Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Yeniden AB

ABD ile yaşanan kriz, unutulan Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden canlandırdı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Başkanı Macron’un Trump’ın yaptırım kararlarına karşı Türkiye’nin yanında yer alması önemli bir destek. Benzer açıklamaların diğer Avrupalı liderlerden de gelmesi AB’nin Türkiye’yi tamamıyla gözden çıkarmadığının işareti olarak değerlendirmek hiç de yanlış olmaz.

Gazeteciler, milletvekilleri ve bilim insanlarının tutuklanmasından büyük hoşnutsuzluk duyan, salıverilmelerini isteyen AB, Türkiye’ye karşı mesafeli bir duruş sergilemiş, müzakere görüşmeleri neredeyse durmuştu. İşte tam bu aşamada Merkel’den, Macron’dan ve diğer Avrupalı liderlerden gelen mesajlar unutulan, gündemden düşen AB ile ilişkileri tazeledi.

Avrupalı liderler, dengesiz ve ne yapacağı bilinmeyen dünyanın başına bela olan Trump’tan hiç hoşlanmadılar, Deyim yerindeyse gıcıklar, yaka silkiyorlar. ABD Başkanı’nın Kudüs’ü İsrail’in başkent ilan etme kararı ile Türkiye’ye karşı uyguladığı yaptırımlara destek vermedikleri gibi, çok büyük tepki gösterdiler.   Zaten, Avrupalı liderler işbaşına geldiğinden bu yana Trump’a hep mesafeli durdular, hatta bu duruş nefrete bile dönüştü 

Çılgın Trump’ın yanında İsrail, Suudi Arabistan ve birkaç Arap ülkeleri dışında kimse yok. Yani, başkanının akıl almaz karar ve uygulamalarından ötürü ABD giderek dünyada yalnızlaşıyor, soyutlanıyor.

Kuşkusuz son krizde AB’li liderler içinde Türkiye’ye en büyük destek her zamanki gibi Merkel’den geldi. Mültecilerin barındırılması, Avrupa’ya gönderilmemesinden dolayı Türkiye’ye minnet duyuyor Almanya Başbakanı. Ne var ki mülteci anlaşması çerçevesinde verilen sözler hala yerine getirilmedi, mali yardımın tümü  ödenmedi.  

Dediğim gibi, mültecilerden öcü gibi korkan Merkel ve diğerleri, demokrasi eksikliğini öne sürerek müzakereleri askıya alsa bile Türkiye’nin Avrupa’dan tamamıyla kopmasını istemiyor. Türkiye’nin ekonomik krizden çıkamaması, bir anlamda Avrupa’nın ekonomisinin sarsılması demektir. Eğer böylesine olumsuz bir gelişme olursa, mülteci anlaşması yeniden masaya yatırılır.  Ki bunu da hiçbir Avrupa ülkesi istemez. Hem mülteci sorunu, hem başka bir blokta yer almasından kaygı duymalarından ötürü AB, Türkiye’yi demokrasi açısından ağır eleştirse bile tümüyle gözden çıkarmak istemiyor, yanında olmasını yeğliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD krizinin ardından AB ile ilişkilerin süreceği mesajını vererek, Türkiye’nin Avrupa’dan kopmasının söz konusu olmadığını bildirdi. Bu açıklamalar Avrupalı liderleri donan ilişkilerin canlanması konusunda cesaretlendirdi. 

Aslında Rusya, Çin ve İran ile yakınlaşan Türkiye’nin yönü çağdaş demokrasinin egemen olduğu, insan hak ve özgürlükleri ile örülmüş Avrupa, AB olmalı. Onun için de demokratik alanda atacağı adımlarla bu isteğini göstermeli.  Elbette, ulusal çıkar gereği Rusya, Çin , İran ve diğer Asya ülkeleri ile ticari ve siyasi alanda işbirliği yapılır, anlaşmalar imzalanabilir. Ama asıl hedef Avrupa olmalı.  

Eğer, tutuklu gazeteciler ve milletvekilleri salıverilirse AB, Türkiye’ye daha çok yakınlaşacak, belki de kesilen müzakere görüşmeleri yeniden başlayacak. Almanya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa’nın hatırı sayılır ülkeleri Türkiye’ye verdikleri mesajla , “Biraz esneyin, hapisteki aydınları salıverin. Kamuoyunda olumlu hava estirecek demokratik adımları atın “ demeye getiriyorlar.

24 Haziran’da yeniden seçilerek dokunulmazlık hakkına kavuşan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun bir yılı aşkın hapiste tutulmasının izah edilebilecek hiçbir yanı yok. Zaten vekil dokunulmazlıklarının kaldırılması sadece o dönem için geçerliydi. Eğer, bir vekil tekrar seçilirse dokunulmazlığına yeniden kavuşacaktı. Hatta dönemin TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı AKP’li Mustafa Şentop da bu görüşü dile getirmişti. Enis Berberoğlu da bir kez daha seçilerek dokunulmazlığına yeniden kavuştuğuna göre neden hala hapiste?

En azından Enis Berberoğlu özgürlüğüne kavuşarak, AB’ye bu yönde olumlu mesaj verilemez mi? Pekala mümkün. Avrupa ile yakınlaşmanın artması için, demokratik alanda en azından minimum adımlar atılabilir, karşılığında Türkiye’ye olan güvenleri ve desteği ivme kazanır. Sanırım, AB’nin son krizde Türkiye’ye yakınlaşmasını, desteklemesini Ankara da olumlu anlamda değerlendirecektir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.