı yayına son vererek dijital ortamda okurları ile buluştu. Daha sonra Radikal dijital yayına da son verdi.  Kuşkusuz burada kaybeden işini, aşını, ekmeğini yitiren basın emekçileri oldu.

Medyadaki olumsuz tablodan ötürü son yıllarda işini kaybeden gazeteci sayısı bini geçti. Asıl sorunun önemli bir yanı da bu. Medya patronları “kapattım” diyerek zarardan kurtuluyor. Ya emeğinden başka geçim kapısı olmayan basın emekçileri ne yapacak? Maalesef bu üzücü durum sürüyor. Gazetelerde, televizyonlarda, dergilerde basın çalışanları kolaylıkla kapı önüne konuluyor.

Yeni doğan, yayın yaşamına başlayan gazeteler, dergiler ne denli sevindirici ise kapanmaları, basın emekçilerinin işini yitirmesi o denli üzücü. Yayın hayatına atılan gazetelerin meslektaşlarımızın iş sahibi olabilmesi,  basına yeni bir soluk getirmesi adına nasıl seviniyorsak, kapandığında da o denli üzülüyoruz.

Sosyal medyanın, dijital ortamın yaygınlaşması, bazı gazetelerin kağıt baskısına son vermesi “Yazılı medyanın ömrü bitiyor mu?” sorusunu gündeme taşısa bile tüm zorluklara rağmen yaşamına devam edecek. Çünkü yazmayı çizmeyi, okumayı sevenler ısrarla basılı medyanın, kâğıt gazetelerin önüne hiçbir teknolojinin geçemeyeceği görüşünde. 

Okurların çoğunluğu kâğıda dokunmak, gazeteyi, dergiyi, kitabı eline alarak kokusunu özümseyerek okumak istiyor. Mürekkep kokusu alışkanlık yaptı. Bu alışkanlıktan vazgeçmek öyle çok kolay değil. Ayrıca yazılı medyanın dijital dünyanın sahip olamayacağı bir ağırlığı var. Eline aldığınızda, mürekkep kokusunu hissettiren, sayfalarını çevirirken hışırtı sesi çıkaran gazetelerin yerini, ne internet haberciliği ne akıllı telefonlar alır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.