istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Yeni Umutlar

Ülkemiz ve emeği ile geçinenler adına hiç de iyi geçmeyen bir yılı geride bıraktık.

Ekonomik krizin sarmalında yaşamaya çalışanlar kadar, giderek ivme yitiren terör belası birçok eve ateş düşürerek, zor koşullarda özveri ile ülke savunmasını gerçekleştiren asker ve polisi şehit etti bu kara yıl.

“Uğursuz yıl” olarak nitelendirilen 2018 nereden bakarsanız bakın yüz güldürmedi. Kuşkusuz “Parlamenter Sistem”den “Cumhurbaşkanlığı Sistemi”ne geçilen bir yıl olarak anımsanacak 2018. Belki de belleklere bu ayrıntı ile kazınacak.

Tabii, geçen yıl iş cinayetleri acımasız yüzünü hemen hemen her gün göstererek ekmek parası peşindeki emekçileri hayattan kopardı. 2018 yılının 10 ayında 1850 işçi iş cinayetlerinin kurbanı oldu. Önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen bir yılın bilançosu çok daha ağır olacak.

Aslında iş güvenliğine ilişkin önlemlerin hayata geçirilmesinde çok geç kalındı. Taşeronluk sisteminin yaygınlaşması,  yetersiz ve göstermelik denetim, kuralsız şekilde düşük ücretle aşırı çalıştırma, sendikalaşmanın önlenmesi,  ilkel çalışma koşulları gibi nedenlerden ötürü günde ortalama 5 emekçi iş cinayetlerine kurban gidiyor.

Ne var ki bu ölümler bireysel olduğundan medyada yer almıyor, kimsenin haberi bile olmuyor.

Yapılan araştırmalar, Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa şampiyonu olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bir türlü önlenemeyen iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi sayısı her geçen yıl artıyor.

Asıl düşündüren ve üzerinde durulması gereken konu bu olsa gerek.

Görüldüğü gibi, 2018’in asıl kaybedeni işçiler oldu.

İşçiler gibi, memur da geçen yılın bir başka kaybedeniydi. Yüzde 25’e ulaşan enflasyon karşısında maaşları kar gibi eridi. Enflasyon farkı ödenmediğinden cepleri boşaldı. Ek zam talep ettiler, seslerini duyan olmadı.

Emeklinin durumu daha kötüydü. Memur gibi enflasyon farkı alamamaktan ötürü aylıklarında erime oldu, çok sıkıntı çekti, yaşamaya çalıştı.

Büyük umutla bekledikleri intibak düzenlemesinin gerçekleşmemesinden özellikle 2008 sonrasında emekli olanlar büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Yüzde 11’i aşan işsizlikten milyonlarca kişi bunaldı, çaldığı kapılar birer birer yüzüne kapatılarak iş umutları suya düştü. Esnaf, çiftçi için de çok olumlu gelişmeler yaşanmadı. Ekonomik kriz en çok onları vurdu.

Kimisi yükselen borçtan, iş yapamamaktan dükkanını kapattı, kimisinin ürünü elde kaldı, para etmedi. Borcunu ödeyemedi.

Nereden bakılırsa bakılsın 2018 emekçiler için kara bir yıl oldu.

Her ne kadar umutla baksak da kritik ve zorlu bir yıl olacak 2019.

Özellikle 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim ve sonrasında yaşanacaklar hiç kuşku yok ki 2019’a damgasını vuracak.

Korkulan seçimin hemen ardından ekonomide yaşanabilecek olası olumsuz koşullar ve zam yağmurunun yeniden başlaması. Umarım dillendirilen bu kötü senaryo gerçekleşmez.

Aslında yeni yıl, yeni umut demektir. 

Tüm yurttaşlar yeni yılı coşku ile karşılar, beklentilerinin gerçekleşmesini hayal eder, geleceğe umutla bakar, geçen yıl yaşanan acıların yinelenmemesi dileğinde bulunur.

Yeni yıl, yurttaşlar kadar ülkemiz adına da yeni bir başlangıç sayılır.

Umarız 2019’da 2018 gibi ulusu yasa boğan acılar yaşanmaz, herkesin umudu, beklentileri gerçekleşir.

Hiç de karamsar olmamak lazım. En azından ben böyle düşünüyorum. Ülke ve yurttaş olarak bu zor günleri elbirliği ile aşarak yeni yılda yinelenmeyeceğini umuyorum. Yerel seçimleri demokratik olgunlukla gerçekleştirecek Türkiye’nin üzerindeki kara bulutları dağıtacağını öngörüyorum.

Hiç kimsenin ötekileştirilmediği, insanca gönenç içinde yaşayacağı yeni yılda her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum. Sakın umudunuzu yitirmeyin. Eğer umudunuzu yitirirseniz asıl tehlike o zaman başlar.

2019’da esenlik ve mutluluk dolu günler sizin olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.